WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/12484 E.  ,  2024/2410 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/586 Esas, 2023/743 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi gereğince tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11.05.2004 tarihinde Ankara ili, ..., ... Mahallesi 46264 ada 1 parselde bulunan C Blok K: 5 D: 22'de bulunan taşınmazı satın aldığını, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü müfettişlerince yapılan inceleme sonucu taşınmazı müvekkiline satmış görünen eski mal sahibi ... Konut Yapı Kooperatifi yetkililerinin imzası ile tapuda bulunan satıcı imzasının benzememesi üzerine soruşturma başlatıldığını, soruşturma sonucu Etimesgut Tapu Sicil Müdürlüğünde çalışmakta olan bir kısım müdür ve memurlar tarafından satıcının imzası taklit edilmek suretiyle satışın yapıldığının anlaşıldığını, kooperatif tarafından Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/89 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava sonucunda bütün tapuların iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, idari soruşturma sonucu tapu memurlarının görevine son verildiğini, ilgili memurlar hakkında sahte resmi evrak tanzim etmek ve dolandırıcılık suçundan Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/124 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu bulunduğunu, tapu memurlarının işleminden müvekkilinin zarar gördüğünü, tapu memurlarının sahte vekaletname ve imzalar ile dava konusu meskenleri devretmesi sonucu zararın oluştuğunu belirterek tapudan satın alınan ve daha sonra tapusu iptal edilen dairenin dava tarihi itibarıyla rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı nitelikteki başka bir bağımsız bölüm hakkında açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın Yargıtayca onandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2015/162 Esas, 2016/112 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2015/162 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; tazminat istemine konu taşınmazın satımına ilişkin resmi senetteki imzaların satıcı temsilcisi ... ve ...’a ait olmadığı, anılan kişiler yerine dublör kullanılmak suretiyle sahte imzalar atıldığı, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Başmüfettişliğinin 09.08.2004 tarihli ve 2004/4 sayılı ön inceleme raporu eki olan kriminalistik uzmanı bilirkişi K. Yücel Tutkun tarafından düzenlenen 13.07.2004 tarihli bilirkişi raporuyla belirlendiği, bu durumda; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 1492 ve 1503 sayılı genelgelerine, Tapu Sicil Tüzüğü'nün 13 üncü maddesine uygun olarak tapuda resmi işlemlerin yapılmadığına, aksine tapu memuru tarafından resmi evrakta sahtecilik yapıldığına, davacı ile yüklenici firma yetkilileri arasında sözleşme ilişkisi olduğu yönünde dosyada bilgi ve belge bulunmadığına göre Hazinenin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca sorumlu olduğu belirtilerek tazminat istemine konu bağımsız bölümün bulunduğu 46264 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 30.06.2003 tarihinde kat irtifakı kurulduğundan, 46264 ada 1 parsel sayılı taşınmazın zemin (arsa) değerinin emsal incelemesi ve karşılaştırması yöntemiyle, üzerindeki yapılmış ve yapılacak yapıların ise değerlendirme tarihindeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan resmi birim fiyatları ve yapı maliyetleri hesaplarını gösteren listelere göre 30.06.2003 tarihli kat irtifakının kurulması sırasında esas alınan mimari projede belirtilen özellikleri dikkate alınarak yapıların bedeli belirlenip, arsa bedeli ile yapı değerleri toplanıp tazminat istemine konu bağımsız bölümün tapu kaydında yazılı olan arsa payına oranlanmasıyla o bağımsız bölümün değerlendirme tarihindeki değerinin belirlenmesi gerektiğinden taraflara 46264 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile aynı bölgeden, bulunamaması halinde yakın bölgelerden ve değerlendirme tarihinden önce ve yakın tarihli satışı yapılan benzer nitelikli ve yüzölçümlü satışları bildirmeleri için olanak tanınması, gerekli görülürse resen emsal getirtme yoluna gidilmesi, 46264 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kat irtifakının kurulduğu 30.06.2003 tarihinde esas alınan mimari projenin Belediye Başkanlığından getirtilmesi, yukarıda açıklanan şekilde tazminat istemine konu bağımsız bölümün anılan mimari projedeki özellikleri, bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüler ve bağımsız bölümün inşa edilmemiş oluşu da gözetilerek davacının değerlendirme tarihi itibarıyla gerçek zararının tespit ettirilip taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması, doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapusunun iptalinin memur hatasından kaynaklı olmadığını, yüklenicinin edimini ifa etmemesinden kaynaklı olduğunu, illiyet bağının kesildiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.”

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu bağımsız bölümün zemin (arsa) değerinin emsal incelemesi ve karşılaştırması yöntemiyle, üzerindeki yapılmış ve yapılacak yapıların ise değerlendirme tarihindeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan resmi birim fiyatları ve yapı maliyetleri hesaplarını gösteren listelere göre 30.06.2003 tarihli kat irtifakının kurulması sırasında esas alınan mimari projede belirtilen özellikleri dikkate alınarak yapıların bedeli belirlenip, arsa bedeli ile yapı değerleri toplanıp tazminat istemine konu bağımsız bölümün tapu kaydında yazılı olan arsa payına oranlanmasıyla o bağımsız bölümün değerlendirme tarihindeki değerinin alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak kabul edilen taşınmaz ile dava konusu taşınmazın soyut ifadelerle denetimi mümkün olmayacak şekilde kıyaslaması yapıldığından bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.

Bu nedenle, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle soyut ifadelerle değer biçen rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.