5. Ceza Dairesi 2020/7012 E. , 2023/7545 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/45 Esas, 2014/25 Karar
SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2011 tarihli ve 2011/1382 Soruşturma, 2011/539 Esas, 2011/45 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2014 tarihli ve 2011/45 Esas, 2014/25 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 17.02.2014 havale tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz talebinde bulunmuş, 13.03.2014 tarihinde gerekçeli karar tebliğ edildiği halde gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 1999-2007 yılları arasında S.S. Kuzucu Köyü Sulama Kooperatifinde yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı, kooperatif adına harcama yapma yetkisinin de kendisinde olduğu, yönetimde olduğu süre içerisinde görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan kooperatif parasını zimmetine geçirmeye başladığı, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamak amacıyla da kooperatife iş yapmış veya yapmamış şahısların imzalarının taklit edilmesi suretiyle düzenlenen sahte gider pusulaları kullanarak kooperatifçe ödenmediği halde bir kısım paraları ödendi gibi gösterip kooperatifin gelir ve giderini dengeleyerek hileli davranışlarla 28.252,10 TL'yi zimmetine geçirdiği iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; makbuzlardaki imza incelemeleri neticesinde imza aidiyeti şüpheli olan belgelerdeki miktar mahsup edilerek 24.989 TL'yi zimmetine geçirdiği kabulüyle sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, kooperatif adına yaptırdığı işler karşılığında düzenlediği harcama makbuzlarını muhataplarının gelip almadığını ve muhasebeleştirirken makbuz altlarına çizik atıldığını, bir kısım kooperatif ortaklarının kooperatif marketinde yaptıkları alışverişleri de yaptıkları işler karşılığında makbuzlara elden para verilmiş olarak geçirdiğini ve bu nedenle ortakların para aldıklarını hatırlamadıklarını bir kısım ortakların da yaptıkları işleri ve aldıkları paraları aradan uzun zaman geçmesi nedeniyle hatırlamadıklarını belirtmesi, makbuzlarda kendisine para ödendiği söylenen kişilerden yalnızca 15.713 TL'lik harcamanın muhatabının dinlenmiş olması, zimmet miktarı içerisinde kabul edilen muhatabı tanık ... olan 12.180 TL'lik ödeme karşılığı süt toplama işinin adı geçen tanık tarafından yapıldığının doğrulanması, hususları nazara alındığında; makbuz muhataplarının tamamının temin edilip dinlenmesi, makbuzlar karşılığında yapıldığı söylenen işlerin yapılıp yapılmadığının araştırılması sonrasında dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, tanık ... ile aynı konumdaki makbuz muhataplarına ödenen miktarlar ve sanık savunmalarında öne sürülen hususlar da irdelenmek suretiyle sanığın zimmetinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa ne miktarda kooperatif parası bulunduğu ve ne şekilde mal edinildiği hususlarında bilirkişi raporu alınmasından sonra, hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hak yoksunluğuna ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında süre belirtilmeksizin "...hükmolunan cezanın yarı süresi kadar..." bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmek suretiyle infazda tereddüde neden olunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2014 tarihli ve 2011/45 Esas, 2014/25 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!