4. Hukuk Dairesi 2024/4091 E. , 2024/4930 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/216 D.İş - 2022/209
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-6629
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Davalı vekilinin itirazının reddi, davacılar vekilinin
itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz
türüne ilişkin olarak düzeltilmesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/171534
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacılar vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz türüne ilişkin olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, (davacılar ... lehine hükmedilen tazminat dışında) süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan araç ile davacıların eşi, babası ve oğlu olan ...'in sevk ve idaresindeki motosikletin 23.06.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda ...'in vefat ettiğini, davalıya yapılan başvuru üzerine bir miktar ödeme yapılmış ise de ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini davacı ... için 102.071,00 TL'ye, ... için 8.684,22 TL'ye, ...için 6.053,31 TL'ye, ... için 10.060,89 TL'ye, ... için 23.268,85 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, davacıların zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, ... için 23.268,85 TL, ... için 10.060,89 TL, ... için 102.072,70 TL, ... için 8.684,22 TL, ... 6.053,31 TL olmak üzere toplam 150.139,40 TL'nin 05.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı aracın kullanım amacının ticari olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıların başvurusu üzerine müvekkili tarafından gerekli ödemenin yapıldığını ve ibraname imzalandığını, müvekkilinin başkaca sorumluluğunun kalmadığını, davacıların zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, desteğin kullanması gereken koruyucu ekipmanları takmadığını ve ehliyetsiz olduğunu, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ibranamede fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan makbuz hükmünde olduğu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinin uygulanma imkanı olmadığı, davacıların zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, desteğin müterafik kusurlu olduğuna dair belgeye rastlanılamadığı, davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik olmadığı, bu nedenlerle davalı vekilinin itirazlarının reddinin gerektiği, davacılar vekilinin itirazı yönünden sigortalı aracın şirket adına kayıtlı olduğunun ve ticari nitelikte olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle avans faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine, davacılar vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz türüne ilişkin olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun eksik belgeler ile yapılması nedeniyle başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu, davacılar yararına fazla vekalet ücretine hükmediliğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS ile teminat altına alınan araç ile davacıların oğlu/eşi/babası olan ...'in sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda ...'in vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince ... için 23.268,85 TL, ... için 10.060,89 TL, ... için 8.684,22 TL, ... 6.053,31 TL tazminata hükmedilmiştir. Dosya içeriğine göre davalı tarafından adı geçen davacılara yönelik temyize konu edilen miktar kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacılar tarafından başvuru şartının yerine getirilmiş olmasına, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, sigortalı aracın ticari nitelikte olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesinin yerinde olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin davacı ...'e yönelik aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davalı vekilinin, davacı ...'e yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince;
a. Davacı vekili, davadan önce davalı tarafından bir kısım ödeme yapılıp ibraname düzenlendiğini, ancak tazminat miktarı yetersiz kaldığından 2918 sayılı Kanun’un 111 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ibranamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek bakiye zararın tazminini talep etmiştir.
2918 sayılı Kanun’un 111 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği öngörülmüştür.
Zarar sorumlusu davalı ... şirketince ödenen bedellerin ödeme tarihi itibarıyla yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark var ise zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince hesap raporunun düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmak suretiyle hesaplanan tutardan en son olarak davalı tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye zarar yönünden(kararın davacı ... tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) talebin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Bu yönü gözetmeyen rapora göre verilen hükmün bozulması gerekir.
b. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilikte geçen pasif dönem olarak ayrılması, genel kabule göre aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Somut olayda, pasif dönem başlangıcı olarak 65 yaş esas alınmış buna göre hesaplama yapılmıştır. Bu nedenle pasif dönemin 60 yaşında başlayacağı gözetilerek aynı bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
c. 6098 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Kanun’un 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Desteğin motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; motosiklet sürücüsü olan desteğin vefat ettiği ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, kazanın oluşunu gösteren kamera kaydı ve otopsi raporuna göre desteğin kafa bölgesinde kırık oluşmuş olması olgusu ile sabittir. Buna göre; desteğin koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
d. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı ... lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, davacılar ..., ..., ..., ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...'e yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Değerlendirme bölümünün (3/a, b, c ve d) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!