4. Hukuk Dairesi 2024/640 E. , 2024/2260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/193 D.İş, 2023/200 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : KIT-2018/175-2
HÜKÜM/KARAR : Esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2016/35021
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı davacıya ait işyerinde 17.04.2016 tarihinde meydana gelen yangın sonucu hasar oluştuğunu, davalı tarafından 299.492,45 TL tazminat ödenmişse de bu bedelin gerçek zararı karşılamadığını, davalının hasar hesabında eksik sigorta oranlarını yüksek esas aldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL hasar bedelinin 01.06.2016 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 20.10.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 146.003,69 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 299.492,45 TL tazminatın 24.06.2016 tarihinde ödenmesiyle poliçeden doğan sorumluluklarının son bulduğunu, eksper tarafından yapılan eksik sigorta hesaplamalarının doğru olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 129.632,62 TL tazminatın 01.06.2016 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B.İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hakem heyetinin aldığı kök ve ek raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, eksik sigorta oranlarının hatalı belirlendiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 08.04.2017 tarihli ve 2017/İHK-1167 sayılı kararı ile; kök ve ek rapordaki eksik sigorta oranı olarak belirlenen oranlar arasında fahiş fark olmadığı, ek raporun yeterli olduğu, tacir olan davacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1423/2 nci maddesi gereği poliçeye 14 gün içinde itiraz etmediğinden sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünü ihlalinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davacı itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetinin bu kararının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; kök ve ek rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiği vurgulanarak İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iadesine karar verilmiş; dosyayı yeniden inceleyen İtiraz Hakem Heyetince; karar verme süresi dolduğundan, yetkili ve görevli mahkemede yargılamanın yapılması için dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu'na iadesine ve dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 06.06.2022 tarihli ve 2021/10413 Esas, 2022/8242 Karar sayılı ilamı ile; "... Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İtiraz Hakem Heyetinin ilk kararının kaldırılması ile, eksikliğin tamamlanıp karar verilmesi için dosyanın iade edildiği İtiraz Hakem Heyetince, yasal 2 aylık karar verme sürelerinin dolduğu gerekçe yapılarak dosyadan el çekilmiş ve 5684 sayılı Kanun'un 30/12. maddesi gereği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde karar verilmek zorunda ise de; bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Anılan bu usul işletilmeden el çekme kararı verilmesi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle; taraflar arasındaki 03.06.2015- 03.06.2016 vadeli poliçenin tüm sayfalarını içerir örneğinin, yangın makine teminatının artırılması için davacı ile davalı arasında yapıldığı davalı tarafça savunulan yazışma örneklerinin ve davalının düzenlediği 20/05/2015 tarihli zeyilnamenin, davalı nezdinde açılmış hasar dosyasının temin edilmesinden sonra; yangın makine teminatı bakımından ilave prim ödenmesiyle, sigorta bedellerinin artırılması konusunda davalı sigortacının davacıya bilgilendirme yapıp, poliçe için zeyilname düzenleyip düzenlemediği üzerinde de durularak, eksik sigorta uygulamasının yerinde olup olmadığının kararda tartışılması; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan ek rapor ile kök rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için bilirkişiden ek rapor alınması ya da başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dosyadan el çekme kararı verilmesi bozmayı gerekmiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafca süre uzatımına ilişkin cevap verilmemiş olduğundan dosyadan el çekme zorunluluğu doğduğu gerekçesi ile dosya hakkında ek karar ile 28.12.2022 tarihinde “davacı itirazı hakkında esastan bir karar verilmesine yer olmadığına” uyuşmazlığın yetkili ve görevli mahkemede halline, tahkim yargılamasının sonlandırılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti tarafından Yargıtayın bozma kararına uygun şekilde inceleme yapılmadığını, yargılama süresinin sona ermesinin beklendiğini, akabinde 4 yıl önceki tarihli kararın aynısının tebliğ edildiğini, sonrasında ise bunun bir maddi hata olduğu ve davalı tarafın süre uzatımına ilişkin cevap vermemiş olduğu belirtilerek esastan bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, bu şekilde yapılan bir yargılamanın, hak arama hürriyetinin