WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ

A- A A+

5. Ceza Dairesi         2023/10303 E.  ,  2023/11740 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/631 Değişik iş
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2023 tarihli ve 2023/631 Değişik iş sayılı Kararı ile sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli ve 2022/98 Esas, 2023/321 sayılı Kararına vaki itirazın reddine karar verilmiş, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.09.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102367 sayılı yazısı ile dosya Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102367 sayılı kanun yararına bozma isteminin "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, Toros Emlak Müdürlüğünde emlak müdür ve emlak müdür yardımcısı olarak görev yapan sanıklar hakkında, anılan kurumda milli emlak uzmanı olarak görev yapan inceleme dışı ... tarafından Antalya ili, Kepez ilçesi, Varsak mahallesi, 3248 ada 1 parsel ve 3249 ada 1 parsel sayılı taşınmazların metrekaresi 200,00 Türk lirası üzerinden takdir edilen kıymet bedellerinin MEOP sistemine daha düşük bir bedel olarak girilmesini takiben, anılan taşınmazların düşük bedelle satışı nedeniyle meydana gelen Hazine zararı kapsamında, kurum nezdinde tanzim olunan taksitli satış sözleşmesi, hak sahipliği belgesi ve tapu devir yazısında imzalarının bulunduğu gerekçesiyle sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince haklarındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.11.2014 tarihli ve 2014/5.MD-277 esas, 2014/476 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, görevi kötüye kullanma suçunun kasten işlenen suçlardan olup, bu suçtan sözedilebilmesi için; kamu görevlisinin kasten, bilerek, isteyerek görevin gereklerine aykırı hareket etmesi veya görevini bilerek ve isteyerek ihmal etmesi veya geciktirmesi gerektiği, görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, gerçekleştirilen fiilin, kamu görevlisinin görevi alanına giren bir hususla ilgili olması gerekmekte olup kamu görevinin gereklerine aykırı davranışın, kişilerin mağduriyetiyle sonuçlanmış olması veya kamunun ekonomik bakımdan zararına neden olması ya da kişilere haksız bir kazanç sağlamış olması halinde, görevi kötüye kullanma suçunun oluşacağı nazara alındığında,
Somut olayda, bahse konu taşınmazların kıymet takdir girişlerinin MEOP sistemine milli emlak uzmanı olan inceleme dışı diğer sanık ... tarafından gerçeğe aykırı olarak yapılması sonrasında, belirlenen gerçek dışı bedele göre satışa esas tebligat yazılarının yine adı geçen tarafından hazırlandığı ve inceleme dışı diğer sanık emlak müdür yardımcısı ... tarafından imzalandığı, tebligat yazılarının alıcıya elden tebliğini müteakip, yine ... tarafından düzenlenen taksitli satış sözleşmeleri ile alıcı tarafından satış bedellerinin ödenmesi üzerine hak sahipliği belgelerinin sanık ... tarafından imzalandığı, satış işlemlerinin sona ermesini takiben, taşınmazların tapu devirlerinin sağlanması amacıyla tapu devir yazılarının veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan inceleme dışı diğer sanık ... tarafından hazırlandığı ve sanıklar ... ve ... tarafından imzalanması neticesinde işlemlerin tamamlandığı,
Taşınmazların takdir edilen kıymetlerinin doğruluğunun alıcıya tebligatın yapılması sürecinde kontrol edilmesi gerekmekte olup, bu süreçte görevli ve sorumlu olan kişilerin inceleme dışı sanıklar ... ve ... olduğu, tebligat aşamasının adı geçen sanıklar tarafından tamamlanmasını müteakip, takip eden işlemler esnasında sanıkların sorumluluğunun satışa esas tebligat yazısı uyarınca ve bu yazıya uygun olarak süresinde ödeme yapılıp yapılmadığı, muvafakatnamenin bulunup bulunmadığı, alıcı imzalarının tam olup olmadığı, hak sahibi ve taşınmaz bilgilerinin doğru yazılıp yazılmadığı gibi hususlarda mevcut bilgi ve belgelere göre şekli bir denetimden ibaret olduğu, satış işlemi kesinleştikten sonra taşınmazların devri için gerçekleştirilen işlemler sırasında taşınmazların kıymet takdirlerinin denetiminin sanıkların görev alanına girmediği ve sanıklarca da anılan işlemlerin kesinleşmiş olan satış tebligatı yazısına uygun olarak gerçekleştirildiği, öte yandan kurum nezdinde gerçekleştirilen her işlem sırasında belgelerin içeriğinin denetlenmesinin sanıklardan beklenmesinin mümkün olmadığı gibi kamu hizmetinin yürütülmesinde aksamaya yol açacağı, aksinin kabulü halinde dahi dosya kapsamında sanıkların bir kasıt ve ihmallerinin bulunmadığı ve beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2022/98 Esas, 2023/321 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında zincirleme biçimde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bahse konu kararlara sanıklar müdafiinin itirazı üzerine yerinde görülmeyen itirazın değerlendirilmesi için dosya Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş, Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde sayılan objektif koşulların oluşup oluşmadığının tespiti yanında, hem maddi olay hem de hukuki yönden değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verilmiştir.
2. 6008 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının son cümlesi “Sanığın kabul etmemesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez” şeklinde düzenlenmiştir.
3. Mahkemece sanıklar ... ve ...'e 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince haklarında verilecek olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyip istemediklerinin sorulmadığının anlaşılması karşısında, merciince itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerektiği halde reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
4.İnceleme konusu karar hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus bakımından kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.