WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ

A- A A+

5. Ceza Dairesi         2021/12974 E.  ,  2024/3096 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/261 Esas, 2019/817 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile anılan Kanun'un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı ve sanık müdafiinin 22.07.2020 ve 07.12.2021 havale tarihli dilekçeleriyle bu süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin verilen kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/347 Esas, 2018/501 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri gereği 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
2.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2019/261 Esas, 2019/817 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, ilk derece mahkemesinin reddedilen delilleri gerekçeli kararda belirtmediğini, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığını, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmediğini, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, istinaf mahkemesince bu hususun yalnızca eleştiri sebebi yapıldığını, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına yönelik gerekçenin hukuka ve somut duruma aykırı olduğunu, gerekçeli kararın deliller kısmında gösterilen ses kaydı hukuka aykırı bir delil olduğundan hükme esas alınamayacağını, sanık ile katılan arasında dava açmaya yönelik bir anlaşma bulunmadığını, sanığın katılana danışmanlık yaptığını ve karşılığında danışmanlık ücreti aldığını, tanığın beyanı görgüye dayanmadığından hükme esas alınamayacağını, bu hususların istinafta da incelenmediğini, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan ve İzmir 34. Noterliğinin 08.12.2010 tarihli ve 79313 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenmekte olan maluliyet emekliliği maaşının kesilmesi ve ödenen son 4 aylık maaşının geri alınması işlemine karşı dava açıp, emeklilik maaşının yeniden bağlanmasına yönelik gerekli işlemleri yerine getirmek üzere katılanın annesinin vekilliğini üstlenen, masraf ve harç adı altında katılandan toplam 1.150,00 TL para aldığı halde gereğine tevessül etmeyen, gerçeğe aykırı olarak dava açtığı ve Yargıtayda olduğunu söyleyip katılanı oyalayan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi de mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında yasaklama ile ilgili sürenin adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlayacağı ibaresine hüküm fıkrasında yer verilmemesine ilişkin eksikliğin infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
IV.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2019/261 Esas, 2019/817 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.