5. Ceza Dairesi 2020/5112 E. , 2024/2754 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/131 Esas, 2016/95 Karar
KATILANLAR : ..., Hazine
SUÇLAR : Rüşvet alma (sanıklardan ... hakkında iddianamede belirtilen 1, 2, 3, 4, 5, 7 ve 11. eylemler, ... hakkında iddianamede belirtilen 1, 2, 3, 4, 6 ve 11. eylemler nedeniyle ayrı ayrı) rüşvet almaya teşebbüs (sanıklardan ... hakkında iddianamede belirtilen 8, 9 ve 12. eylemler, ... hakkında iddianamede belirtilen 8, 9 ve 10. eylemler nedeniyle ayrı ayrı), rüşvet verme (iddianamede belirtilen 1. eyleme ilişkin sanıklardan ..., 6. eyleme ilişkin ..., 7. eyleme ilişkin ... ve 11. eyleme ilişkin ... ile ... hakkında), mühür bozma (sanık ... hakkında)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklardan ... hakkında iddianamede belirtilen 1 ve 3. eylemlere ilişkin ayrı ayrı rüşvet alma, 2, 4, 5, 7, 8, 9, 11 ve 12. eylemlere ilişkin değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında 2, 3 ve 4. eylemlere ilişkin ayrı ayrı rüşvet alma, 1, 6, 8, 9, 10 ve 11. eylemlere ilişkin değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında rüşvet verme suçlarından)
Beraat (sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında atılı suçlardan)
Hüküm kurulmasına yer olmadığı (sanık ... hakkında mühür bozma suçundan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... müdafiinin tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığı gibi süresinden sonra da vaki duruşma talebi ile Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz ... vermeyeceği, bu itibarla kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bahse konu suça ilişkin verilen hükümleri temyiz etme ... bulunmadığı anlaşılan ... vekili ile sanık ... hakkında verilen ve 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi gereğince hüküm niteliğini haiz bulunmayan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karara yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvuruların kapsamına göre incelemenin katılan ... vekilinin rüşvet alma ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet, katılan Hazine vekilinin beraat, O yer Cumhuriyet savcısının beraat ve mahkumiyet, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI ve DURUŞMASIZ OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat ile ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, kurulan mahkumiyet hükmü ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında 53/5. maddesi gereğince bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmaları yerine memuriyet hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının sanık ... hakkındaki (6) numaralı bölümünün (C) bendi ile sanık ... hakkındaki (7) numaralı bölümünün (E) bendinin yedinci paragraflarında yer alan "memuriyet hak ve yetkilerini" ibarelerinin "5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere, rüşvet suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil, zarar göreni olacağı nazara alınarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 252. maddesinden tek hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle aynı Kanun'un 43. maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılarak ceza belirlenmesi yerine, sanıklardan ...'ın üç kez, ...'in iki kez rüşvet alma suçundan ayrı ayrı cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Yüklenen rüşvet alma suçlarını 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında, bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi yerine, sadece memuriyet hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ile sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!