5. Ceza Dairesi 2022/3238 E. , 2023/11861 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/79 Esas, 2018/554 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : 1)İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve 2016/355 Esas, 2017/562 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkûmiyet,
2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 08.03.2018 tarihli ve 2018/79 Esas, 2018/554 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 08.03.2018 tarihli ve 2018/79 Esas, 2018/554 sayılı Kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun'un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, sanığın da anılan geçici maddeye istinaden 15 günlük yasal süre içerisinde 02.12.2021 tarihli dilekçeyle hükmü temyiz ettiği gözetildiğinde esasın incelenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2016 tarihli ve 2016/76329 Soruşturma, 2016/27565 Esas, 2016/2972 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2016 tarihli ve 2016/274 Esas, 2016/228 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2017 tarihli ve 2016/355 Esas, 2017/562 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereğince 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezasına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu cezanın 4 eşit taksitte ödenmesine ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
4.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/79 Esas, 2018/554 sayılı Kararı ile tekerrür hükümlerine ve yargılama giderlerine ilişkin olarak istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan tebligatın usulsüz olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı ve suç vasfının değiştiği sebepleriyle kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İstanbul Barosuna kayıtlı Avukat olan sanığın; davacı katılan vekili sıfatıyla takip ettiği Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/317 (bozma öncesi 2007/86) Esasına kayden görülen alacak davasının 10.10.2011 tarihli duruşmasına mazeretsiz katılmayarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince davanın yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, 3 ay içinde de yenileme talebinde bulunmayıp, aynı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair 19.01.2012 tarihli ve 2012/20 sayılı Kararın verilmesine neden olduğu gibi müvekkili olan katılanın sebepsiz yere yargılama giderleri ile karşı tarafa vekâlet ücreti ödemesine sebebiyet vererek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuş, sanığın bu kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan incelemede istinaf başvurusu düzeltilerek esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/79 Esas, 2018/554 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!