4. Hukuk Dairesi 2024/9815 E. , 2025/23 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/192 E., 2023/565 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...................Hırdavat Pazarlama İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alacağı dolayısıyla Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünde 2011/10692, Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünde 2011/10273 sayılı dosyalarından takip yaptıklarını, ancak haczi kabil mal bulunmadığını ve Pendik, ........ ada, .............. parsel sayılı taşınmazı davalı borçlunun 25.10.2011 tarihinde 370.000,00 TL bedelle diğer davalı ...’ya devrettiğini, bu işlemin mal kaçırmak kastı ile yapıldığını belirterek tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işlemin muvazaalı olmayıp, gerçek satış olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ...........Hırdavat Paz. İnş San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.07.2014 tarihli ve 2011/698 Esas, 2014/293 Karar sayılı kararı ile; 4 parsel sayılı taşınmazın 25.10.2011 tarihinde 370.000,00 TL bedelle borçlu şirket tarafından davalı ...'ya satış yapıldığının akit tablosunda yazılı olduğu ancak bilirkişiler tarafından ibraz edilen 20.06.2013 tarihli raporda taşınmazın satış tarihindeki değerinin 741.588,00.-TL olduğu, davalı ...'nın Türkiye .............. 27.10.2011 tarihinde 650.000,00 TL, geri ödemesi 1.117.197,96 TL olan kredi çekip aynı tarihte ... tarafından diğer davalı borçlu satıcı................Hırdavat Şirketine gönderildiği, akit tablosundaki bedelin harcı az ödemek için bu şekilde gösterildiği, satışın mal kaçırmak kastıyla olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2018/881 Esas, 2020/2980 Karar sayılı ilamı ile; "...Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda, her ne kadar taşınmaza ilişkin satış bedelinin rayice uygun olmasından dolayı ortada bedel farkı bulunmasa da; dosya kapsamındaki nüfus kayıtlarına göre davalı borçlu şirketi temsile yetkili olan ...’nın; davalı 3. kişi ...’nın amcası olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; davalı 3. kişi ...’nın davalı borçlunun İİK 280. madde kapsamında alacaklıya zarar verme kastıyla taşınmazını sattığını bilebilecek kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli değildir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda, taşınmaza ilişkin satış bedelinin rayice uygun olmasından dolayı ortada bedel farkı bulunmasa da; dosya kapsamındaki nüfus kayıtlarına göre davalı borçlu şirketi temsile yetkili olan ...’nın; davalı 3. kişi ...’nın amcası olduğunun anlaşıldığı, buna göre; davalı 3. kişi ...’nın davalı borçlunun İİK 280/2 madde kapsamında alacaklıya zarar verme kastıyla taşınmazını sattığını bilebilecek üçüncü derece kan hısımı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu İstanbul ili, .......ilçesi,............. mahallesi, 7472 ada, 4 parselde kayıtlı taşınmazın 25.10.2011 tarihinde davalı ...'ya satışına ilişkin tasarrufun iptaline, davacıya Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün 2011/10692 esas ve Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün 2011/10273 sayılı icra dosyalarındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin iptal kararını salt akrabalık ilişkisi üzerine gerekçelendirdiğini, davalı ...'nün diğer davalı şirketin ortaklarından olan ...'nın yeğeni olduğunu, önceleri ortak olduğu amcası ve kuzenleri ile ortaklıklarını bitirdiğini ve karşılıklı olan
dükkanları aralarında anlaşıp bölüşerek sahip oldukları iş yerlerinde faaliyetlerine ayrı şirketler olarak devam ettiklerini, yapılan pazarlıklar sonrasında 650.000,00 TL bedelde anlaşarak satış işlemini tamamladıklarını, kredi kullanarak bu bedeli ödediğini, dava konusu yerin alındığı zaman zaten borçlunun bankaya olan borçlarından kaynaklanan ipotek bulunduğunu, taşınmaz satın alınmamış olsa bile ipotek alacaklısı olan bankanın cebri icra yolu ile yapılacak satıştan öncelikli alacaklı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!