WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/10803 E.  ,  2024/4017 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/358 Esas, 2021/883 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekili ve davalı...ekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, Sur ilçesi, Kayayolu köyü sınırları dâhilinde bulunan 71 parsel (ifrazen 75 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar İmiş Polat, Zini Polat, Recep Polat, Kemal Polat, Cemal Polat, Nori Kılıç, Enver Polat, Mustafa Polat, Yusuf Polat ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından müvekkillerinin müşterek malik olduğu parseli kapsayacak şekilde Pamukçay Barajı adı verilen bir baraj yapıldığını, davalı idare tarafından 2942 sayılı Kanun'a göre kamulaştırma işlemlerinin yapıldığını, bu işlemler yapılırken arazinin değerinin eksik hesaplandığını, davalı parselin sulu arazi vasfında olduğunu, davacının da arazinin sulu olduğunu kabul ettiğini, Diyarbakır ilinde sulu vasfında olan arazilerde iki ürün ekildiğini, Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden gelen yazıda sulu arazilerin değerinin buğday- pamuk- mısır münavebesi dikkate alınarak tespit edileceğinin belirtildiğini, bu yüzden yargılama aşamasında değer tespiti yapılırken bu şekilde hesap yapılmasını talep ettiklerini, 6360 sayılı Kanun'un Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra Diyarbakır ili, Sur ilçesi, Kayayolu köyünün belediye mücavir alanı içerisinde kaldığını, belediyenin tüm altyapı ve diğer hizmetlerinden yararlandığını, ayrıca Kayayolu köyünün Diyarbakır-Silvan ana yoluna ve Diyarbakır il merkezine yakın bir yerde olup ulaşım olanaklarının iyi olduğunu, bu nedenlerle arazinin değerinin yaklaşık dönüm bazında 25.000 TL olduğu kanaatinde olduklarını, yapılacak keşifte bu değerin tespit edileceğini, kamulaştırılan arazinin değerinin keşif yapılarak yeniden tespit edilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... Kağanaslan vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma evrakından da anlaşılacağı gibi davacı kurum ile taşınmaz sahipleri arasında yapılan pazarlık görüşmelerinin çoğu malikin kabul etmemesinden dolayı sonuçsuz kaldığını, yapılan görüşmelerde sonuç çıkmamasının tek nedeninin davacı kurumun, müvekkiline ait taşınmazın değerinin çok altında teklif yapması olduğunu, müvekkilin, yapılan teklifi kabul etmesi halinde mağduriyetinin ciddi bir boyuta ulaşacağını, mahkemede yapılacak yargılama sonucunda, taşınmazın kamulaştırma bedelinin gerçeğe ve hakkaniyete uygun olarak tespit edileceğinden dolayı, davacı kurumun kamulaştırma bedeli yönünden kötü niyetli olduğunun anlaşılacağını, bu nedenle kamulaştırma bedelinin gerçeğe ve hakkaniyete uygun olarak tespitini talep ettiklerini belirtmiştir.

3. Davalı ... vekili yargılama safhasındaki beyanlarında; kamulaştırılan taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.07.2014 tarihli ve 2012/485 Esas, 2014/1643 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmediği; ancak değerlendirmede esas alınan buğday, buğday samanı, silajlık mısır ve pamuğun değerlendirme tarihi olan 2012 yılına ilişkin olarak dekar başına ortalama üretim miktarı, hasat dönemi ortalama toptan kilogram satış fiyatı ve ortalama masrafa ilişkin Sur İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmi rakamlar getirtilip, bilirkişi raporunun denetlenmesi bilirkişi raporu ile resmi rakamlar uyuşmuyorsa resmi verilere göre taşınmaz bedelinin tekrardan tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması, bedeline hükmedilen taşınmaz baraj gölü içinde kaldığından tapudan terkini yerine tesciline karar verilmesi ve 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca uygulanan faizin karar tarihine kadarki dönem için yürütülmesi gerektiğinin gözetilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, 15.02.2018 tarihli ve 2015/518 Esas, 2018/172 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 15.02.2018 tarihli ve 2015/518 Esas, 2018/172 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bozma sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan ürünlerin masraf kalemine sermaye faizi eklenmek suretiyle düşük bedel tespitinin doğru görülmediği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı...ekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, bilirkişi raporunda dekara buğday, buğday samanı, sılajlık mısır, pamuk verim miktarlarının yüksek alınıp, ürünlerin üretim masraflarının düşük almak suretiyle taşınmazın metrekare birim fiyatının yüksek çıktığını, yörede yapılan bilimsel araştırma ve çalışmalar sonucunda kapitalizasyon faiz oranı %6 olarak belirlenmişken bilirkişi raporlarında kapitalizasyon faiz oranının %5 oranında alınarak taşınmazların metrekare birim fiyatlarının yüksek çıkmasına yol açtığını, bilirkişilerin uygun münavebe sistemini uygulamayarak taşınmazın değerini fahiş hesapladıkları ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı...ekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu yerin arsa olarak değerlendirilmesi gerekirken arazi olarak değerlendirilmesinin kanuna aykırı olduğunu, kaldı ki dava konusu taşınmazın gelir metodları ve maliyet cetvellerinin hatalı hesaplandığını, dava konusu taşınmazın objektif değer artışının %500'lere yakın bir değer verilerek hesaplanması gerekirken bu oranın %100 olarak alınmasının hak kaybına neden olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ve 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ilgili bölümleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, aynı temyiz sebeplerinin Dairemizin bozma ilamı öncesinde sunulan dilekçelerinde belirtildiği, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve davalı...ekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı Recep Polat'tan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.