WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2024/3712 E.  ,  2024/4219 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1808 E., 2021/497 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/Başvuruların ayrı ayrı kabulü
ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1197 E., 2017/1385 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili ve davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekili ile davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye sözleşme ile bağlı olan davalı Halil Sağdıç'ın maliki olduğu, davalı ...Ş. tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı davalı ...in sürücüsü olduğu otobüsün Kabataş iskelesinde bulunan peronlardan çıktıktan sonra yoldan çıkarak ticari taksiye çarptığını, çarpmanın etkisiyle o sırada kaldırımda yürüyen davacı ...'nin taksinin altında kalarak ayağının kopmasıyla sonuçlanan kazada yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi, davacılar ..., ..., ... ve ......... (.......) ...... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ticari avans faizi ile birlikte, davalı ... şirketinin yalnızca maddi tazminattan ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminata ilişkin talebini toplam 307.674,48 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın sorumlusunun henüz belirlenemediğini, manevi tazminat taleplerinin pek aşırı olduğunu, tedavi giderinden Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusuru bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının pek aşırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; tazminat hesabına esas alınacak kanıtların toplanmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin manevi tazminat talebinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

4. Davalı İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü (İETT) vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, yapılan ihale ile davalı İstanbul Otobüs İşletmeleri Ticaret A.Ş. tarafından taşımacılık yapma yetkisi kazandığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

5. Davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. (eski unvanı İstanbul Otobüs İşletmeleri Ticaret A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilmesine yasal olanak bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte üçüncü kişinin ağır kusuru sebebiyle nedensellik bağının kesildiğini, manevi tazminat taleplerinin pek aşırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava, meydana gelen trafik kazası sebebiyle oluşan maluliyetle ilgili olarak kazaya sebep olan araç maliki, sürücüsü, işleteni ve sigortacısı aleyhine açılmış maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Araç maliki ... ile davalılardan İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. arasında 22.05.2013 tarihinde Hasılat Paylaşımlı Taşıma İşi Yaptırılması Sözleşmesi imzalandığı, bu aracın davalılardan Allianz Sigorta AŞ tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalandığı, araç sürücüsünün davalı ... olduğu sabittir. Davacı ...'nın yaralanması ile ilgili sağlık kuruluşlarından belgeler getirtilmiş, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmıştır. Alınan rapora göre, davacının %42 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Olaydaki kusur durumu yönünden bilirkişi incelemesi yapılmış olup, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Makine Mühendisliği Otomotiv Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yavaşlıol'un görüşüne başvurulmuş, yapılan incelemede; ... sürücü ...in %50, motor kontrol ve servis freni arızalarının %50 oranında etkili olduğunu, yaya ...'nin ise kusursuz olduğunu..." bildirmiştir. Zarar miktarının tespiti yönünden aktüerya uzmanından rapor alınmış, tespit edilen kusur durumu, maluliyet oranı, davacının yaşı, muhasebe bölümünde üniversite öğrencisi olması dikkate alındığında eğitim süresinin olağan süresine kadar asgari ücret, sonraki kısımda ise asgari ücretin 2 katı düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek değerlendirme yapılmış, buna göre sulh kapsamında yapılan ödemenin güncellenmiş değeri de mahsup edilmek suretiyle "...karşılanmamış zararın (sürekli maluliyet kaynaklı) 303.161,30 TL olduğu, geçici süre çalışmamasına bağlı kazanç kaybının ise 4.513,19 TL olduğu..." bildirilmiştir. Yargılama sırasında davacı ile davalı ... arasında sulh