5. Hukuk Dairesi 2023/10932 E. , 2024/4037 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1352 Esas, 2023/1336 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/55 Esas, 2021/389 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne, ecrimisil istemi yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı vekili temyiz istemini sadece ecrimisile hasretmiş olup, ecrimisile ilişkin olarak redolunan bedel, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığından, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemi ile ilgili olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Darıca ilçesi, Bağlarbaşı Mahallesi 5127 (yeni 2594 ada 14), 5125 (yeni 2594 ada 1) ve 5020 (yeni 2592 ada 1) parsel sayılı taşınmazlara fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir .
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazlardaki yapıların kök muris tarafından yapıldığını, idarelerince el atmanın sözkonusu olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili isteminin 5125 ve 5127 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kabulüne, 5020 parsel sayılı taşınmaz yönünden uzlaşma dava şartı yerine getirilmediğinden reddine ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ecrimisil talebinin hukuki gerekçe belirtilmeksizin reddine karar verildiğini, emsal içtihatlar kapsamında davanın ecrimisil yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; cami ve müezzin evinin kök muris tarafından yapıldığını, husumetin kendilerine düşmediğini, taşınmazlara fiilen el atmadıklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ecrimisil tazminatına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde"...davacının taşınmazlardan cami, müezzin evi ve Kur'an kursu olarak el atılmadan önce gelir elde edildiği ve/veya elde edilebileceği, taşınmazlara el atılması sebebiyle gelirinden mahrum kalındığı, benzer taşınmazların kiraya verilerek gelir elde ettiğini ispatlayamadığı, resen yapılan incelemede de emsal kira sözleşmesinin bulunamadığı anlaşıldığından..." hususlarına dayandığı, dosya kapsamı itibarıyla ecrimisil tazminat talebinin ispatlanamadığı, ayrıca dava konusu taşınmazlar üzerinde yaptırılan cami ve müezzin evinin davacının kök murisi Tahir Kavala tarafından yaptırılıp bu şekilde kullandırıldığı, ecrimisil tazminatı gerektirecek bir yararlanmanın söz konusu olmadığı kanaati ile bu yöndeki davacı tarafın istinaf başvurusunun yerinde görülmediğini, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davasına ilişkin yapılan değerlendirmede; somut olayda 5127 parsel üzerinde müezzin evi, 5125 parselde ise cami yapılarak bu şekilde kullanıldığı, taşınmazların 1962 yılında düzenlenen kadastro tespit tutanağında "bu cami binası İsmail Oğlu ... tarafından tutanakta tarih ve numaraları yazılı tapu kayıtlarıyla malik bulunduğu, üzerinde inşaa ettirilmiş ve bir tarafa vakfetmediği cihetle kendi namına yazılmış olduğu" açıklamalarına yer verildiği, mahkemece en eski 1962 yılına ait hava fotoğrafları incelenmiş ise de, dosya kapsamı itibarıyla söz konusu yapıların 1950 yılında yapıldığı, yapılara ilişkin fotoğraflarda da üzerinde 1955 yılına ait tarihin işlendiği, dolayısıyla el atma tarihinin 1950-1955 yıllarında gerçekleştiği kanaati oluşmuştur. El atma tarihi itibari ile dava tarihinden önce davacı tarafça uzlaşma başvuru şartının yerine getirildiğini, 5216 sayılı Kanun'un Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin görev ve sorumluluk karar başlığını taşıyan 7 nci maddesinin ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve yetkilerine ilişkin bölümün (d) bendine 12.11.2012 tarihli ve 6360 sayılı Kanun ile eklenen düzenleme uyarınca "mabedlerin" yapım, bakım ve onarım görevi İlçe Belediyelerine ait olduğundan, dava konusu taşınmaz üzerideki cami ve eklentilerinin Belediye tarafından yapılmamış olsa bile husumetten İlçe Belediyesi sorumlu olduğundan davalıya husumet yöneltilmesinde isabetsizlik görülmediğini, dava konusu taşınmazlarla ilgili belediye yazı cevaplarında, dava konusu parsellerin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında olup, imar planında park alanı olarak düzenlendiği, imar parseli olduğu, düzenleme ortaklık payı kesintisi oranının %31 olduğu, bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun)11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek ve 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi maddesi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'a Geçici 6 ncı ve 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak metrekare birim bedelinin belirlenmesinde, aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalar da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazlar üzerindeki cami ve cami müştemilatı niteğindeki müezzin evinin, dosya kapsamına göre kök muris tarafından yaptırıldığı anlaşılmışsa da 5216 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ilçe belediyelerinin sorumluluğuna ilişkin kısmının (d) bendi gereğince mabetlerin bakım ve sorumluluğunun İlçe Belediyelerine ait olması nedeniyle, tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Vekilinin Sadece Ecrimisile Hasredilmiş Olan Temyiz İstemi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Temyiz Yönünden
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının iadesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!