WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/12440 E.  ,  2024/5941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1823 Esas, 2023/1770 Karar
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
DAVA TARİHİ: 12.02.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/54 Esas, 2022/15 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerine ait ... Mahallesi 104 parsel sayılı 1.980,00 m² yüzölçümünde taşınmaza davalı ... tarafından kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle el atıldığını, müvekkillerince 31.08.2010 tarihi itibarıyla yasal yollara başvurulması neticesinde Bakırköy 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 2010/385 Esas, 2016/32 Karar sayılı hükmü ile ilgili el atmanın hukuka aykırı olduğuna ve davalı idarece tazmininin gerektiğine hükmedildiğini, ilgili hükmün davalı tarafça temyiz edildiğini, Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 27.02.2018 tarihli ve 2016/14977 Esas, 2018/2919 Karar sayılı ilâmı ile temyiz başvurusunun reddedildiğini, yine davalı tarafından yapılan karar düzeltme talebinin ise Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/6089 Esas, 2018/23859 Karar sayılı ilâmı ile reddedildiğini ve 06.12.2018 tarihi itibari ile İlk Derece Mahkemesi kararının kesinleştiğini, davacılara kamulaştırma bedelinin ancak 2020 yılında yapılan icra takibi sonunda ödendiğini, ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde bulunan enflasyonist ekonomilerde para alacağının geç ödenmesi halinde zararın doğacağının mutlak olduğunu, bu nedenle davacının munzam zararının bulunduğunun kabulü ile Mahkemece yapılacak ve yaptırılacak incelemeler neticesinde tespit olunacak davalının hukuka aykırı eylemi neticesinde oluşan munzam zararın davalı müvekkile tazminini talep ettiklerini, dava açılış tarihi itibari ile alacak miktarı belirli olmadığından Mahkemece yapılacak incelemeler sonucunda davacının uğramış olduğu tam zararın belirlenebilecek olması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince belirsiz alacak davası açılması zarureti doğduğunu belirterek 1.000 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle kesin hüküm ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların kamulaştırmasız el atma bedelinin tazmini ve faiz talebiyle ilgili olarak daha önce dava açtıklarını ve davanın kabul edildiğini, faize de hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini ve paralarının ödendiğini, kesin karara rağmen aynı olayla ilgili olarak yeniden talepte bulunmalarının kanunlara aykırı olduğunu, davacının hakkının kararda yazılı olan yasal faiz olduğunu, zararı kanunlarla düzenlenmiş olan faizle karşılandığını, munzam zarar dolayısıyla tazminata hükmedilmesi için hem alacaklının zararı, hem de borçlunun kusurunun kanıtlanması gerektiğini belirterek hukuki dayanağı olmayan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından kamulaştırmasız olarak el atılan taşınmazdan kaynaklı tazminat davası uzun yıllar sürmüş ve müvekkile tazminat ödendiğinde ödenen tazminatın ekonomik değerinin olması gerekenin çok çok altında kaldığını, enflasyonun yasal faiz miktarının çok daha üzerinde olduğunu, davacı müvekkilin alacak hakkının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesinin Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarında açıkça görüleceği üzere davacının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanun koyucu para borcunun geç ödenmesi ya da ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsemiş, temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edilmiştir. Bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağı yasal olarak mevcut olmayıp davacı para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu; somut delillerle ispat edemediğinden munzam zarar istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122 nci maddesi.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.06.1996 tarihli ve 1996/5-144 Esas, 1996/503 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.