WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2024/4792 E.  ,  2024/6392 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/205 Değişik İş, 2023/203 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : KIT/2023-752
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın reddi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2018/28189

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.01.2016 tarihinde davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi olan otobüs ile bir otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden veya davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile taleplerini toplam 259.536,38 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza dosya kapsamında alınan 09.06.2016 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile davacılardan ... için 171.490,26 TL, ... için 20.486,24 TL, ... için 35.299,99 TL, ...için 35.260,29 TL olmak üzere toplam 259.536,78 TL destekten yoksun kalma tazminatının 15.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davaya konu aracın davadışı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Koltuk Yolcu Taşımacılığı Mali Sorumluluk poliçesi bulunduğunu, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.8. maddesi uyarınca davacı tarafın öncelikle anılan sigorta şirketine başvuru yapması gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 08.08.2018 tarihli 2018/İHK-6543 sayılı kararı ile, davalı vekili tarafından aracın davadışı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğu, sıralı sorumluluk ilkesi gereğince zararın öncelikle bu sigorta poliçesinden karşılanması gerektiği itirazında bulunulduğu, ancak davalı tarafından başvuruya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı, hakem yargılamasında itiraz konusu hususun savunulmadığı, itiraz aşamasında ileri sürülen bu hususun savunmayı genişletme yasağı kapsamında olduğu, diğer taraftan davalı ile aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunduğu iddia edilen davadışı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. arasında rücu imkanının her zaman mümkün olduğu, bu hususun zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin 08.08.2018 tarihli 2018/İHK-6543 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 29.03.2022 tarihli 2021/7375 Esas, 2022/6199 Karar sayılı ilamı ile; "Davacı Suriye uyruklu olup, Hakem Heyetince şikayetçinin teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenip teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru olmadığı..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı uyarınca davacıların teminat yönünden muafiyetleri olmadığının anlaşıldığı, usulüne uygun şekilde teminatın yatırıldığı, davalı vekili tarafından aracın davadışı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğu, sıralı sorumluluk ilkesi gereğince zararın öncelikle bu sigorta poliçesinden karşılanması gerektiği itirazında bulunulduğu, ancak davalı tarafından başvuruya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı, hakem yargılamasında itiraz konusu hususun savunulmadığı, itiraz aşamasında ileri sürülen bu hususun savunmayı genişletme yasağı kapsamında olduğu, diğer taraftan davalı ile aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunduğu iddia edilen davadışı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. arasında rücu imkanının her zaman mümkün olduğu, bu hususun zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu otobüsün davalı nezdinde ZMSS poliçesi bulunmakla birlikte, kaza tarihi kapsar şekilde davadışı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi nezdinde düzenlenmiş taşımacılık poliçesinin (Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası) bulunduğunu, taşımacılık poliçesinin bulunması halinde sıralı sorumluluk ilkesi gereğince taşımacılık poliçesinin oluşan zarardan öncelikli olarak sorumluluğunun bulunduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi, kazaya karışan aracın taşımacılık poliçesinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hakem heyetince bu husus araştırılmadan karar verildiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, hatır taşıması indirimi yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 31 ve 266 ncı maddeleri, aynı kanunun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.1 ve B.8. inci maddeleri, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 17, 18 ve 19 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.
Dosya içeriğine göre Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacılardan ... için 20.486,24 TL, ... için 35.299,99 TL ve ...için 35.260,29 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesinde "Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunundan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin eder.” hükmü bulunmaktadır.
4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 18 inci maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17 inci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz ... gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.

Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır.
Somut olayda; taşıma esnasında kazanın meydana geldiği sabit olup aracın kaza tarihini kapsayan zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortasının dosya arasında bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin davacıların desteğinin yolcu olduğu aracın kaza tarihinde davadışı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının bulunduğunu iddia ettiği, İtiraz Hakem Heyetince söz konusu hususta inceleme yapılmaksızın, dosya kapsamına göre davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince davaya konu otobüsün 08.01.2016 kaza tarihini kapsar şekilde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının bulunup bulunmadığının araştırılması (gerekirse Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne aracın plaka bilgisi, motor ve şasi numarası da eklenmek suretiyle sorularak), var ise söz konusu poliçenin getirtilmesi ve davalı ... şirketinin (ZMSS) ancak taşımacılık mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde limitin üzerinde kalan kısım yönünden sorumlu olacağı göz önünde bulundurularak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin davacılardan ...'e yönelik diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ..., ... ve...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılardan ...'e yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin davacılardan ...'e yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.