5. Ceza Dairesi 2018/11886 E. , 2023/6394 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/630 Esas, 2015/110 Karar
SUÇLAR : Zincirleme basit zimmet
HÜKÜMLER : Beraat
Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2010/630 Esas, 2015/110 sayılı Kararının sanıklar müdafii ile katılan ve suçtan zarar görenler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Suçtan zarar gören Hazine vekilinin yokluğunda verilip 21.05.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen, sanıklar müdafiinin ise yüzüne karşı tefhim edilen hükümlere yönelik, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.06.2018 ve 18.05.2015 tarihlerinde temyiz isteğinde bulundukları anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılanlar Tarım ve Orman Bakanlığı ile ... vekillerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2010 tarihli ve 2010/18346 Esas, 2010/7679 Soruşturma, 2010/1188 numaralı İddianamesiyle sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.03.2011 tarihli ve 2011/4339 Esas, 2011/10146 Soruşturma, 2011/272 numaralı İddianamesiyle sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2011 tarihli ve 2011/173 Esas, 2011/241 sayılı Kararı ile bu davanın aynı Mahkemenin 2010/630 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.07.2013 tarihli ve 2013/8996 Esas, 2012/23668 Soruşturma, 2013/645 numaralı İddianamesiyle tüm sanıklar hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2013 tarihli, 2013/205 Esas ve 2013/336 sayılı Kararıyla sanıklar hakkında açılan kamu davasının Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/630 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2010/630 Esas, 2015/110 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında asıl ve birleşen dava dosyasında isnat edilen zimmet suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ... vekilinin temyizi, yeterli olmayan bilirkişi heyeti raporu esas alınarak sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin bozulması,
B. Katılan Hazine vekilinin temyizi, katılma talebine ve sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin bozulması,
C. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyizi, katılma talebine ve sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin bozulması,
D. Sanıklar müdafiinin temyizi, birleşen dava yönünden sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle hükümlerin düzeltilerek onanması,
Talebine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde ... yönetim kurulu başkan ve üyeleri olarak görev yapan sanıklar hakkında zincirleme basit zimmet suçunu işlediklerinden bahisle açılan kamu davalarında, Mahkemece; yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle birleşen ve asıl davalardaki isnatlardan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ana dosyada ve birleşen dosyalarda kendilerini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Suç tarihlerinde Mersin İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliğinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan sanıkların zimmet suçundan açılan kamu davalarında yapılan yargılama neticesinde ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş ise de; 14.12.2010 ve 15.03.2011 tarihli iddianameler ile açılan davalarda sanıkların kooperatife ait 466.330,42 TL'yi uhdelerinde tuttuklarının iddia edildiği, mahkemece hükme esas alınan 15.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda bu tutara ilişkin bir değerlendirme bulunmadığı, bahse konu meblağın hangi harcamalar için nereye kullanıldığının da kesin olarak belirlenemediğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer kalmayacak şekilde tespiti için Birliğe ait defter ve belgelerle birlikte yapılan harcama kayıt ve faturalarının dosya ekleriyle Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek firmaya fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, sanıkların uhdesinde birliğe ait para bulunup bulunmadığı ile varsa miktarı hususlarında rapor alınmasını müteakip, görev yaptıkları Birliğin konusu itibarıyla suç tarihi öncesinde 10.03.2001 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu'na tabi olduğu, damızlık hayvan yetiştiriciliği birlikleri hayvansal ürün üretmek amacıyla kurulmadıklarından bu birlikler hakkında 06.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu hükümlerinin, bu kanunun kapsamı da dikkate alındığında uygulanmasına imkan bulunmadığı, öte yandan 17.02.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6589 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi değiştirilmeden önce ise söz konusu damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin statüsünün 5996 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasına göre organizasyon şeklinde tanımlandığı, ancak söz konusu Kanun'un 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 20.03.2013 tarihli, 2012/76 Esas ve 2013/44 sayılı Kararında belirtilen ''... bu birliklerin kuruluşu, sona ermesi, temsili, yönetimi, fiil ehliyetini nasıl kullanacağı, tüzel kişiliğinin bulunup bulunmayacağı, haklara ve borçlara ehil olup olmayacağı konularında kanunla temel kurallar belirlenmeden bu hususların düzenlenmesi maddenin (15) numaralı fıkrasında yürütmenin düzenleyici işlemine bırakılması, anılan hususlarda kanun koyucunun yasal düzenleme yapmayıp bu hususların düzenlenmesini yürütmenin düzenleyici işlemine bırakması yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu gibi yasal çerçevesi çizilmemiş alanda idareye her an değiştirilebilir nitelikte hukuksal tasarruflarda bulunma yetkisinin verilmiş olmasının hukuki belirlilik ilkesini de zedelemesi, hukukumuzda kendine özgü amaçları gerçekleştirmek için kanunla kurulan ve nitelikleri özel kanunlarında gösterilen “birlik” isimli yapılar bulunmakta ise de bu yapılarla ilgili genel bir yasal düzenleme bulunmadığından, kurala konu birliklerin hukuki statülerine ilişkin temel hususların belirli olduğunu söylemeye olanak bulunmadığı...'' şeklindeki gerekçelerle iptaline karar verildiği ve bu kararın 07.11.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında da 5996 sayılı Kanunda 17.02.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ancak 07.11.2014 tarihinden itibaren geçerli olan 6589 sayılı Kanunla değişiklik yapılarak damızlık hayvan yetiştiriciliği birliklerinin yapısının yeniden düzenlendiği ve bu Kanun ile damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin yönetim kurulu üyelerinin birliğin paraları üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklarına dair hükmün 6589 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile 5996 sayılı Kanuna 10/E fıkrası olarak eklendiği, suç tarihinin de bu tarihlerden önce olması karşısında, damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin tabi olduğu 08.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Islah Amaçlı Hayvan Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 71 inci maddesinde ''Birlik ve Merkez Birliği hakkında, Kanun ve bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde ve vergi mevzuatı açısından 24.04.1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uygulanır'' şeklinde bir düzenleme bulunsa da 5237 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü de nazara alındığında suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağından sanıkların kamu görevlisi gibi cezalandırılmasının mümkün bulunmadığı, bu nedenle suç tarihi itibarıyla zimmet suçunun oluşmadığının kabulü gerektiği ancak damızlık hayvan yetiştiriciliği birliğinin mallarını idare etme yetkisinin gereği olarak tevdi edilen Mersin İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliğine ait paralar üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında kendilerinin yararına olarak tasarrufta bulunmak şeklindeki eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle suçtan zarar gören Hazine vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2010/630 Esas, 2015/110 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!