5. Ceza Dairesi 2021/5891 E. , 2023/6055 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/101 Esas, 2015/394 Karar
SUÇLAR : Zimmet
HÜKÜMLER : Değişen suç vasfına göre; ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.01.2014 tarihli ve 2013/142101 Soruşturma, 2014/2649 Esas, 2014/132 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/394 sayılı Kararı ile eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın işçi olarak çalıştığına, kooperatif muhasipliği görevi hakkında hiç tecrübesinin olmadığına, kooperatif müdürü olan diğer sanık ... tarafından mal ve ürün alımı yapılıp fatura düzenlendikten sonra sanığın haberdar olduğuna, suç işleme kastının olmadığına, kooperatifin stok açığının zimmete geçirildiği iddia edilen mal ya da bedeli olan tutardan kaynaklandığı yönünde somut bir bilirkişi tespiti veya herhangi bir başka delilin bulunmadığına
ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına, sanığın kamu kurumunda memur olduğuna, verilen cezanın memuriyetine de zarar vereceğine, tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, neden alınmadığına ilişkin de değerlendirme yapılmadığına, gerekçede mahkumiyet nedenlerini gösterir somut delillere yer verilmediğine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
S.S. Rulmancılar Tüketim Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi ve çalışanı olan sanıklar hakkında görevleri nedeniyle zilyetliği kendilerine devredilen kooperatif mallarını zimmetlerine geçirdikleri, iddiasıyla zimmet suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; sanıkların kooperatifin mal varlıklarını zimmetlerine geçirdikleri hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, ancak kooperatifin zarara uğramasına neden olduklarından bahisle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri kabulüyle bu suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların yargılama konusu eylemlerinin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan kooperatif yönetim kurulu üyesi ve çalışanı olmaları nedeniyle sanıklar hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/394 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!