WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/10805 E.  ,  2024/4871 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/297 Esas, 2023/453 Karar
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tapu kaydının Mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;...Mahallesi 112 ada 19, 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının Mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.06.2016 tarihli ve 2015/205 Esas, 2016/34 Karar sayılı ilâmı ile davanın kabulü ile belirlenen bedelin taşınmazların tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 18.06.2016 tarihli ve 2015/205 Esas 2016/34 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak alınan taşınmaza ilişkin güncel tapu kaydı getirtilmemiş, imar planı içinde yer alıp almadığı, imar planı içinde ise düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılıp yapılmadığı, değerlendirme tarihi itibari ile metrekare emlak değerleri araştırılmamış, tazminata konu taşınmazlardan da düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılıp yapılmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Yine hükme esas alınan raporda, tahdit içinde kalarak tapusu iptal edilen 24 parsel üzerinde yer alan kat irtifakı kurulu taşınmazların değeri çevredeki emsal daire alış satış serbest piyasa rayicine göre belirlenmiştir. Oysa 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (634 sayılı Kanun) 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulu üzerinde bağımsız bölümleri bulunan yapılarda, öncelikle arsanın zemin değerinin emsal karşılaştırması yöntemiyle değerlendirme tarihindeki değerinin tespit edilmesi, üzerindeki binanın tamamının değerlendirme tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesapları gösterilip yıpranma payı düşülmek; ayrıca bedelin tespitinde etkili diğer objektif ölçülerde dikkate alınarak taşınmazın arsa değeri ve tüm yapının değeri (ortak yerleride içerir biçimde) hesaplandıktan sonra davacının arsa payına düşen miktarına göre bağımsız bölümlerin değerlerinin tespit edilmesi o bağımsız bölümlerin yapısında değeri etkileyecek özellik ve nitelikte ekstra ilaveler varsa bunlarında gözönünde tutulmak suretiyle tazminatın belirlenmesi gerekmektedir. Yine bilirkişilerce 23 parselde başka hissedarlar da bulunduğu hâlde, parselin tahdit içinde kalan 36,80 m²lik kısmının zemin değerinin tamamının davacıya verilmiş olması da doğru değildir. Bu durumda; değerlendirme tarihi itibari ile davaya konu taşınmazların değerinin yönetimine uygun şekilde tespit edildiği söylenemez. Hâl böyle olunca, çekişmeli taşınmazların ve üzerindeki yapıların değerlendirme tarihinde yukarıda açıklanan Bakanlar Kurulu kararı ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı çerçevesinde 2015 yılındaki gerçek değeri tespit edilerek, Kadıköy Noterliğinin 09.11.1994 tarihli ve 28650 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki rızai taksim sözleşmesinin onaylı sureti de getirtildikten sonra, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.04.2021 tarihli ve 2019/94 Esas, 2021/321 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, belirlenen bedelin taşınmazların tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bozma öncesi Mahkemece, orman alanında olmadığından tapu kaydı iptal edilmeyen 112 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binaların değerinde %10 değer azalışı verilerek bedel belirlendiği, kararın sadece davalı Hazine vekilince temyiz edildiği ve bu hususun bozmaya konu edilmediği, idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınmadan bozmadan sonra %50 değer azalışı verilerek hesaplama yapılan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, belirlenen bedelin taşınmazların tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu...Mahallesi 112 ada 24 parselde yapılan hesaplamanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, 23 parsel sayılı taşınmazdaki diğer hissedarların hisselerinin gözetilmediğini, emsal taşınmazın özel amaçlı satış olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.