WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/10841 E.  ,  2024/4934 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1889 Esas, 2023/2005 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/781 Esas, 2023/348 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu ... Mahallesi 13228 ada 7 parsel (ifrazen 13228 ada 13 ve 12 parsel) sayılı taşınmazın imar planında "yol ve ağaçlandırılacak alan" olarak belirlendiğini, imar planı onaylandığı hâlde, taşınmazın kamulaştırılmadığını, taşınmaza el atıldığını ileri sürerek hisselerine tekabül eden taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25.11.2021 tarihli ve 8127 sayılı kararında da belirtildiği üzere aynı kurulun 27.09.2002 tarihli ve 568 sayılı kararı ile 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen ve tapuya bu şekilde tescil edilen alan içerisinde bulunduğunu, taşınmazın arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığını, bu pozisyonda bulunan taşınmazların kamulaştırılmasının zorunlu statüde olmadığını, bu nedenle de kamulaştırmasız el atma nedeniyle oluşan bir zarardan bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, zamanaşımı, süre aşımı, husumet ve dava şartı noksanlığı itirazlarının bulunduğunu, hukuki el atma iddiasıyla açılan davalarda görevli mahkemelerin idare mahkemeleri olduğunu, dava konusu taşınmazı kamulaştırma görevinin müvekkili kuruma ait olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, yine kendilerine husumet yöneltilmesinin isabetsiz olduğunu, raporlara yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, idarenin fiili el atmasının olmadığını, malikin kullanım hakkının hukuken ve fiilen engellenmediğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, yine kendilerine husumet yöneltilmesinin isabetsiz olduğunu, raporlara yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, somut olayda sorumluluğun Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğunu, idarenin fiili el atmasının olmadığını, malikin kullanım hakkının hukuken ve fiilen engellenmediğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 13228 ada 7 parsel numaralı taşınmaz iken ifrazen 13228 ada 12 ve 13 parsel numaralı taşınmazlar olarak ikiye ayrıldığı, 13 parsel numaralı taşınmazın bir kısmına davalı ..., bir kısmına ise ... tarafından el atıldığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve belirlenen bedelde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 269 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.

5. 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci ve Ek 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesi kapsamında el atılan taşınmaza Ek 4 üncü maddesi uygulanarak maktu harca hükmedilmesi yerindedir.

5. Dava konusu taşınmaz 13228 ada 7 parsel olduğu, ifrazdan sonra 13228 ada 12 ve 13 parsellere ayrıldığı, el atılan alanın 13228 ada 13 parsel olmasına rağmen kararda kök parselin belirtilmiş olması ve fen bilirkişisi raporunun eki sayılmasına karar verilmemesi doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
1.Davalı idareler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA;

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a) (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde yer alan "13228 ada 7" ibaresinden sonra gelmek üzere "(ifrazen 13228 ada 13)" ibaresinin eklenmesine;

b) Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "20.06.2022 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA

Davalı idarelerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.