5. Hukuk Dairesi 2023/12376 E. , 2024/5178 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/230 Esas, 2023/136 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...Mahallesi 111 ada 166 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.12.2015 tarihli 2014/946 Esas, 2015/1827 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın kapama meyve bahçesi niteliğindeki bölümün hesaplanmasına ilişkin bölümde; taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaş, cins ve sayısına göre taşınmazda kapladığı alan belirlenip, dava tarihi olan 2014 yılı esas alınmak suretiyle İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü değerleri getirtilip, bu veriler nazara alınmak suretiyle taşınmaza değer biçilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden soyut ifadelerle hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması taşınmazda bulunduğu belirtilen fen bilirkişi rapor ve krokisinde B1 ve B harfleri ile gösterilen 32,95 m²lik ve 360,52 m²lik pilon yerlerinin tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verildiği halde, gerekçesi açıklanmadan bu bölümlerin bedeline hükmedilmemesi doğru olmadığından ve davanın niteliği gereği maktu harca hükmedilmesi gerekirken nispi harca hükmedilmesi ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen 8.338,81 m²lik bölümde davacı idare lehine irtifak hakkı tesisine karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında bu bölümün tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerinde olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 03.11.2020 tarihli ve 2018/28 Esas, 2020/203 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemiz bozma ilamı öncesi Mahkemece verilen ilk kararda taşınmazın arazi niteliğindeki bölümüne 9,22 TL/m² birim fiyatı belirlenip % 350 oranında da objektif uygulamak suretiyle 42,49 TL/m² fiyatı üzerinden hüküm kurulduğu ve bu hususun da bozma ilamına konu edilmediği anlaşıldığı halde, davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek, bozma ilamı sonrası taşınmazın arazi niteliğindeki bölümüne 2,69 TL/m² birim fiyatı belirlenerek eksik bedele hükmedilmesi hatalı olduğu gibi, bozma ilamı öncesi Mahkemece verilen ilk kararda, hükme esas bilirkişi raporlarında kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak uygulandığı ve bu hususun bozma nedeni yapılmadığı anlaşıldığından, davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek, bu oranın % 5 olarak kabulü ile aza karar verilmesi doğru olmadığından ve 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca işlem yapılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kısmen arazi, kısmen fıstık, kısmen bağ niteliğindeki ...Mahallesi 111 ada 166 parsel sayılı taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Bozma ilamları öncesi ilk kararla tespit edilen bedele 19.12.2014 tarihinden ilk karar tarihi 09.12.2015 tarihine kadar bozma ilamı sonrası artan fark bedele ise son karar tarihine kadar faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde tüm bedele son karar tarihine kadar faiz uygulanması hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının;
a. (4) üncü bendinden yer alan “139.898,70 TL'ye 19.12.2014 tarihinden itibaren karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,” ibaresinin çıkartılmasına, yerine "139.898,70 TL'nin ilk kararla ödenmesine hükmedilen 125.384.48 TL'lik kısmına 19.12.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 09.12.2015 tarihine kadar, bozma sonrası artan 14.514.22 TL fark bedele ise 19.12.2014 tarihinden son karar tarihi olan 08.06.2023 tarihine kadar faiz uygulanmasına”cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!