5. Ceza Dairesi 2021/13040 E. , 2024/3484 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/218 Esas, 2021/168 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma (iki kez)
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre; edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
21.12.2006 tarihli iddianamede sanık hakkındaki isnatlara yer verilen bölümde yer alan (1), (3) ve (4) numaralı iddialara konu ihaleler ile 02.06.2010 tarihli iddianamede yer alan (1) ve (7) numaralı iddialara konu ihaleler nedeniyle ilgili kurum açısından bir zarar oluştuğuna dair iddia ve kabul bulunmaması karşısında, sanığa isnat edilen ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin sübutu halinde suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 235/3-b maddesindeki suçu oluşturacağı, keza 02.06.2010 tarihli iddianamede yer alan (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı ve 21.12.2006 tarihli iddianamede sanık hakkındaki isnatlara yer verilen bölümde yer alan (2) numaralı iddialara konu doğrudan temin yöntemi ile gerçekleştirilen yapım işleri ve mal alımlarındaki usulsüzlüklere ilişkin olarak ihaleye fesat karıştırma suçundan kamu davası açılmış ve sanığın 16.02.2005 tarihli yapım işinde, eksik iş yapılmasına rağmen yüklenici firmaya tüm işler yapılmış gibi ödeme yaptığı kabul edilerek edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyetine hükmedilmiş ise de; doğrudan teminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle ihaleye fesat karıştırma suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 236/2. maddesinde yer verilen kabul ibaresinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 19.12.2002 tarihli ve 24968 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin 11 ve devamı maddelerinde detayına yer verilen kesin kabul işlemi olarak anlaşılması gerektiği ve kesin kabul işleminin yapılmaması nedeniyle de edimin ifasına fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, bu nedenle sanığa isnat edilen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suçların anılan kanun maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 16.02.2005 ile karar tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!