WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ

A- A A+

5. Ceza Dairesi         2021/7672 E.  ,  2023/7023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/490 Esas, 2016/223 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Tayin olunan cezanın adli para cezası olmasına nazaran yasal koşulları oluşmadığından sanığın duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2014 tarihli ve 2014/73595 Soruşturma, 2014/26721 Esas, 2014/1501 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/74 Esas, 2014/61 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2014/490 Esas, 2016/223 sayılı Kararı ile sanığın eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fırkasının (a) bendi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı katılan vekili sıfatıyla İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün 2012/14961 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında 11.10.2012 tarihinden itibaren alacağın tahsiline yönelik herhangi bir işlem yapmadığı, bu suretle katılanın mağduriyetine sebebiyet verdiği iddiasıyla sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmış, mahkemece sanığın eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı katılan vekili sıfatıyla İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün 2012/14961 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında 11.10.2012 tarihinden itibaren alacağın tahsiline yönelik herhangi bir işlem yapmadığı, bu suretle katılanın mağduriyetine sebebiyet verdiği gerekçesiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın savunmasında belirttiği ... isimli tanık dinlenmeden ve mahkemece tanık adına bir kez çağrı kağıdı çıkarıldıktan sonra duruşmaya gelmeyen tanık hakkında dinlenmesinin gerekliliği konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
İddianamede ve son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan anılan Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2014/490 Esas, 2016/223 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ile dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.