ihlaline yol açabilecek nitelikte olduğunu, zira, ek karar içeriğinden hangi gerekçe ile dosyada süre uzatım muvafakati istenene kadar herhangi bir işlem yapılmadığının belirtilmediğini, dosyadaki asıl uyuşmazlık konusunun sigortacının aydınlatma yükümlülüğüne ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket ederek eksik sigorta uygulaması yapması olduğunu, nitekim makine kırılması teminatı yönünden sigorta bedelini güncelleyen sigorta şirketinin, aynı güncellemeyi yangın sigorta bedeli yönünden gerçekleştirmemiş olmasının kötü niyetli olduğunu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, bozma kararına uygun şekilde inceleme yapılarak esasa girilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin 12 nci ve 16 ncı fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Eldeki dosyada, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, benimsenen bilirkişi raporu gereği, davacının karşılanmamış zararı 129.632,62 TL olarak kabul edilip davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili tarafından, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin aldığı kök ve ek raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, eksik sigorta oranlarının hatalı belirlendiği gerekçesiyle itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından; kök ve ek rapordaki eksik sigorta oranı olarak belirlenen oranlar arasında fahiş fark olmadığı, ek raporun yeterli olduğu, tacir olan davacı TTK'nın 1423/2 nci maddesi gereği poliçeye 14 gün içinde itiraz etmediğinden, sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünü ihlalinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davacı itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetinin bu kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; kök ve ek rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiği vurgulanarak, İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iadesine karar verilmiş; dosyayı yeniden inceleyen İtiraz Hakem Heyeti tarafından, karar verme süresinin dolduğu gerekçesiyle, esas hakkında karar verilmeden dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir. Bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.06.2022 tarihli ve 2021/10413 Esas, 2022/8242 Karar sayılı ilamı ile; 5684 sayılı Kanun'un 30/12 nci maddesi gereği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde karar verilmek zorunda ise de; bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmadığı, anılan bu usul işletilmeden el çekme kararı verilmesinin doğru olmadığı vurgulanarak İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. Bozma üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı tarafca süre uzatımına ilişkin cevap verilmemiş olduğundan dosyadan el çekme zorunluluğu doğduğu gerekçesi ile dosya hakkında ek karar ile 28.12.2022 tarihinde “davacı itirazı hakkında esastan bir karar verilmesine yer olmadığına” uyuşmazlığın yetkili ve görevli mahkemede halline, tahkim yargılamasının sonlandırılmasına karar verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrasında itiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verileceği, 16 ncı fıkrasında hakemlerin, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecbur olduğu, aksi halde, uyuşmazlığın yetkili mahkemece çözümleneceği, ancak, bu sürenin tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabileceği belirtilmiştir.
Yukarıdaki yasal düzenlemeye göre; ek sürenin iki aylık süre içinde hakem yargılamasına ilişkin işlemlerin yapılmaya başlanıp sürenin yetmemesi halinde söz konusu olacağı, eldeki dosyada ise Daire bozması üzerine İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/7992 D.İş sayılı ve 26.09.2022 tarihli müzekkere ile; “Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarih 2021/10413 E., 2022/8242 K. sayılı bozma ilamı gereği Mahkememizin 2018/7992 D.İş sayılı dosyası ekte gönderilmiş olup, gereği bilgilerinize rica olunur.” denilerek dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonuna gönderildiği ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından da 27.09.2022 tarihinde dosyanın yetkili imzası ve kaşe ile teslim alındığı, davacı ve davalıdan süre uzatıma muvafakat için 21.12.2022 ve 24.12.2022 tarihli e-postaların gönderildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetinin işin kendisine intikalinden itibaren Kanun'da belirtilen 2 aylık süre dolduktan sonra taraflardan ek süre istediği anlaşılmakla Daire bozma ilamında esasa dair işaret edilen hususlar tartışılmak ve gerekli araştırmalar yapılmak surretiyle çelişki gideren rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle dosyadan el çekme kararı verilmesi bozmayı gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VII. KARAR
1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın onanması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!