WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ

A- A A+

5. Ceza Dairesi         2021/7791 E.  ,  2023/7210 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/42 Esas, 2016/195 Karar
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet,
Sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2015 tarihli ve 2015/5188 Soruşturma, 2015/2165 Esas, 2015/224 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2015/28 Esas, 2015/43 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereği yargılamanın yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince son soruşturmanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde açılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/195 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüyle kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak mahrumiyetine, sanık ... hakkında ise atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın eyleminin suç teşkil etmediğini, İstanbul 23. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen usulden ret kararının hak kaybına yol açmadığını, davayı yeniden açabilme imkanının bulunduğunu, tahliyenin gecikmesi nedeniyle katılanın ayrıca tazminat aldığını, sanığın ihmali var ise de bu durumu gidermek için elinden gelen çabayı gösterdiğini, duruşmalara hakkında beraat kararı verilen sanık ...'nin katıldığını bildirerek mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu sebebiyle kararı temyiz etmiştir.
B. O yer Cumhuriyet Başsavcı vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri
Sanıkların görevlerini yerine getirirken üzerlerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü ihmal ettikleri gözetilmeksizin sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu sebebiyle kararı temyiz etmişlerdir.
III. OLAY VE OLGULAR
İstanbul Barosunda kayıtlı avukat olan sanıklar ... ve ...'nin davacı vekili sıfatıyla takip ettikleri İstanbul 23. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/539 esas sayılı tahliye davasının 19.07.2012 tarihli duruşmasında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca keşif masrafı olarak 855 Türk lirası gider avansının ikmaline dair iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen gereğine tevessül etmeyerek 29.11.2012 tarihli ve 2012/450 sayılı davanın usulden reddine dair Kararın verilmesine sebebiyet verdikleri iddia edilerek haklarında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemece; sanık ... hakkında sübut bulan atılı suç nedeniyle mahkumiyetine, sanık ... hakkında ise suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine hükmedildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün incelenmesinde;
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında O yer Cumhuriyet Başsavcı vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/195 sayılı Kararında O yer Cumhuriyet Başsavcı vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında sadece 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine, hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması,
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/195 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin dördüncü paragrafının "5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna göre takdiren 75 tam gün adli para cezasına çevrilmesine ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da sanığın sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek 1 gün karşılığı takdiren 20,00 TL'den hesap edilerek kısa süreli hapis cezası yerine sanığın neticeten 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına", keza hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin altıncı paragrafının, mahkemenin takdir ve uygulaması da nazara alınarak, "Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan takdiren 60 gün süreyle yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.06.2023 tarihinde karar verildi.