anlaşması yapılmış, yapılan bu anlaşma gereğince davacı tarafa 220.000,00 TL ana para olmak üzere, faiz vekalet ücreti, stopaj isimleri altında toplam 258.086,97 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda davacı ile müteselsil sorumlulardan sigorta şirketi arasında yapılan ibra ile 220.000,00 TL ve eklentilerin ödenmesi suretiyle sigorta şirketi ibra edilmiştir. Bu durumda belirtilen tutar kadar diğer müteselsil sorumluların da borçtan kurtulduğu kabul edilmiştir. Yukarıda özetlendiği gibi sulh sebebiyle yapılan ödeme dikkate alınarak yapılan bilirkişi incelemesinde zarar 303.161,30 TL + 4.0513,19 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarın sigorta şirketi dışında sorumluluğu kabul edilen sürücü işleten ve araç malikinden tahsili gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Kazaya karışan aracın sebep olduğu zararlardan sürücü ve malikle birlikte işletici İstanbul Otobüs İşletmeleri Taş'nin de sorumlu olduğu, davalılardan İETT'nin işletici sıfatının bulunmadığı, bu davalı yönünden husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış, davalı İETT'nin isim ve amblemi kullanılarak belediye halk otobüsünün faaliyette bulunması, davacının, adı geçen davalının işleten sıfatıyla sorumlu olduğu konusunda yanılgıya uğramasına sebebiyet verdiğinden 6100 sayılı HMK'nın 327/2 hükmü çerçevesinde davalı İETT yararına yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmeksizin hüküm tesis edildiği..." gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kabulü ile 303.161,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.513,19 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 307.674,48 TL tazminatın 01.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ......, İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den (eski ünvanı İstanbul Otobüs İşletmeleri Ticaret A.Ş.) müştereken ve müteselsilen alınıp, davacı ...'ye verilmesine, manevi tazminat talepleri yönünden; davacılardan ....., için 300.000,00 TL, ......., için 45.000,00 TL, .....çin 45.000,00 TL, ......., için 20.000,00 TL, ......, için 20.000,00 TL, ..... için 20.000,00 TL, .....için 20.000,00 TL manevi tazminatın 01.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ........,......, İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den (eski unvanı İstanbul Otobüs İşletmeleri Ticaret A.Ş.) müştereken ve müteselsilen alınıp, davacı ...'ye verilmesine, davalı İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü (İETT) yönünden davanın husumet yönünden reddine, davalı ...Ş yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... şirketinin ibra edilmesiyle davalıların poliçe miktarı olan 268.000,00 TL tutarında borçtan kurtulduğunu, fazla tahakkuk eden 32.222,46 TL'nin mahsubu gerektiğini, davacının okul sonrasında asgari ücretin iki katı tutarında gelir elde edeceği varsayımıyla maddi zarar hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın pek aşırı hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul Büyükşehir Belediye meclisi kararıyla hatların özel girişimcilere kiralanması konusunda yetkili kılınan müvekkili İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. hattın işletmecisi ve işleten sıfatı taşımadığını, işleten olmadığı, hattın kiralayanı konumunda bulunduğunu, müvekkilinin diğer davalılar ile olan hat kiralama ilişkisinin hukuki statüsünün "ihale makamı" olduğunu, müvekkili şirket ile işletmeciler arasındaki ilişkinin hizmet ya da mal alımı ilişkisi olmadığını; dava konusu aracın bakımlarının zamanında ve usulüne uygun biçimde yaptırıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğu olabileceği kabul edilse dahi üçüncü kişinin ağır kusuru sebebiyle nedensellik bağının kesildiğini, dosyada tanzim olunan kusur bilirkişinin raporunda davalı ...in %50, motor ve servis arızasının %50 oranında etkili olduğu tespit edildiğinden, müvekkilinin de maddi ve manevi zararın %50'sinden sorumlu olduğunu, hükme esas alınan hesap raporuna yönelik itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim edilmeksizin tesis edilen kararın yanlış olduğunu, davacı tarafın Allianz Sigorta A.