5. Ceza Dairesi 2024/550 E. , 2024/4341 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/5635 Değişik iş
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın kabulü
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.07.2021 tarihli ve 2021/84734 Soruşturma, 2021/94923 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın kabulüne ilişkin merci Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.01.2022 tarihli ve 2021/5635 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.01.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/128794 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/128794 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 11.04.2021 tarihli dilekçesinde özetle, müvekkilinin taraf olduğu Ankara Satış Memurluğunun 2015/193 satış sayılı dosyasında müvekkilinin taleplerinin İcra Müdürlüğü görevlileri tarafından zamanında yerine getirilmediğini, müvekkilinin maddi zararının oluştuğunu belirterek, söz konusu görevlilerin görevlerini kötüye kullandıkları iddiasında bulunduğunun anlaşılması karşısında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.07.2021 tarihli ve 2021/84734 esas, 2021/94923 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın "... memurların görevlerini kötüye kullandıkları ve kişilerin mağduriyetine sebep olduklarına dair yeterli şüphenin bulunduğu anlaşılmakla, şüphelilerin eylemlerine yönelik yetkili makamdan soruşturma izni alınarak muhakkik tayin edilmesi ve sonucuna göre atılı suçlar yönünden değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla, itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ..." şeklinde gerekçe ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 114. maddesinde yer alan "Adalet komisyonlarının görevleri şunlardır:
a) Atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılanlar dışındaki adlî ve idarî yargı ile ceza infaz kurumları ve tutukevleri personelinin;
1) İlk defa Devlet memurluğuna atanacaklardan merkezî sınavda başarılı olanların ilgili yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek sözlü ve gerektiğinde uygulamalı sınavlarını yapmak, hukuk fakültesi ve adalet meslek yüksek okulu mezunlarına öncelik tanımak kaydıyla başarılı olanların atanmalarını teklif etmek.
2) Aslî Devlet memurluğuna atanmaları, sicil ve disiplin işlemleri, görevden uzaklaştırılmaları, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlemlerini bu Kanun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine göre yerine getirmek.
3) Naklen veya hizmet gereği atamasını, ilgili mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısının görüşünü alarak, yetki alanı içerisinde yapmak.
4) Geçici olarak görevlendirmesini, yetki alanı içerisinde altı ayı geçmemek üzere yapmak.
b) Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.
İlk defa Devlet memurluğuna atanması teklif edilen personelin atanmaları Bakanlık onayı ile tamamlanır. Bu personelin atanması, eğitilmesi ile ilgili usûl ve esaslar yönetmelikte gösterilir.
Bu madde kapsamındaki personeli, ilgili adalet komisyonunun muvafakati, teklifi veya hizmetin gereği olarak başka bir adalet komisyonunun yetki alanına naklen atama veya geçici olarak görevlendirme yetkisi Adalet Bakanlığına aittir.",
Yine anılan Kanun'un 116. maddesinde yer alan, "Bu kısımda yazılı memurların görevlerinden doğan suçlarından dolayı bulundukları yer Cumhuriyet savcılığınca doğrudan doğruya genel hükümler dairesinde soruşturma ve kovuşturma yapılır." ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/5. maddesinde yer alan, "Kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliye ile ilgili görev veya işlerde kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kamu görevlileri ile Cumhuriyet savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk âmir ve memurları hakkında Cumhuriyet savcılarınca doğrudan doğruya soruşturma yapılır..." şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, İcra Müdürlüğünde görevli memurların görevlerinden doğan suçlarından dolayı bulundukları yer Cumhuriyet savcılığınca doğrudan doğruya genel hükümler dairesinde soruşturma ve kovuşturma yapılacağı dikkate alınmadan, merciince yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2-Kabule göre de, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.07.2021 tarihli ve 2021/84734 esas, 2021/94923 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 19.01.2022 tarihli ve 2021/5635 değişik iş sayılı kararı ile şüpheliler ... ve ...'un görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerine dair yeterli şüphenin bulunduğu ve yetkili makamdan soruşturma izni alınıp muhakkik tayin edilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, yukarıda detaylıca anlatıldığı şekilde, İcra Müdürlüğünde görevli memurların görevlerinden doğan suçlarından dolayı bulundukları yer Cumhuriyet savcılığınca doğrudan doğruya genel hükümler dairesinde soruşturma ve kovuşturma yapılacağının anlaşılması karşısında, şüpheliler haklarında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüphe bulunduğu ve delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Şüpheliler hakkında şikayetçinin dilekçesinde belirttiği iddialar üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.07.2021 tarihli ve 2021/84734 Soruşturma, 2021/94923 sayılı Kararı ile yapılan işlemler usul ve yasaya uygun bulunarak görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurları oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair Karar verilmiştir. Şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.01.2022 tarihli ve 2021/5635 Değişik iş sayılı Kararı ile itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. maddesi“ (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir.
