5. Hukuk Dairesi 2023/10776 E. , 2024/3840 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/98 Esas, 2023/2199 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel (ifrazen ... ada ... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından belirlenen değerin oldukça düşük olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca yeniden kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğini ve bu tespit yapılırken taşınmazın niteliklerinin göz önüne alınması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2018/357 Esas, 2022/63 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/193 Esas, 2022/713 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmaya konu arsa niteliğindeki taşınmaza arazi olarak değer biçen raporun hükme esas alınamayacağı belirtilerek, dosya içerisinde mevcut 30.01.2020 havale tarihli rapor esas alınarak emsal karşılaştırmasına göre değeri belirlenmiş, dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan irtifakın yarattığı değer düşüklüğü nazara alınarak birim bedeli tespit edilmiş olup, tespit edilen kamulaştırma bedelinden 387.569,63 TL'lik kısmının İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile davalıya ödenmesine karar verildiği gözetilerek, bu kısma İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 06.02.2018 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, tespit edilen bedelin tamamına İlk Derece Mahkemesinin ikinci karar tarihi olan 10.03.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile aynı bölgede bulunan konum ve nitelik olarak da benzer olan ... ada ... parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 53,57 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemiz denetiminden geçerek 2021/7752 Esas, 2021/12511 Karar sayılı kararı ile onandığı, yine ... ada ... parsel (eski ...) parsel sayılı taşınmaza 22.10.2012 değerlendirme tarihi itibarıyla 43,86 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemiz denetiminden geçerek 2022/6630 Esas, 2022/156491 Karar sayılı karar ile onandığı anlaşıldığından, değerlendirme tarihi olan 05.02.2016 itibarıyla dava konusu taşınmaza takdir edilen 22,45 TL/m² birim fiyatı inandırıcı görülmediğinden, bitişik ve yakın konumda bulunan parseller için tespit edilen metrekare değerinden ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde olduğunu, emsal incelemesinin usule uygun olmadığını, bedelin yüksek tespit edildiğini ve arta kalan kısımda değer kaybı olmayacağını, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, dosya kapsamında arazi olarak belirleme yapan raporun 32,04 TL/m² belirlediğini, yakın konumdaki taşınmazlara arsa olarak 63 TL belirlendiğini, taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
4. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!