5. Hukuk Dairesi 2023/11332 E. , 2024/5858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3867 Esas, 2023/2828 Karar
DAVA TARİHİ: 03.09.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/193 Esas, 2022/294 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiş.
Davalı ... vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.05.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat... ve davalı ... vekili Avukat... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının tapu kayıtlarına güvenerek dava dışı kişiden...Mahallesi 605 parsel sayılı taşınmazı 92.500 m² olarak satın aldığı, kadastro yenileme çalışması sonrasında taşınmazın 50.603,03 m² olarak tespit gördüğünü belirterek dava konusu taşınmazdaki eksiklik miktarı nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükümlerine göre yenileme kadastro çalışması yapıldığını, bu çalışmada dava konusu...Mahallesi eski 605 sayılı parselin 92.500 m² iken, 50.603,03 m² miktarlı 113 ada 5 parsel numarasıyla güncellemesinin yapıldığını, dava konusu parsel ile bu çalışmaya tabii tutulan mahallenin diğer parsellerinin tamamının 18.12.2018 ila 02.01.2019 tarihleri arasında 15 günlük süre ile ilgili yerlere bilgilendirme ilanına çıkarıldığını, bu ilan süresi içerisinde ilgililerce sınırlandırma tespitine itiraz edildiğini, Kadastro Komisyonunca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde ret kararı verildiğini, sonrasında 07.01.2019 ila 06.02.2019 tarihleri arasında 30 gün süreli yeniden ilgili yerlerde askı ilanına çıkarılmış olduğunu, Dombaylı Mahallesinin çalışma alanı dosyasının incelenmesi neticesinde dava konusu eski 605 sayılı parsel için eski 606, 607 ile 2035 sayılı parsellere komşu olduğu gerekçesiyle Salihli Kadastro Mahkemesinin 2019/24 Esas numarası dosyasında hüküm kısmında yapılan kadastro tespiti gibi tesciline karar verildiğini, Dombaylı Mahallesinin ilk tesis kadastrosunun 1953 yılında yapıldığını, 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme işleminde bir hata olmadığını, hatanın 1953 yılında ilk tesis kadastrosu ölçülerinden kaynaklandığını, Hazine aleyhine açılan davanın öncelikle husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, tapu sicilinin tutulması nedeniyle bir zararın doğmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin gerçeği yansıtmadığını ve fahiş olduğunu, dava tarihindeki bedellerin tazminata esas alınmasının hukuka uygun olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Yargıtay tarafından tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki yüzölçüm farklılığının tecviz sınırı içerinde kalıp kalmadığının da araştırılması gerekliliğine ilişkin verilmiş kararları nazara alındığında eski tekniklerle yapılan ölçümlerle günümüzdeki hassasiyeti yüksek ölçümler sonrası taşınmazlarda küçük yüzölçümü farklılıklarının kaçınılmazlığı ve tecviz sınırının burada dikkate alınması gerektiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinde düzenlenen davanın koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu...Mahallesi 605 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca yapılan uygulama sonucu alanında eksilme olduğu, bu azalmanın ilk kadastro işlemleri sırasında yapılan hesap hatasından kaynaklandığının anlaşıldığı, davacı yönünden zararın doğduğunun kabulü ile zeytinlik niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmek suretiyle belirlenen değerin uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesi.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacının, dava konusu...Mahallesi eski 605 parsel sayılı 92.500,00 m² miktarlı taşınmazı satış yolu ile edindiği, yörede 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre yapılan uygulama kadastrosu sonucu, dava konusu taşınmazın 113 ada 5 parsel sayısı ile, 50.603,03 m² yüzölçümü ile 08.02.2019 tarihinde davacı adına tescil edildiği, taşınmazda meydana gelen yüzölçüm azalmasından dolayı davacının eldeki davayı 03.09.2021 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açtığı anlaşılmıştır.
3. Dava konusu zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın eksilen yüzölçümünün bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aleyhine temyiz olunan davacı yararına 21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 17.100,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!