3.Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
4.2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 114. maddesinde "Adalet komisyonlarının görevleri şunlardır: a) Atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılanlar dışındaki adlî ve idarî yargı ile ceza infaz kurumları ve tutukevleri personelinin; 1) İlk defa Devlet memurluğuna atanacaklardan merkezî sınavda başarılı olanların ilgili yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek sözlü ve gerektiğinde uygulamalı sınavlarını yapmak, hukuk fakültesi ve adalet meslek yüksek okulu mezunlarına öncelik tanımak kaydıyla başarılı olanların atanmalarını teklif etmek. 2) Aslî Devlet memurluğuna atanmaları, sicil ve disiplin işlemleri, görevden uzaklaştırılmaları, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlemlerini bu Kanun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine göre yerine getirmek. 3) Naklen veya hizmet gereği atamasını, ilgili mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısının görüşünü alarak, yetki alanı içerisinde yapmak. 4) Geçici olarak görevlendirmesini, yetki alanı içerisinde altı ayı geçmemek üzere yapmak. b) Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek. İlk defa Devlet memurluğuna atanması teklif edilen personelin atanmaları Bakanlık onayı ile tamamlanır. Bu personelin atanması, eğitilmesi ile ilgili usûl ve esaslar yönetmelikte gösterilir. Bu madde kapsamındaki personeli, ilgili adalet komisyonunun muvafakati, teklifi veya hizmetin gereği olarak başka bir adalet komisyonunun yetki alanına naklen atama veya geçici olarak görevlendirme yetkisi Adalet Bakanlığına aittir.", aynı Kanun'un 116. maddesinde "Bu kısımda yazılı memurların görevlerinden doğan suçlarından dolayı bulundukları yer Cumhuriyet savcılığınca doğrudan doğruya genel hükümler dairesinde soruşturma ve kovuşturma yapılır." ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/5. maddesinde "Kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliye ile ilgili görev veya işlerde kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kamu görevlileri ile Cumhuriyet savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk âmir ve memurları hakkında Cumhuriyet savcılarınca doğrudan doğruya soruşturma yapılır..." düzenlemelerine yer verilmiştir.
5.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde şüphelilerin görevlerinden doğan suçlarından dolayı bulundukları yer Cumhuriyet savcılığınca doğrudan doğruya genel hükümler dairesinde soruşturma ve kovuşturma yapılması gerektiği nazara alınarak şüpheliler ... ve ...'un ifadelerinin alınması sonrasında görevi kötüye kullanma suçu yönünden etkin bir soruşturma yapılması gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi farklı gerekçeyle yerinde görülmüştür.
6.(2) numaralı istemin içeriğine nazaran, (1) numaralı kanun yararına bozma istemi ile ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.01.2022 tarihli ve 2021/5635 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.(1) numaralı kanun yararına bozma istemi ile ilgili olarak bir karar verilmesine yer olmadığına,
5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!