5. Hukuk Dairesi 2023/10884 E. , 2024/5867 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/539 Esas, 2023/1443 Karar
2. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili
DAVA TARİHİ: 27.07.2017
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/397 Esas, 2021/234 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İlk Derece Mahkemesince her bir davacı lehine hüküm altına alınan ecrimisil bedeli ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemi yönünden davacılar ..., ..., ..., ...,... ve ... haricindeki davacılar lehine hüküm altına alınan bedel Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davalı idare vekilinin ecrimisile ilişkin temyiz taleplerinin tüm davacılar yönünden, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin temyiz taleplerinin ise davacılar ..., ..., ..., ...,... ve ... haricindeki davacılar yönünden miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin davacılar ..., ..., ..., ...,... ve ... payına düşen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, ... Mahallesi 18 ada 7 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından çocuk parkı ve otopark yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili usulüne uygun tebliğata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, el atma tazminat bedelinin ve ecrimisilin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsil edilerek davacılara mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın davalı idare yönünden husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan parkın ihbar olunan ... tarafından yapıldığını, hali hazırda taşınmazın park olarak kullanıldığını ve ... tarafından işletildiğini, yine otoparkın da dava dışı şirket tarafından işletildiğini, davalı idare tarafından dava konusu taşınmaza fiili el atmanın söz konusu olmadığını, dava şartı olan uzlaşma prosedürü yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz kadastral parsel olduğu halde bölgede imar uygulaması yapılamayacağı gerekçesiyle imar parseli olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmazların niteliğinin de dava konusu taşınmaz ile aynı olduğunu, bu nedenle taşınmazın değerine % 40 oranında düzenleme ortaklık payı ilavesi yapılmasının doğru olmadığını, emsal alınan taşınmaz satışları Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu gibi emsal karşılaştırmasının da hatalı yapıldığını, ecrimisil bedelinin de çok yüksek hesaplandığını, davacıların kısmi dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, davanın bu sebeple de reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ıslahla artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmemiş olmasının doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma yapılmaksızın el atılan arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin ve yöntemine uygun hesaplanan ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı, husumetin doğru yöneltildiği, taşınmaza 1983 yılından sonra el atıldığından uzlaşmanın dava şartı olmadığı, el atma davalarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının usul ve kanuna uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, her ne kadar davacılar tarafından dava konusu taşınmaza kayyım atanmasına dair kararın kaldırılması talebiyle dava açılmış ise de davanın henüz kesinleşmediğini, istinaf aşamasında olduğunu, davacıların mülkiyet hakkının ihtilaflı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, maktu harca hükmedilmesi gerekirken nispi harca hükmedilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın tamamına davalı idarece 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atıldığı anlaşıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle değişik 2942 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır." şeklinde düzenleme yapılmış olup, 04.11.1983 tarihi sonrası fiilen el atmadan kaynaklı açılacak davalarda uzlaşma dava şartı olarak kabul edilmemiştir.
4. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin olup 04.11.1983 tarihinden sonra kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmazlar hakkında açılan davalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yasal düzenleme bulunmadığı, bu davaların kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında nispi harca hükmedilmesi yerindedir.
5. Dairemizce Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırma sonucunda, dava konusu taşınmaza dair kayyım atanmasına ilişkin kararın Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/549 Esas, 2020/310 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı, işbu kararın istinaf incelemesinden geçerek 13.03.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğuna dair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ..., ...,... ve ...'ın Haricindeki Davacıların Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
C. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ..., ...,... ve ...'ın Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!