5. Ceza Dairesi 2022/2650 E. , 2023/6422 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/179 Esas, 2015/130 Karar
SUÇ : Rüşvet alma
HÜKÜM : Mahkumiyet
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/179 Esas, 2015/130 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Ticaret Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce davaya katılma talebinde bulunulması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Ticaret Bakanlığı vekilinin 24.03.2022 havale tarihli dilekçesinin aleyhe temyiz iradesi içermediği, katılma talebine yönelik olduğu, bu itibarla incelemenin sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Tayin olunan ceza miktarına nazaran sanık müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.08.2014 tarihli ve 2014/1358 Soruşturma, 2014/1712 Esas, 2014/110 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/179 Esas, 2015/130 sayılı Kararı ile sanık hakkında rüşvet alma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 28.05.2015 havale tarihli usul ve yasaya aykırı kararın temyizine ilişkin süre tutum dilekçesini müteakip 29.06.2015 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ile; rüşvet verdiği iddia olunan şahısların yasal engelleri olmaması nedeniyle sorunsuz bir şekilde geçiş yaptıklarını, kamera görüntülerinden anlaşılacağı üzere evrakı tamamlanmadan gümrük kapısından geçişlerine izin verilmediğini, sanığın rüşvet konusu bir para almadığını beyan ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Öncüpınar Gümrük Müdürlüğünde bir kısım şahısların hareketlerinden şüphelenilmesi üzerine ilgili personelce kamera görüntülerinin incelenmesi üzerine, Türkiye'ye giriş yapmak isteyen beyaz renkteki Hyundai marka aracın olay günü saat:16.37'de kamera kaydına girdiği ve giriş yapmak için gelen aracın bir müddet sonra geri geri gitmeye başlayarak Suriye istikametine döndüğü, bu esnada gümrük muhafaza memuru olarak görev yapan sanık ...'ın, söz konusu aracı gümrük kapısına çağırdığı, doyası tefrik edilen sanık Mahmoud Jaber'in bu aracın şoförü olduğu ve ...'ın çağırdığı kapıya geldiği, aynı zamanda yine dosyası tefrik edilen diğer sanık ...'nin de olay yerine geldiği ve aracın camından içeri doğru eğildiği, Mahmoud Jaber'in sol eliyle cebinden çıkarttığı ABD dolarını ve bir kısım belgeleri ...'ye verdiği, Ayman'ın da kimliği belirsiz olan ve arkasından gelen kareli gömlekli şahsa bunları verdiği, kareli gömlekli olan kimliği belirsiz şahsın ise para ve evrakı sanık ...'a teslim ettiği, ...'ın da evrakın arasında olan ABD dolarını alarak cebine koyduğu iddia olunan somut olayda, Mahkemece; sanığın üzerine atılı eylemin sübuta erdiği kabul edilerek rüşvet alma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuştur.
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/179 Esas, 2015/130 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!