5. Ceza Dairesi 2021/4048 E. , 2023/11747 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2007/315 Esas, 2014/284 Karar
SUÇLAR : Zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği (sanıklar ... ve ... hakkında), resmi belgede zincirleme sahtecilik (sanık ... hakkında)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşürülme
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.06.2007 tarihli ve 2007/10831 Soruşturma, 2007/4016 Esas, 2007/171 numaralı İddianamesiyle sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları, tüm sanıkların kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2007/315 Esas, 2014/284 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ...'in zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 6 yıl 21 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...'nın resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyizi, atılı suçlardan mahkumiyete yeterli delil olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan ...'ün 890 Sayılı ... Tarım Kredi Kooperatifinde müdür, ...'in muhasebeci, ...'nın ise hizmetli olarak çalıştıkları, ... ve ...'in kooperatif ortakları adına kooperatif senedi tanzim edip ortakların imzalarını taklit ettikleri, kredi çekip kullandıkları, senetlerdeki imzaların ...'nın eli ürünü olduğu, ... ve ...'in kooperatif parasını bu suretle zimmetlerine geçirdikleri, ...'nın da diğer sanıklarla beraber kooperatif ortakları adına senetler tanzim ettiği kabul edilerek ... ve ...'in zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği, ...'nın ise resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıklar hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan da kamu davası açıldığı halde bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu suç yönünden mahallinde her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır" hükmünün bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinde mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi yine ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin yer alması gerektiğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde de hükmün 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesinin, hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayıldığı nazara alındığında,
Sanıklara isnat edilen eylemlere ilişkin olarak şikayetçi, katılan ve tanık beyanlarıyla dosya kapsamındaki diğer delillere neden üstünlük tanınıp sanıkların savunmasına neden itibar edilmediğinin kararda tartışılmadan, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkların eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun gerekçeye yansıtılmadan gerekçesiz hüküm kurulmak suretiyle Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasına, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ve 230 uncu maddesinin birinci fıkraları ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.
Sanıklar ... ve ...'in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 06.09.2022 ve 08.12.2016 tarihlerinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2007/315 Esas, 2014/284 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!