5. Ceza Dairesi 2021/13239 E. , 2024/3545 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1441 Esas, 2020/1501 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2018/357 Esas, 2020/102 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2, 62, 50 ve 52. maddeleri gereği 75 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
2.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2020/1441 Esas, 2020/1501 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi; katılanın, tebligat tarihini sanıktan gizlediğine, dava dilekçesini geç gönderdiğine, tanık isim ve adreslerini söylemediğine, iftira attığına, yasal kanun yollarına gitmeyerek bu haklarından feragat ettiğine, eski hale iade yoluna gitmediğine, temyiz hakkından vazgeçmesinin bir zararının doğmadığını gösterdiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, erteleme hükümlerinin tartışılmadığına, alt sınırın üzerinde paraya çevirmenin yeterli gerekçelendirilmediğine, 25.02.2016 günlü tensip tutanağında delil bildirimi için kesin süre verilmediğine, ön inceleme duruşma gününü bildiren açık tebligat dışında delil bildirilmesi için ihtarlı bir tebligat gönderilmediğine, hükmün yasa ve usule aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına nazaran, katılanın dava dilekçesini 09.03.2016 tarihinde tebliğ aldığı, iki haftalık cevap verme süresinin bitimine iki gün kala 21.03.2016 tarihinde sanık avukat adına vekaletname çıkardığı, sanığın da, katılanın kendisine tebliğ aldığı tarihi ve tanıkların isim ile adreslerini bildirmediğini, vekaletnameyi Fethiye'den Antalya'ya gönderdiğini beyan ederek kısa bir sürede cevap dilekçesi hazırlayarak 24.03.2016 tarihinde dava dosyasına sunduğunu, keza katılanın kendisine gönderdiği delil niteliğindeki fotoğrafları da cevaba cevap dilekçesi ile dava dosyasına sunduğunu savunduğu ve sanığın 07.10.2016 tarihli ön inceleme duruşmasından önce 14.09.2016 tarihinde tutuklandığı, katılanın tanık listesini sanığın tutuklanmasından sonra beraat eden sanık avukat ...'a ilettiği, böylelikle son celseden bir gün önce 27.12.2016 tarihinde tanık listesinin sunulduğu da gözetildiğinde, sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair ve savunmasının aksini ispatlar nitelikte mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı, bu itibarla sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği halde yanılgılı değerlendirmeyle mahkumiyetine karar verilmiş olması nedeniyle istinaf talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan sadece avukatlık görevini üstlenmekten yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b madde-fıkra ve bendi uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!