5. Hukuk Dairesi 2023/11065 E. , 2024/4614 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/723 Esas, 2023/1039 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/332 Esas, 2020/268 Karar
Taraflar arasındaki imza taklit edilmek suretiyle tapuda yapılan satış nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı tarafından 08.07.2009 tarihinde usulüne uygun olarak...ve ...ı'dan satın alındığını, 19.01.2010 tarihinde davacıya ait taşınmazın, tapudaki idari soruşturma kapsamında Tapu Müdürlüğündeki bazı memurların ve emlakçı kişilerin vasıtasıyla haberi dahi olmaksızın imzası taklit edilerek tapuda sahte bir satış ile el değiştirdiğinin öğrenildiğini, sözü edilen dava dosyası kapsamında ve satış senedi üzerinde Adli Tıp Kurumunca yapılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu taşınmazın resmî senetteki devir imzalarının davacıya ait olmadığının anlaşıldığını, Tapu Müdürlüğünün devir resmî senedinde imzasının olmadığını, söz konusu devir işlemi için tapuda harçların da yatırılmadığını, dava konusu olaya yönelik Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2010/568 Esas sayılı ceza dosyası ve tapu müfettiş raporları kapsamında verilen ifadelerde, bu hileli işlemleri gerçekleştiren sanık ... ve diğer tapu memurlarının ifadesine göre tüm bu yolsuz tescillerin sahte ve hileli olarak gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere açılan iş bu davada dava değerinin yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında artması halinde derhal talebi artırılmak kaydıyla şimdilik 478.555,00 TL tazminatın davacının dava konusu taşınmazı mülkiyetine geçiremeyeceğinin kesin mahkeme kararı ile tespit edildiği tarih olan 03.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini, Gaziantep 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/48 D.İş. Esas sayılı tespit dosyası yargılama gideri olan 1.764,00 TL'nin aleyhine tespit yapılan davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınmasını, Gaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/341 Esas sayılı dava kendisine ihbar edilmiş olmasına rağmen davacının zararını ödemeyen kötü niyetli davalının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 329 ncu maddesi uyarınca vekil ile davacı arasında imzalanan avukatlık ücreti sözleşmesi uyarınca dava değerinin %10'unun ve avukatlık ücretinin de alınmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmazı satın aldıktan sonra tapuda taşınmazın sahte bir satış ile el değiştirdiğini öğrendiğini, Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/341 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açılarak davacının karşı davası reddedildiğini, adına kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydı iptal edildiğini, davacı vekilinin iş bu mahkeme kararı doğrultusunda taşınmazı elinden alınan davacının uğramış olduğu maddi zararın ödenmesini talep ettiğini; ancak açılan davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve taşınmaz bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat koşullarının oluşmadığını, müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza ilişkin yolsuz tescil nedeniyle Gaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/341 Esas sayılı dosyası ile açılan davada adı geçen mahkemenin verdiği kararın kesinleştiği, karara istinaden davacı tarafça uğradığı zarara yönelik eldeki bu davanın açıldığı, dosya içerisinde mübrez bilirkişisi raporunda net gelir metoduna göre yapılan hesaplamada davacının zararının 478.555,00 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece bilimsel verilere uygun denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakla taşınmazın niteliğini kuru tarla olarak kabul edip net gelir yöntemine göre taşınmazın niteliği, konumu, toprak özelliği ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması suretiyle davacının gerçek zararının tespit edilmesi yerinde olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın yolsuz tescille edinildiği iddiası ile Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/ 341 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı, ilgili Mahkemece yapılan incelemede; davacı ...... dava konusu taşınmazın...a satışına ilişkin 19.01.2010 tarihli ve 732 yevmiye numarası yazılı resmi senetteki imzanın davacı ... Sevinçer'e ait olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 22.03.2016 tarihli raporuyla sabit olduğu; ancak taşınmazı satın alan üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu bu nedenle 4721 sayılı Kanun'un 1023 ncü maddesi koruyuculuğundan yararlanması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verildiği, ilgili kararın temyiz incelemesinden geçerek 03.12.2018 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 16.10.2019 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelin davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!