5. Hukuk Dairesi 2023/11173 E. , 2024/5037 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/435 Esas, 2023/162 Karar
KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 39 uncu maddesi uyarınca maili inhidam durumunda olan yapının bedelinin tahsili istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; idari yargı görevli olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının da besihanelerinin bulunduğu ... bölgesinin davalı idarece kentsel dönüşüm alanı ilan edildiğini, ....... Mahallesi 5148 ada 1 parselde (eski 2216 ada 202 parsel) bulunan dava konusu yapının yıkılmaması yönünde öncelikle yürütmeyi durdurma kararı verilerek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere imar uygulaması sırasında bulunduğu yerde korunması mümkün olmayan muhdesat bedelinin, davacının taşınmazını kullanamaması nedeniyle uğranılan maddi zararın ve tespit edilecek enkaz bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından maliki olduğu taşınmazda bulunan yapının (ahır olarak kullanılan) 08.07.2014 tarihli maili inhidam raporuna istinaden 3194 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca yıkımına yönelik tesis edilen 08.07.2014 tarihli ve 765 sayılı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 2014/784 Esas sayılı dosyasıyla iptal davası açıldığını, söz konusu maili inhidam raporunun idarenin yasal sorumluluğu nedeniyle düzenlendiğini, aksi takdirde tehlike arz eden yapının yıkılmaması nedeniyle oluşacak zararlardan dolayı davalının sorumluluğunun doğacağını, kamulaştırmasız el atma durumunun mevcut olmadığını, davacının mülkiyetinde olan ve imar planında konut alanına denk gelen taşınmaz üzerindeki yapının 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) anlamında kamulaştırılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2015/264 Esas, 2019/317 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2019/3116 Esas, 2021/3095 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.112021 tarihli ve 2019/3116 Esas, 2021/3095 Karar sayılı kararına süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesinin kararının incelenmesinde; 08.07.2014 tarihli tutanakla yapı yönünden maili inhidam raporu düzenlendiği, bu rapora göre 3194 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi gereğince işlem yapılacağı hususunun 10.07.2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davacı tarafından yapılan işlemin iptali yönünde idari yargıda dava açıldığı ve bu davanın ret ile sonuçlandığı, Danıştay denetiminden de geçerek kesinleştiği; 3194 sayılı Kanun uyarınca yıkılacak derecede tehlikeli yapıların Belediye tarafından yıktırılmasının yasal bir yetkinin kullanımından ibaret olup yıkımın idari bir işlem mahiyetinde olduğu belirtilerek dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme ve işlem yapılarak idari yargı görevli olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın hatalı olduğunu, kamulaştırma kararı alınmadan yapının davalı idarece yıkıldığını, yapının çökme tehlikesinin olmadığını, bunu tespit dosyasındaki raporla tespit ettirdiklerini, adli yargının görevli olduğunu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bir başka dosyada 2014/2293 Esas, 2014/16152 Karar sayılı kararıyla adli yargının görevli olduğuna karar verdiğini, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin emsal karar bilincinden uzak kararı ile temyiz mercine olan güvenlerini sarstığını ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3194 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca maili inhidam durumunda olan yapının bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; 08.07.2014 tarihli tutanakla yapı yönünden maili inhidam raporu düzenlendiği, bu rapora göre 3194 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi gereğince işlem yapılacağı hususunun 10.07.2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davacı tarafından yapılan işlemin iptali yönünde idari yargıda dava açıldığı ve bu davanın ret ile sonuçlandığı, Danıştay denetiminden de geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. 3194 sayılı Kanun uyarınca yıkılacak derecede tehlikeli yapıların belediye tarafından yıktırılması yasal bir yetkinin kullanımından ibaret olup, yıkım idari bir işlem mahiyetindedir. Açıklanan nedenle bozma kararı doğrultusunda dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi yerindedir.
4. Davacı vekilince benzer davada Dairemizin 2014/2293 Esas, 2014/16152 Karar sayılı kararı ile adli yargının görevli olduğuna dair bozma yapıldığı ve içtihat birliğinin korunmadığı iddia edilmiş ise de, emsal gösterilen Dairemiz kararına konu dosyanın UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemesinde; Büyükşehir Belediye Encümeninin 07.10.2009 tarihli kararıyla "Mevcut büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği yapan ahır ve benzeri yerlerin 2009 Aralık ayından itibaren kapatılmasına ve kanuna uymayanlar için cezai işlem uygulanacağına" karar verildiği, aynı bölgedeki başka bir taşınmazda bulunan işletme için Mahkemece yapılan tespite göre işletmeye ulaşım için kullanılan yolun girişinin moloz dökülmek suretiyle kapatıldığı, Belediye tarafından kent içinde besicilik yapılamayacağı, bir ay içinde ahırın kapatılması gerektiği hususunun 27.10.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıya Büyükşehir Belediyesince verilen 23.03.2010 tarihli cevapta; davaya konu besihanenin Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı olan 3. etapta kaldığı, çalışmaların devam ettiği, sonuçlanması halinde gerekli tebligatların yapılacağının bildirildiği, işletmenin 29.07.2011 tarihinde mühürlendiği, işletme çalışanı beyanına göre besihanenin tutanak tarihinden 20 gün önce kapatıldığının beyan edildiği anlaşıldığından emsal gösterilen dosyadaki davanın imar uygulaması sırasında bulunduğu yerde korunamayan muhdesat bedeli ile ecrimisil (maddi zarar) karşılığının tahsili istemine ilişkin olduğu, eldeki davadaki gibi idari işlem olan maili inhidam kararının bulunmadığı, haliyle iki davanın idari sürecinin farklı olduğu ve ilgili dosyanın emsal nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
5. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Davacı vekilinden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!