Ş.'den maddi zararını ve yargılama giderinin bir kısmını tanzim etmiş olması sebebiyle müvekkilinin de bu oranda borçtan kurtulduğunun kabulü gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın pek aşırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret AŞ'nin sözleşme kapsamında çalıştırılan otobüs üzerinde denetim yetkisi bulunduğu gibi, hasılattan pay almak suretiyle işlettiği anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin maliki olmadığı kazaya karışan özel halk otobüsü adı geçen davalı ile akdedilen sözleşmede öngörülen koşullara bağlı biçimde çalışabilmekte ve anılan davalının sorumluluğundaki elektronik bilet uygulamasıyla yolcu taşıyabilmektedir. Trafik kazasına karışan otobüs tamamen bağımsız olmayıp, denetimi altında bulunduğu davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin düzenlediği elektronik biletle yolcu taşıyabildiğinin anlaşılması karşısında; denetleme yetkisi bulunan, elektronik yolcu biletini düzenleyen ve hasılattan pay almak suretiyle gelir elde ettiği anlaşılan davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, KTK'nın 3 ve 85/1 inci maddeleri uyarınca trafik kazasından dolayı meydana gelen zarardan işleten sıfatıyla sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı gibi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 61 inci maddesi ile KTK'nın 85 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca işletilmesinden doğan maddi ve manevi zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret AŞ'nin vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedenleri isabetli kabul edilmemiştir. Davacı ...'nin trafik kazasından kaynaklanan yaralanmasıyla uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararının, HMK'nın 279 uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, Yargıtay'ın süreklilik kazanan kararlarına uygun biçimde düzenlenen hesap bilirkişi raporuyla belirlendiği gibi zarar miktarının asgari ücretin iki katı gelir elde edileceği esas alınarak hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığından, davalılar vekillerinin dilekçelerinde ileri sürdükleri bu konuya yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacılar ile davalıların dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, Adli Tıp Kurumu (ATK) 3 üncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun tarafından düzenlenen rapor içeriğine göre, sağ tibia ve fibulanın 1/3 proksimalinden ampute olması nedeniyle %42 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu belirlenen davacı ... yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre, davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat miktarlarında isabetsizlik bulunmadığından, davalılar vekillerinin istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdükleri manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı ...Ş. tarafından dosyaya sunulan 01.06.2015 tarihli "makbuz ve ibraname" başlıklı belge de meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanan davacı ...'nin maluliyeti nedeniyle Allianz Sigorta A.Ş.'nin sigortalısının kusuru oranına isabet eden toplam 258.086,97 TL'nin ödenmesi konusunda davacı ... vekili ile davalı ...Ş.'nin anlaştığı, poliçeye konu alacakları yönünden herhangi bir maddi talep ve dava ileri sürmeyeceklerini kabul, beyan ve taahhüt ederek ibranameyi imzalayan adı geçen davacı vekilinin, 17.12.2015 tarihli duruşma da sigorta şirketi ile sulh olduklarını beyan etmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalılardan Allianz Sigorta A.Ş.'nin maddi tazminata ilişkin sorumluluğunun; sağlık gideri teminatı kapsamında bulunan iyileşme sürecindeki kazanç kaybı teminatı 268.000,00 TL ile sürekli sakatlık teminatı poliçe limiti olan 268.000,00 TL miktarıyla sona erdiğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılarında maddi tazminat yönünden TBK'nın 166/1 inci maddesi uyarınca davalı ...Ş.'nin sorumluluğu tutarında borçtan kurtulduğu, buna göre; bilirkişi tarafından hesaplanan 4.513,19 TL iyileşme sürecindeki kazanç kaybına ilişkin borç sona erdiğinden geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceği; hesap bilirkişi tarafından belirlenen toplam sürekli iş göremezlik zararının miktarı olan 555.383,76 TL'den, Allianz Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu 268.000,00 TL mahsup edilerek, 287.383,76‬ TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Bu itibarla davalılar vekillerinin bu konuya yönelen istinaf nedenleri isabetlidir. Bununla birlikte manevi tazminata ilişkin hüküm fıkrasında her bir davacı lehine ayrı ayrı hükmolunan tazminatın lehine manevi tazminata hükmolunan davacılara verilmesi gerekirken, yalnızca "davacı ...'ye verilmesine" biçiminde yazılması, HMK'nın 304 üncü maddesi uyarınca düzeltilebilecek yazım hatası niteliği taşıdığından, bu yanlışlığın hüküm fıkrasında giderildiği..." gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 287.383,76‬ TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.08.