5. Hukuk Dairesi 2023/10794 E. , 2024/4492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/756 Esas, 2018/910 Karar
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ...Mahallesi 3051 ve 3052 parsel sayılı taşınmazlarda davalı idare tarafından yapılan imar planı uygulaması sonucu bir bölümünden düzenleme ortaklık payı kesildiğini, kalan kısmın ise bedele dönüştürüldüğünü, bu bölüm için belirlenen bedelin düşük olduğunu belirterek bu bedelin artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, yapılan kesintilerin yasal kesintiler olduğunu, mevzuata uygun olduğunu, kanundaki 30 günlük hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.05.2015 tarihli ve 2014/401 Esas, 2015/345 Karar sayılı ilâmı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'la (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca; ''24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir.'' hükmü getirildiğinden açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğu gibi davalı idarece dava konusu taşınmazlara yönelik imar uygulamasının ilgili idare mahkemesinin kararı ile iptal edildiği ileri sürüldüğünden; imar uygulamasının iptaline ilişkin idare Mahkemesi kararı taraflardan temin edilip, söz konusu iptal kararına dayanılarak geri dönüşüm işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise yeniden imar uygulaması yapılıp yapılmadığı ilgili Belediye Başkanlığından, yeni bir imar uygulaması var ise buna ilişkin tapu kayıtları takyidatlarını da gösterir şekilde ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 09.10.2018 tarihli ve 2018/756 Esas, 2018/910 Karar sayılı ilamı ile davanın konusu kalmayan esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idare mahkemesince verilen iptal kararları doğrultusunda, dava konusu taşınmazda yapılan imar uygulaması iptal edilmiş ve geri dönüşüm işlemleri tamamlamış olup bu nedenle davanın reddi ile taraflarına vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına idarece takdir edilen karşılığın arttırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17 nci maddesinin son fıkrası
3. 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi.
4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; yargılama sırasında davaya dayanak imar uygulamasının kesinleşen mahkeme kararı ile iptali sonucu davalı ... tarafından geri dönüşüm işlemlerinin yapıldığı ve Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından tescil işlemlerinin tamamlandığı anlaşılmış olduğundan, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava açıldığı tarihteki haklılık durumu nazara alınarak, yargılama giderlerinden davalı idarenin sorumlu tutulmasında ve davacı taraf lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan
kararın ONANMASINA,
Davalı idareden alınması gereken 427,80 TL ve 2.107,80 temyize başvuru harçlarının alınmasına,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!