5. Hukuk Dairesi 2023/11334 E. , 2024/6609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3087 Esas, 2023/2833 Karar
DAVA TARİHİ: 07.09.2021
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/212 Esas, 2022/219 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tararfından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.05.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat Mehmet Selvioğlu ve davalı ... vekili Avukat Hikmet Kutman Ulusoy gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... köyü sınırları içinde satın aldığı parsellerin 2019 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesi gereği yapılan uygulama kadastrosu sonucunda yüzölçümlerinin tapuya eksik tescil edildiğini, taşınmazlarda meydana gelen toplam 5.123,57 m² miktarında azalmanın tapu sicillerinin yanlış oluşturulmasından dolayı oluştuğu, davacıların uğradığı zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, uygulama kadastrosunun kesinleştiği tarihten itibaren belirlenecek tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaksız olup zaman aşımı, hak düşürücü süre ve husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu taşınmazın eksilen kısımları için komşu parsellere karşı tapu iptal ve tescil davası açılabileceğini ve daha farklı hukuki yollara başvuru yapması mümkün olduğundan somut olayda Hazinenin sorumluluğuna gidilebilecek illiyet bağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, belirlenen tazminat bedelinin yenileme işleminin tescilinin kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlarda yenileme çalışmalarında koordinatlarına uygun olarak ölçüm yapıldığını, taşınmazların sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği azalmanın eski ve yeni ölçüm teknikleri arasındaki farktan kaynaklandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Yargıtay tarafından tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki yüzölçüm farklılığının tecviz sınırı içerinde kalıp kalmadığının da araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tespit ve tescile tâbi tutulan çekişmeli taşınmazların, sonradan 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi uyarınca yapılan uygulama ile yüzölçümlerinin azaldığı ve bu hatanın sınırda değişiklik yapmayıp ölçüm aletlerinin yetersizliğinden ve hesap hatasından kaynaklandığı belirlenmiş, eski alan ölçüsüne göre bedel ödeyerek satın alan davacının zararının oluştuğu anlaşılmakla, arazi vasfındaki taşınmazlara gelir metoduna göre değer biçilerek, azalan kısmın değerinin tespit edilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirmenin, dava tarihine ve yenileme kadastrosunun tescil edildiği tarihe göre seçenekli olarak düzenlendiği, İlk Derece Mahkemesince yenilemenin tescil edildiği tarihe göre yapılan hesaplamaya ilişkin bölüm hükme esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, değerlendirme tarihinin dava tarihi olması gerektiği belirtilerek taşınmaza dava tarihi itibarıyla değer belirleyen hesaplamaya ilişkin kısım esas alınarak, faizin de başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği belirtilerek taleple bağlı kalınarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesi.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ... Mahallesi 144 ada 12, 146 ada 1 ve 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafından 2012, 2013, 2014 yıllarında satın alındığı, 2018 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin ikinci bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonrasında taşınmazların yüzölçümünde toplam 5.682,57 m² azalma olduğu, yenileme kadastrosunun 24.12.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine uğranılan zararın tazmini istemi ile eldeki davayı 07.09.2021 tarihinde açtığı anlaşılmıştır.
3. Dava konusu ceviz ve kayısı bahçesi niteliğindeki taşınmazlara net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazların eksilen yüzölçümlerinin bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesindeki talebi gözetilerek, dava konusu taşınmazlara yenileme kadastrosunun kesinleştiği 2018 yılı itibarıyla değer belirleyen hesaplamanın hükme esas alındığı ve bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvuru talebinde bulunmadığı anlaşıldığı halde, Bölge Adliye Mahkemesince davacı talebi de aşılmak suretiyle taşınmazlara dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak hüküm kurulması hatalıdır.
6. Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmaması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) harfi ile gösterilen bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "tazminat miktarının dava tarihi itibariyle toplamda 404.417,19-TL olarak TESPİTİNE, Taleple bağlı kalınarak; toplamda 247.797,19 TL tazminatın, dava tarihi olan 07.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... Organik Tarım Gıda ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şirketine ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin saklı tutulmasına,” ibaresinin çıkartılmasına, yerine “247.797,19 TL tazminatın, yenileme kadastrosunun tescilinin kesinleşme tarihi olan 24.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye ödenmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!