5. Hukuk Dairesi 2023/10839 E. , 2024/5229 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/372 Esas, 2023/1697 Karar
KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/437 Esas, 2020/394 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararı resen kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle...Mahallesi 417 ada 51 parselde bulunan davalı adına kayıtlı taşınmazın tamamının kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit edilecek bedelden ödenen kamulaştırma bedelinin mahsubu, tapu kaydının iptali ve tapu kaydındaki miktar fazlası haciz, ipotek vb. tüm beyan, şerh ve takyidatlardan ari olarak belediye adına aidiyetine karar verilmesini, uzlaşmaya davet yazısını tebliğ almasına rağmen davalı ile belediye arasında bir uzlaşma tutanağı imzalanmadan kamulaştırma bedelinin ödenmesi sebebi ile davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ve belediye adına tescili için açılan davanın Bozüyük 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli, 2017/17 Esas ve 2017/377 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, bu sebeple taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili için dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tespit edilecek bedelin kamulaştırma bedelini aşması halinde davalıya ödenen 17.05.2005 tarihli 10.848,00 TL ve 27.05.2005 tarihli 5.000,00 TL ve 01.06.2005 tarihli 5.000,00 TL'nin dava tarihlerindeki değerlerinin de hesaplanarak kamulaştırma bedelinden mahsubu ile taşınmazın belediyeye aidiyetine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kesin hüküm itirazında bulunduklarını, bu hususun dava şartı olduğunu, dava şartının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında resen araştırılabileceği gibi, taraflarca dava şartı noksanlığının davanın her aşamasında ve her zaman ileri sürülebilindiğini, Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2017/17 Esas, 2017/377 Karar sayılı kararının tarafları ve konusu ile dava bakımından kesin hüküm niteliğinde olduğunu, Bozüyük Belediyesi tarafından üzerine tesis yapılmak suretiyle fiilen el atılan taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi hükümleri çerçevesinde kamulaştırılmak istendiğini ancak satın alma usulüne göre başlanan kamulaştırma işleminin yarım kaldığını, gereken prosedür eksikliği sebebiyle kamulaştırmanın tamamlanamadığını, davacı kurumun böyle bir dava açmasının hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, gerek kesin hüküm gerekse dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, masraf ve vekâlet ücretlerinin davacıya tahmilini talep ettiklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu gerekçesinin mesnetsiz olduğunu, tapu kayıt iptal ve tescil davası ile bedel tespiti ve tescil davasının aynı olmadığını, tarafları aynı olsa da konularının farklı olduğunu, kamulaştırma bedelinin tespit edilerek davalıya ödenen bedelin mahsup edilerek taşınmazın müvekkili idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesince taraflar arasında devam edip sonuçlanan Bozüyük 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/17 Esas, 2017/377 Karar sayılı 31.10.2017 tarihli kararının iş bu davada kesin hüküm niteliğinde olduğundan dava şartı yokluğundan davanın reddedildiği, bahsedilen bu ilamın davacı idarenin davalıya karşı açtığı tescil davası niteliğinde olduğu, bir mahkeme kararının kesin niteliğine haiz olabilmesi için taraflarının ve dava konusunun aynı olması gerektiği somut olayda ise her iki davanın konusu farklı olduğundan davayı ret gerekçesinin doğru olmadığı, dava dilekçesindeki bilgi ve belgelere göre davalıya uzlaşmaya davet ihtarının 12.05.2005 tarihli yazı ile elden yapıldığı anlaşılmışsa da bedel üzerinde mutabık kalınıp kalınmadığının belli olmadığı, davalı tarafın bedelin az veya düşük olmasına göre işin esasına girilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, davalı tarafa üç adet dekontla yapılan ödemeler ise 06.01.2017 tarihli olup, 12.05.2005 tarihli tebligattan 12 yıl sonra yapılan bu ödemelerin kamulaştırma bedeli üzerinde anlaşmaya varılmıştır şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında "İdarece, anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç kırk beş gün içinde, tutanakta belirtilen bedel hazır edilerek, idarenin anlaşma tutanağı ve kamulaştırma öncesi taşınmaz üzerindeki tüm takyidat ve haklardan arındırıldığını bildiren yazıya istinaden idare adına tapuya resen tescil veya terkin edilir. Tapuya re'sen tescil veya terkinden sonra kamulaştırma bedeli kendilerine ödenir.
" hükmüne binaen kamulaştırma işleminin yapılmasından 12 yıl sonra bu yapılan ödemenin sözü edilen yasa hükmüne aykırı olduğu ayrıca ödeme tarihi ile önceki davanın açılış tarihi göz önüne alındığında, bu ödemelerin Bozüyük 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde 13.01.2017 tarihinde açılan 2017/17 Esas sayılı tescil davasına dayanak teşkil etmesi amacıyla yapıldığı dolayısıyla iş bu davanın konusu itibarıyla kamulaştırma bedelinin tespiti olmasından dolayı 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde belirtilen usul ve esasların yerine getirilmemesi sebebiyle reddi gerekirken, konusu farklı olan başka bir ilamın kesin hüküm olarak nitelendirilip, bu kesin hükmün ret gerekçesi olarak kabul edilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak bu yeni gerekçeyle davanın reddine yönelik yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki bilgi ve belgelere göre davalıya uzlaşmaya davet ihtarının 12.05.2005 tarihli yazı ile elden yapıldığı; fakat davalı taraf uzlaşmaya davet yazısını tebliğ almasına rağmen icabet etmediği, bu nedenle 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davetin tebliğinden itibaren 15 gün içinde uzlaşmaya icabet edilmediğinden uzlaşmanın sağlanamamış sayılması üzerine kamulaştırma bedel tespit ve tescil davası açıldığı, ayrıca dava dosyasındaki dekontlardan anlaşılacağı üzere davalı tarafa yapılan ödeme tarihlerinin 2005 yılı olduğu hâlde, Mahkemece 06.01.2017 tarihinde ödeme yapıldığının belirtildiği, 2005 yılında kamulaştırması yapılan davaya konu taşınmazın maliki davalının uzlaşmaya davet yazısının tebliğine rağmen uzlaşmaya gelmemesi ile uzlaşmamış sayılması üzerine 2005 yılında davalıya yapılan ödemelerin tespit edilecek kamulaştırma bedelinden mahsubunun talebi ile açılan kamulaştırma bedel tespit ve tescil davasında usule ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığından
kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!