5. Ceza Dairesi 2023/4474 E. , 2023/6399 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/739 Esas, 2021/200 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER : ... dışındaki sanıklar hakkında eylemlerinin kül halinde zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyet
Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/739 Esas, 2021/200 sayılı Kararının katılan bakanlık vekili ile sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Hakkında hüküm kurulmayan sanık ... ile ilgili mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüş ve bu sanık hakkında verilen bir hüküm bulunmaması nedeniyle temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince yukarıda belirtilen husus dışında temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.08.2011 tarihli ve 2011/31572 Esas, 2011/91626 Soruşturma, 2011/12286 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi, 1163 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2012 tarihli ve 2011/718 Esas, 2012/1846 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 51 inci maddesi uyarınca bu cezalarının ertelenmesine ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, 1163 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 52 nci maddeleri gereğince 2 ay 15'er gün hapis ve 100'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine hükmedilmiştir.
3.Bahse konu hükümlerin sanıklar müdafiileri ile katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.07.2017 tarihli ve 2016/9369 Esas, 2017/3168 sayılı Kararı ile sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme biçimde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden dosya kapsamına ve oluşa uygun olmayan gerekçelerle 1163 sayılı Kanun'a aykırılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması, kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1 inci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki orantılılık ilkesine aykırı olarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini ve cezalarının bireyselleştirilmesi ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ayrıca 1163 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerinde anılan Kanun'un Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında ''elli günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar'' hükmünün bulunmasına rağmen temel cezanın belirlenmesi sırasında 6 gün adli para cezasına hükmedilmesi, sanıklar Ali İhsan, Hasan, Ertuğrul ve Mehmet hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde verilen kısa süreli hapis cezaları ertelenmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilerek aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2018 tarihli ve 2017/1546 Esas, 2018/543 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 51 inci maddesi uyarınca bu cezalarının ertelenmesine hükmolunmuştur.
5.Bahse konu hükümlerin sanıklar müdafii ile katılan bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.05.2019 tarihli ve 2019/772 Esas, 2019/4922 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kısa süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine,
sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına ya da maddede yazılı seçenek tedbirlere çevrilebileceği ve sanıkların lehe hükümlerin uygulanması yönündeki taleplerinin 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesini de kapsadığı gözetilmeden, herhangi bir gerekçe de gösterilmeden anılan Yasa hükmünün sanıklar hakkında uygulanmaması, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
6.Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/739 Esas, 2021/200 sayılı Kararı ile sanıklar Hasan, Mehmet ve Ali İhsan hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası karşılığı 3.740'ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan bakanlık vekilinin temyiz istemi; alt sınırdan ceza verilmesinin ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.
2.Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; mazeretlerine rağmen yokluklarında karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.05.05.2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 15.06.2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
2.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.İddiaya konu son suç tarihinin 05.05.2010 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan bakanlık vekili ile sanıklar müdafiinin sanıklardan ... hakkındaki temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/739 Esas, 2021/200 sayılı Kararına yönelik katılan bakanlık vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!