5. Ceza Dairesi 2021/12548 E. , 2023/6184 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/84 E., 2021/198 K.
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulü ile bu suçtan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2011 tarihli ve 2011/9990 Soruşturma, 2011/4402 Esas, 2011/299 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2012 tarihli ve 2011/197 Esas, 2012/139 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/113 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/7853 Esas, 2021/311 sayılı Kararı ile gerekçesiz şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/84 Esas, 2016/198 sayılı Kararı ile sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, suça konu iddialar yönünden kurum tarafından sanık hakkında bir görevlendirme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, olayın Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğünün (PTT) hatasından kaynaklandığı, hükmün içeriğinin maddi gerçek ile örtüşmediği, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde Düziçi İcra Hukuk Mahkemesinde hizmetli olarak görev yapan sanığın, Mahkemeye ait toplam 6 adet dosyanın reddiyat makbuzlarında yazan miktarları alarak Düziçi PTT Müdürlüğünde dosyaların gönderme işlemini tamamladığı, 6 adet dosyadan her birini 8,85 Türk Lirasına (TL) göndermesi gerekirken 13,00'er TL'ye gönderdiği, posta alındı makbuzları üzerine de gerçek gönderme bedeli yerine 13,00'er TL şeklinde gerçeğe aykırı kayıt düştüğü, toplam 24,90 TL'nin sanığın uhdesinde bulunduğundan bahisle sanığın zimmet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın iddiaya konu paraları uhdesine geçirdiğine dair delil bulunmadığı ancak kendisine verilen dosya masraflarının posta masraflarından fazla olduğunu bilmesine karşın fazla olan kısmı iade etmek yerine alınan dosya masrafları üzerinden dosyaların gönderimini sağlamak suretiyle kişilerin zararına sebebiyet vererek ihmali davranışla görevi kötüye kullandığından bahisle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 11 inci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle verilen 05.06.2012 tarihli ve 2011/197 Esas, 2012/139 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçtan zarar gören Adalet Bakanlığına tebliğ edilmeksizin 06/09/2012 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine Mahkemenin, 08.03.2016 tarihli ve 2016/64 Esas, 2016/113 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiği ve kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli Kararıyla gerekçesiz şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmesinin akabinde Mahkemece temyiz incelemesine konu 27/05/2021 tarihli hükmün kurulduğu,
3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet Ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 17 nci ve 18 inci maddelerine göre zimmet suçunun zarar göreni olan ve davaya katılma hakkı bulunan Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası hükmü uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak adı geçen bakanlığa karar tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararın kesinleşmediği, bu kararın kesinleşmemesi nedeniyle de denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı dikkate alınmadan ihbar üzerine sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün kesinleşmeden açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/84 Esas, 2021/198 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ile dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!