WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ

A- A A+

5. Ceza Dairesi         2021/12549 E.  ,  2024/3608 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/814 E., 2014/870 K.
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet (sanıklar ... ve ... hak.), beraat (sanık ... hak.)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarında, suçtan doğrudan zarar görmeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği katılmasına yasal olanak bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesine göre vekilinin anılan suçtan verilen hükümlere ilişkin temyiz talebinin REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nın bu sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde yapılan sorgulamada; sanıklar hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2020/2748 Esas, 2020/2827 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilen Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2016/441 Esas, 2020/169 sayılı Kararı ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin dava zamanaşımını kestiği ve sanıklar hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan kamu davaları açıldığının anlaşılması karşısında, tüm mevcut davaların araştırılarak, derdest ise birleştirilmesini, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesini müteakip, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, sanıklara isnat edilen eylemlerden hangilerinin teselsül kapsamında kabul edildiğinin gerekçeleriyle birlikte açıklanıp karar yerinde gösterilmesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3 ve 61. maddeleri de nazara alınarak sanıklara aynı Kanun'un 257. maddesi gereğince verilecek cezadan 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezaların mahsubu ile oluşursa aradaki farklar kadar cezalara hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi durumunda ise ayrı cezalar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler tesisi,
Kabule göre de;
İddianamede 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, ek savunma hakkı tanınmadan anılan Yasa'nın 257/2. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması,
Sanıklar hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkralarında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3. madde ve fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.