WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/12448 E.  ,  2024/5840 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2475 Esas, 2023/2590 Karar
DAVA TARİHİ: 10.02.2020
KARAR: Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ:... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/58 Esas, 2022/324 Karar

Taraflar arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin... ili, ..., ... Mahallesi 60939 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaza müşterek mülkiyet hükümlerine göre malik olduklarını, müvekkillerinin hissedar olduğu dava konusu taşınmazın imar planında enerji nakil hattı koruma kuşağı alanı olarak ayrıldığını, üzerinden... Gölbaşı 380 kw enerji iletim hattı geçirilmek suretiyle fiilen el konulduğunu, davalının dava konusu taşınmazın bedelini ödemediği gibi taşınmazda herhangi bir kamulaştırma işleminin de yapılmadığını, uzlaşma teklifinin reddedildiğini, belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görev, husumet ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, 380 kw...-İstanbul Enerji İletim Hattına ait yenileme çalışmalarının devam ettiğini, Gölbaşı-Sincan Enerji İletim Hattı olarak kamu yararı kararı alındığını, irtifak kamulaştırma çalışmaları tamamlandığından ilave bir irtifak kamulaştırması yapılmasının söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro parseli malikleri üzerinden müvekkilince kamulaştırma işlemlerinin ikmal edildiğini, davacı tarafın parsel üzerindeki hissesini belediyenin yapmış olduğu imar uygulaması ile edinmiş olup mağduriyetlerinin asıl sorumlusunun ilgili belediye olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu hat nedeniyle kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak o zamanki maliklerine bedellerin ödendiğini ve tapuda irtifak hakkının tescil edildiğini, imar uygulaması ile üçüncü şahısların taşınmazda malik olmasından belediyenin sorumlu olduğunu, mülkiyet bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bedeli kabul etmediklerini, harç ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazın değerinin tespiti için alınan ek raporda belirlenen 1.920,00 m² birim fiyatı üzerinden yapılan resen hesaplama doğrultusunda zemin bedeli belirlenerek ödenen irtifak kamulaştırma bedelinin zemin bedelinden indirilmesi sonucu bulunan bedel doğrultusunda ve 7421 sayılı Kanun’un 5 nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrasında kabul edilen hükümle 04.11.1983 tarihinden sonra yapılan fiili el atmalarda da maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin amaçlandığının kabulü gerektiğinden bahsedilerek ve Anayasa Mahkemesinin 28.07.2022 tarihli ve 2018/32734 başvuru numaralı kararı uyarınca yargılama giderleri davalı idare üzerinde bırakılarak ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek gerekçeli kararın hüküm fıkrasının bedel, harç ve vekâlet ücretine ilişkin bentleri düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin daha önce geçen parsellere göre düşük olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve davanın kısmen kabulü nedeni ile davalı idare lehine de vekâlet ücreti gerektiğini, davacı taraf lehine nisbi vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1 ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümle.

5. 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrası.

6. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Yapılan incelemede dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında enerji nakil hattı koruma kuşağı olarak ayrıldığının anlaşıldığı, taşınmaz üzerinden 380 kw... II- Gökçekaya enerji iletim hattı geçtiği, taşınmaz üzerinde tesis edilen hatların öncesinde kadastral 174 ve 175 parsel sayılı taşınmazlarda tesis edildiği, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığı ve kamulaştırma tarihindeki malike irtifak hakkı karşılığının ödendiğinin anlaşıldığı, eldeki dosya davacı payların kadastral 174 parselden geldiği, bu parselin pilon yeri ifrazı sonrası 671 ve 672 parsel olduğu, 671 parselden de yol ifrazı ile 762 ve 763 parsellerin oluştuğu, 763 parsellin de 2004 tarihli imar uygulaması sonucu 60939 ada 1 parsel olduğu, davacıların pay satın aldığı kooperatifin dava konusu taşınmazda imar uygulaması sonucunda malik olduğu anlaşılmıştır.

3. Dava konusu... ili, ..., ... Mahallesi 60939 ada 1parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında enerji nakil hattı koruma kuşağı alanında kalan taşınmazın 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1 ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümlesi uyarınca bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsili yerinde olduğu gibi , kök malik yönünden davaya konu taşınmaz üzerinden geçen 380 km... II- Gökçekaya ENH nedeniyle kamulaştırma işlemi yapılıp kesinleşmiş bir irtifak kamulaştırma işlemi bulunduğundan , önceden ödenmiş irtifak bedelinin güncellenerek taşınmazın belirlenen zemin bedelden düşülmesi suretiyle karar verilmesi yerindedir.

4. 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarih ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davacı taraf aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi ve davacılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.

5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm,davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

6. Bölge Adliye Mahkemesince; her ne kadar 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrasında “Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” düzenlemesi ile 04.11.1983 tarihinden sonra yapılan fiili el atmalarda da maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin amaçlandığının kabulü gerektiğinden bahsedilmiş ise de bu davaların yasal kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

7. Kaldı ki, eldeki davada dava konusu taşınmaz 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında enerji nakil hattı koruma kuşağı alanında kaldığından hukuki el atma nedeniyle taşınmazın bedeline hükmedildiğinden, davalı idare aleyhine maktu harca hükmedilmesi yerindedir.

8. Hukuken el atılan dava konusu taşınmaz yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “344.703,16 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “17.900.00 TL maktu ”ibaresinin yazılması suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.