WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ

A- A A+

5. Ceza Dairesi         2022/5322 E.  ,  2024/4330 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/940 Esas, 2022/877 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen 21.09.2018 tarihli beraat kararının, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesinden sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp, kanunen uyma zorunluluğu bulunan mahkemece bozma kararı doğrultusunda sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 17.11.2021 tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/718 sayılı Kararın verildiği, somut olayda hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinden birinin bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen durumların söz konusu olmamasına rağmen kararın hukuka aykırı olarak bozulup ilk derece mahkemesine gönderildiği, bu kararın 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükmün ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2015/399 Esas, 2018/321 sayılı Kararı ile sanığın yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/1318 Esas, 2020/696 sayılı Kararı ile bahse konu hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/718 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.05.2022 tarihli ve 2022/940 Esas, 2022/877 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; suç tarihi 2011 yılı olmakla dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, bu nedenle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun manevi unsurunun suçu oluşturan hareketin veya ihmalin mutlaka bilinçli ve iradi yapılması gerektiğine, müvekkilinin 2011 yılından itibaren unutkanlık hastalığı nedeniyle çeşitli ilaçlar kullandığının sabit olup bu hususun Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Sağlık Kurulunun 07.02.2018 tarihli raporuyla da teyit edildiğine, katılanın Bursa SGK İl Müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçedeki "...iş yerinde çalıştırmadığını beyan ettiğim kişilerde gerçekte firmamda çalışmıştır..." şeklindeki beyanı ile de sanığın suç teşkil edecek eylemde bulunmadığını ikrar ettiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre 2011 olan suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.