WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/11319 E.  ,  2024/5186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/470 Esas, 2023/486 Karar
KARAR : Ret
İHBAR OLUNAN : ... vekili Avukat ... Tabanına

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiller ve murislerin ...mevki 1290 sayılı parselin maliki olduğunu, davalı idarece müvekkillerine usulüne uygun herhangi bir tebligat yapılmadan ve müvekkillere herhangi bir bedel de ödenmeden dava konusu taşınmazın Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/95 Esas, 1988/323 Karar sayılı kararı ile ...Belediyesi adına tescil ettiğini, belediyece bu parselin çeşitli imar uygulamasına tabi tutularak ifraz ve tevhid işlemlerine tabi tuttuğunu beyanla belirlenecek tazminat ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili idare yönünden öncelikle husumetten reddinin gerektiğini, yine davanın idari yargıda da açılması gerektiğini, yine uzlaşma yoluna da gidilmediğini, dava şartı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde zikredilen parsel üzerinde müvekkili idareye atfedilebilecek bir el atma durumunun bulunmadığını, müvekkili idare bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, idarece kamulaştırma işlemi yapılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini, kabulü halinde taşınmazın mülkiyetinin takyidatlardan arındırılmış şekilde hazine adına tesciline, yine haciz ipotek vs şerhlerin bedele yansıtılmasına karar verilmesini istemiştir.

3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ehliyet yönünden, husumet nedeniyle ve dava şartı oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili idare yönünden öncelikle husumetten reddini, aksi takdirde ise davanın idari yargıda açılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.03.2016 tarihli ve 2015/167 Esas 2016/142 Karar sayılı ilamı ile davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, diğer davalılar bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu kök 1290 parsel sayılı taşınmazın 1985 yılında ... tarafından kamu tesisleri ihtiyacı nedeniyle kamulaştırılmasına karar verilerek, bu işlem davacılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeksizin davacılar murisi adına kayıtlı bulunan hissenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun (2942 sayılı Kanun) 16 ncı maddesi uyarınca tescili için dava açıldığı, Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/95 Esas, 1988/23 Karar sayılı kararı ile taşınmazın...Belediyesi adına tapuya tesciline karar verilip bu kararın tapuda infaz edilmesinden sonra davalı Belediyenin taşınmazı çeşitli imar ve ifraz işlemlerine tabi tutarak oluşan 4417 parsel sayılı taşınmazı trampa ve 4635 parsel sayılı taşınmazı satış yolu ile Maliye Hazinesine devrettiği ve daha sonra bu parsellerin yeniden imar uygulamasına tabi tutulduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, kök 1290 parsel sayılı taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca...Belediyesi adına tescil edilmesinden sonra ifraz edildiği ve oluşan 4417 parsel sayılı taşınmazın trampa yolu ile 4635 parsel sayılı taşınmazın ise satış yolu ile Maliye Hazinesine devredildiği; 4417 ve 4635 parsel sayılı taşınmazın bu devir işlemine istinaden taşınmazın ... ve ... tarafından tasarruf edildiği gözetilerek, ... hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalılar hakkında açılan davaların ise husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,doğru olmadığı gibi, davacılardan ...'nun karar tarihinden sonra öldüğü anlaşıldığından adı geçenin mirasçıları davaya dahil edilip, taraf teşkili sağlanarak hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemesi'nin 05.11.2020 tarihli ve 2019/190 Esas, 2020/356 Karar sayılı ilamı ile davalı ..., İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığına karşı açmış olduğu davaların pasif husumet yokluğu sebebi ile usulden reddine, davacıların davalı ... Başkanlığına açmış olduğu davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanunun 6 ncı ve 7 nci maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli 31516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci ve 27 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 3 geçici 15 inci ve 17 nci maddeleri ile; “Mülga 31.8.1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanununun 16’ncı ve 17’nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16’ncı ve 17’nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılacak her türlü davada değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir. (Ek cümle:9.6. 2021- 7327/20 md.) Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır.”Geçici 15 nci maddesi ile “Mülga 6830 sayılı Kanunun 16’ncı ve 17’nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16’ncı ve 17’nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılmış ve devam eden davalar, Ek 3’üncü madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır.”Geçici 17 nci maddesi ile “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunun ek 3’üncü maddesine eklenen cümle, bu cümleyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesindekiler dâhil görülmekte olan davalarda da uygulanır” hükmü getirilmiştir. Bu durumda yukarıda açıklandığı gibi rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 08.06.2023 tarihli ve 2022/470 Esas, 2023/486 Karar sayılı ilamı ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hatalı olduğunu, tapu maliki ile davacılar murisinin aynı kişi olduğunu, bilirkişi raporunun hiçbir belgeye dayandırılmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; Dairemiz bozma kararı sonrası dosyaya sunulan 01.06.2023 tarihli eski yazı uzmanı bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tapu maliki ... ile davacılar murisi...ve...den olma 1986 doğumlu...nun aynı kişi olmadığı tespit edildiğinden, davacılar tarafından davacılar murisi ile tapu malikinin aynı kişi olduğuna dair kesin kanaate varılacak bilgi ve belge de sunulmadığı anlaşıldığından, davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.