5. Hukuk Dairesi 2023/10804 E. , 2024/4942 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/274 Esas, 2023/366 Karar
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ...köyü 546, 571 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiğini, söz konusu parsellerin davacılar murisi tarafından tapu kaydı verilmek suretiyle edinildiğini, söz konusu yerleri tapuda kayıtlı özel mülkiyet kapsamında bir yer olması sebebiyle tapu siciline güvenerek üzerinde orman olduğuna dair hiç bir şerh bulunmadan intikalen malik olduklarını, tapu kaydına güvenen müvekkillerinin uğradığı zarardan devletin sorumlu olduğunu, bu sebeplerle fazlaya ilişkin talepleri, ıslah ve dava hakkı ile feri hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.12.2017 tarihli ve 2017/336 Esas, 2017/623 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 28.12.2017 tarihli ve 2017/336 Esas, 2017/623 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; hükme dayanak yapılan raporda taşınmazların sulanıp sulanmadığı konusunda açık bir gerekçe belirtilmeden kapitalizasyon faiz oranı % 4 olarak kabul edilerek sulu tarım arazisi olarak değer biçildiğini; ancak bir taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabulü için nereden ve ne şekilde sulandığının belirlenmesi gerekir. Bu nedenle önceki keşiflerde görev almamış yeni bir bilirkişi kurulu marifetiyle yapılacak keşifte taşınmazların kuru mu sulu mu olduğu, nereden ve ne şekilde sulandığı, sulama kaynağının yeterli olup olmadığı (hâkim gözlemi keşif tutanağına yazılmak suretiyle) hususları kesin olarak belirlendikten sonra münavebe ürünlerinin dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemi toptan kg. satış fiyatları tablosunun Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğünden getirtilmesi, yine tapu iptal kararının kesinleştiği tarihe göre, değerlendirme konusu ürünlerin verim ve maliyet tabloları da dikkate alınmak suretiyle, net gelir yöntemine göre tazminat değerinin tespit ettirilmesi, taşınmazların kuru veya sulu niteliği, konumu ve yüzölçümleri dikkate alınarak hakkaniyete uygun kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi hatalı olduğundan bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
1. Mahkemenin 18.07.2019 tarihli ve 2018/323 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkeme kararının onanması karar verilmiştir.
3. Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan 20.05.2019 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda ... ilinin ikliminin ılıman, nispi nemin yüksek, 741 mm'lik yıllık yağış ortalamasına sahip olduğu ve uygun ekolojik şartları nedeniyle susuz şartlarda sebze tarımına imkan verdiği, mevcut ekolojik şartlar çerçevesinde dava konusu taşınmazda aynı yıl içerisinde kış döneminde bezelye, hemen arkasından ilkbaharın yağışlarından istifade edilerek bamya ekilebildiği ve nadasa yer vermeksizin ikinci yıl karpuz ekilerek uygun bir ekim nöbeti izlendiği belirtildikten sonra; hesaplama aşamasında münavebeye ikinci yıl ürünü olarak buğday alınrak hesaplama yapılarak raporda çelişki yaratılması doğru olmadığı gibi; Dairemize aynı bölgeden intikal eden dosyalarda kuru arazide münavebeye 2. yıl ürünü olarak karpuz ürününün alındığı ve bu ürünün münavebeye alınmasının ... İl ve ...İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün münavebe cetveli ile de uyumlu olduğu halde, yazılı şekilde 2. yıl ürünü olarak münavebeye buğday ürünü alan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması, mahkemece bozma öncesi yapılan ilk keşifte ve bozma sonrası yapılan iki keşifte mahkeme gözleminde 571 parsel sayılı taşınmaz üzerinde dut ağaçlarının olduğu belirtilmediği gibi, davacı tarafça da bu husus hiç bir aşamada ileri sürülmediğinden bozma sonrası yapılan son keşifte dava konusu taşınmazın 1460.32 m²lik kısmının Dut Bahçesi niteliğinde olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı dut bahçesinin hesaplama yönteminde 2008 yılı ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde dut ürünü bulunmadığından bahisle, zeminine yaygın münavebe ürünlerine göre değer biçildikten sonra piyasa araştırmalarına göre tespit edilen maktu ağaç verisi eklenme suretiyle, bilimsel olmayan hesaplama yöntemine göre değer biçilmesi, hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazların konumu ve özelliklerinin bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, metrekare bedelinin çok düşük belirlendiğini, metrekare bedelinin 80.00-120,00 TL olması gerektiğini, taşınmazların villalara yerleşime çok yakın konumda olduğunu, ... Üniversitesine yakın konumda olduğundan objektif değer artışının daha yüksek alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde özetle; savunma ve itirazların dikkate alınmadığı, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede karpuz ürününün münavebede yer almadığını, münavebeye karpuz alınarak bedelin yüksek belirlendiğini, taşınmazların üzerinin orman bitkileri ile kaplı olduğundan verimin düşeceği, 2008 yılına göre arsa bedeli belirlendiğini, kapitalizasyon faizinin ve objektif değer artışının hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanunun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ... ili, ...ilçesi, ...Köyü 317 ada 21 parsel sayılı (eski 571 parselden ifrazlı) 7.266,06 m² yüzölçümlü ve 2924 parsel sayılı (eski 546 parselden ifrazlı) 3.444,24 m² yüzölçümlü taşınmazların 1958 yılında yapılan arazi kadastrosu sebebiyle davacılar adına tespit ve tescil edildiği, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/56 Esas, 408 Karar sayılı kararı ile (B) ile gösterilen 8.803,320 m² kısmının ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/58 Esas, 409 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın (C) ile gösterilen 3.444,236 m² kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 20.11.2018 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 25.06.2014 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arazi niteliğindeki ... ili, ...ilçesi, ...köyü 317 ada 21 parsel sayılı (eski 571 parselden ifrazlı) ve 2924 parsel sayılı (eski 546 parselden ifrazlı) sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak tazminata hükmolunmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!