4. Hukuk Dairesi 2024/874 E. , 2024/3572 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/425 E., 2022/350 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.03.2011 tarihinde davalının, davacılardan ... ve ...’ın oğlu ve diğer davacıların ise kardeşi olan ...’ı kasten öldürmesi nedeniyle davacıların maddi ve manevi olarak zarar gördüklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan anne ... ve baba ...için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacılardan ... ve ... için 10.000,00’er TL manevi tazminat, kardeşler ...ve Hasan için 5.000,00’er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 32.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 14.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini davacılardan ... için 5.605,59 TL'ye, ... için 5.605,59 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEMENİN KARARI
Mahkemenin 06.05.2015 tarihli 2011/216 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararıyla; iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; maddi tazminat davasının kabulüne, davacılardan anne ... için 5.605,59 TL, baba ... için 5.605,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 14.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak anılan davacılara verilmesine, manevi tazminat kısmen kabulüne, davacılardan anne ... için 9.000,00 TL, baba ... için 9.000,00 TL, kardeş ... için 4.000,00 TL, kardeş ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 06.05.2015 tarihli 2011/216 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 17.04.2019 tarihli 2018/4876 Esas, 2019/2383 Karar sayılı ilamı ile ;"... 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. (TBK m. 74) maddesi gereği ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır. Dosya kapsamından; olay nedeniyle Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/212 esas dosyasında sanık olarak yargılanan davalı hakkında, kasten öldürme suçundan dolayı verilen hapis cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereği haksız tahrik indirimi yapıldığı ve hükmün Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından 17/04/2013 tarihinde onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davaya konu olayda; davalının fiilini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile tespit edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacılar ... ve ...’ın destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması sırasında haksız tahrik nedeni ile herhangi bir indirim yapılmamıştır. Buna göre; desteğin müterafik kusurunun varlığı göz önünde bulundurularak hesaplanan maddi tazminattan uygun bir indirim yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olay nedeniyle Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/212 esas dosyasında sanık olarak yargılanan davalı hakkında, kasten öldürme suçundan dolayı verilen hapis cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereği haksız tahrik indirimi yapıldığı ve hükmün Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından 17.04.2013 tarihinde onanarak kesinleştiği, davaya konu olayda; davalının fiilini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile tespit edildiği gerekçesiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı anne ... için istenen 5.605,59 TL maddi tazminattan 1/ 4 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 4.204,19 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.03.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı baba ... için istenen 5.605,59 TL maddi tazminattan 1/ 4 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 4.204,19 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.03.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak miras payları oranında davacı ... mirasçılarına verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; davacı anne ... için 9.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı baba ... için 9.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ... mirasçılarına verilmesine, davacı kardeş ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ... mirasçılarına verilmesine, davacı kardeş ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamından sonra yapılan yargılama neticesinde mahkeme tarafından, maddi tazminat yönünden 1/4 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm tesis edildiğini, yapılan bu indirim oranının somut olayın özelliklerine göre son derece düşük olduğunu, olayın müteveffanın, davalının evini basarak fiziksel saldırıda bulunması karşısında cereyan ettiğini, müteveffanın olayda büyük oranda kusuru mevcut olduğunu, davalının kendisine yöneltilen mutlak ve kaçınılamayacak bir saldırıyı bertaraf etmek için eline silahını aldığını, öldürme kastı ile hareket etmediğini, mahkeme tarafından yapılan indirimin eksik olduğunu, davalının uzunca bir süredir cezaevinde bulunduğunu, bu nedenle herhangi bir işi ve sabit geliri de bulunmadığını, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kasten öldürme nedeni ile talep edilen destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 44, 45, 47, 53 üncü maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!