5. Ceza Dairesi 2021/8285 E. , 2023/6542 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/94 Esas, 2016/100 Karar
SUÇLAR : İkna suretiyle irtikap
HÜKÜMLER : Değişen suç vasfına göre; icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2014 tarihli ve 2014/72305 Soruşturma, 2014/38865 Esas, 2014/3920 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2014/390 Esas, 2015/377 sayılı Kararı ile sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. O yer Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2016/70 Değişik iş sayılı Kararı ile itirazın kabulüne ve sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2016/94 Esas, 2016/100 sayılı Kararı ile sanık ...'in icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında da icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuşur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri
Dosya kapsamı ve taraf beyanlarına göre sanık ...'nun eyleminin irtikap suçuna teşebbüs, diğer sanık ...'nun eyleminin de 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesindeki bağlılık kuralı gereği irtikap suçuna yardım etmeye teşebbüs niteliğinde bulunduğu, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma koşulları oluştuğu halde yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararları verilmesinin, diğer yandan sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna,
B. Sanık ... ve müdafiniin temyiz nedenleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın gözaltında bulunduğu 1 günlük sürenin cezasından mahsubuna karar verilmediğine, lehe hükümler talebinin karşılanmadığına,
C. Sanık ...'nun temyiz nedenleri
Mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde polis memuru olan sanık ... ve akrabası olan diğer sanık ...'in Türkmenistan uyruklu şikayetçiler Dilara ve Dilaram ile yolda karşılaştıkları, sanık ...'in polis kimlik kartını göstererek şikayetçilerin kimliklerini sorduğu, pasaportları inceledikten sonra Dilara'nın kaçak olduğunu ve polis ekibi çağırıp adı geçenin götürüleceğini söylediği ancak, pasaportun içerisine konulan 200 Dolar para ve sanıkların evlerinin temizlenmesi karşılığında Dilara hakkında işlem yapılmaması konusunda karşılıklı anlaşmaya varıldığı iddiası ile sanıklar hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; sanıkların üzerlerine atılı irtikap suçundan cezalandırılmalarını gerektirecek derecede kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, irtikap suçunun unsurlarının olayda oluşmadığı ancak sanık ...'in görevi olmadığı halde hizmeti dışında işlem yaparak görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle şikayetçileri rahatsız ederek mağduriyetlerine sebebiyet verdiği kabulüyle sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve bu suça yardım etme suçundan cezalandırılmalarına hükmedildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Temel amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olan ceza yargılamasının en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" olup, bu kapsamda sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesi için suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilmesi ve sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında; şikayetçi Dilara'nın pasaportunun süresinin dolması nedeniyle kaçak durumda bulunması ancak sınır dışı edilmemesi karşılığında sanıkların 200 Dolar para aldıkları ve evlerinin temizlenmesini istedikleri iddiasıyla açılan davada, şikayetçinin beyanının doğrulanması noktasında, şikayetçi Dilara'nın beyanının alınamamış olması, diğer şikayetçiler Zamira ve Dilaram'ın bizzat görgüye dayanan beyanlarının bulunmaması, olayın sanık ...'in görev yaptığı sırada değil, istirahatte bulunduğu sırada meydana geldiğinin iddia edilmesi, Dilara'nın sanık ... ile olay gecesi mesajlaştığı, dosya içerisinde bulunan mesaj tespit tutanağı içeriğine göre tarafların ertesi gün buluşmak için randevulaştıkları, sanıkların aşamalardaki savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, suça konu paranın ele geçirilemediği, bu itibarla sanıkların mahkumiyetlerine yeterli somut, kesin, tarafsız, inandırıcı ve her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığı gözetilerek beraatlerine karar verilmesi gerektiği halde dosya kapsamı ile uyuşmayan yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149 Esas, 2008/163 sayılı; 13.11.2007 tarihli ve 2007/171 Esas, 2007/235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu, verilen hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken “Sanıklar hakkında daha önce mahkememizce bu suçtan dolayı 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve mahkememiz bu kararının ... 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/70 Değişik İş sayılı kararıyla kaldırıldığından bu nedenle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği düşüncesiyle” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle anılan hükmün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında aynı Kanun ve maddenin birinci fıkrasının uygulanamayacağının nazara alınmaması,
5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezası ertelenen sanıklar hakkında denetim süresi belirlenmemesi,
5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hapis cezası ertelenen sanıkların denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemeleri halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği, aynı Kanun ve maddenin sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde ise cezanın infaz edilmiş sayılacağının huzurda bulunan sanıklara ihtaratının yapılmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2016/94 Esas, 2016/100 sayılı Kararına yönelik sanık ... ve müdafii, sanık ... ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!