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılar ..., ... ve İstanbul Ulaşım Hizmetleri Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacılardan ... için 300.000,00 TL, ... için 45.000,00 TL, ... için 45.000,00 TL, .......,için 20.000,00 TL, ........, için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... (...... için 20.000,00 TL manevi tazminatın 01.08.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılar ..., ... ve İstanbul Ulaşım Hizmetleri Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, adları geçen davacılara verilmesine, davalı İETT Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumet yönünden reddine, davalı ...Ş.'ye karşı açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar maddi tazminatın belirlenmesinde istinaf dilekçesinde belirttikleri gibi indirim yapılmışsa da yapılan indirimin oranına bakıldığında çok cüzi bir oran olduğu ve hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunun açıkça görüleceğini, bilirkişi raporunda davacının meslekte kazanma gücünde %42 oranında azalma meydana geldiği belirtilmiş olmasına rağmen bu oran dikkate alınmadan ve meslek icra edebileceği gözetilmeden hesaplama yapıldığını, davacının asgari ücretin iki katı tutarında gelir elde edeceği varsayımının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davalı müvekkil yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla hatların özel girişimcilere kiralanması konusunda yetkili kılınan müvekkilinin hattın işletmecisi ve işleten sıfatı taşımadığını, işleten olmadığını, hattın kiralayanı konumunda bulunduğunu, müvekkilinin diğer davalılar ile olan hat kiralama ilişkisinin hukuki statüsünün "ihale makamı" olduğunu, müvekkili şirket ile işletmeciler arasındaki ilişkinin hizmet ya da mal alımı ilişkisi olmadığını, davaya konu otobüsün maliki olmadığını, davalı otobüs sürücüsünün davalı müvekkilinin çalışanı olmadığını, bileti kesen şirketin müvekkili olmadığı gibi, bilet tahsilatı yapılan cihazların da müvekkili şirkete ait olmadığını, dava konusu aracın bakımlarının zamanında ve usulüne uygun biçimde yaptırıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğu olabileceği kabul edilse dahi üçüncü kişinin ağır kusuru sebebiyle illiyet bağının kesildiğini, kazadan bir gün önce bakımdan çıkan ve hatta henüz 1 yaşında olan bir aracın fren sisteminde arıza olmasının sorumlusunun, aracı üreten firma olan dava dışı Temsa Global San. ve Tic. A.Ş. ile kazadan önce aracın bakımını yapan yetkili firmanın dava dışı Birey Otomotiv San. Tic. A.Ş. olduğunu, üçüncü kişinin ağır kusuru nedeni ile illiyet bağının kesildiğini, dolayısıyla müvekkilinin tazminat talebinden sorumlu tutulamayacağını, dosyada tanzim olunan kusur bilirkişi raporunda davalı ...in % 50, motor ve servis arızasının % 50 oranında etkili olduğu tespit edildiğinden, müvekkilinin de maddi ve manevi zararın %50'sinden sorumlu olduğunu, hükme esas alınan hesap raporuna yönelik itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim edilmeksizin tesis edilen kararın yanlış olduğunu, davacının asgari ücretin iki katı tutarında gelir elde edeceği varsayımının hatalı olduğunu, davacı tarafın Allianz Sigorta A.Ş.'den maddi zararını ve yargılama giderinin bir kısmını tanzim etmiş olması sebebiyle müvekkilinin de bu oranda borçtan kurtulduğunun kabulü gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların araç maliki, işleteni, sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaranarak malul kalması sebebiyle talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.

Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen tazminata ilişkin miktarlar davacılardan ... için 45.000,00 TL, ... için 45.000,00 TL, ........, için 20.000,00 TL, ........, için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL ve ... (.....) için 20.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin davacı ...'ye yönelik temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin davacılardan ..., ..., ..., ... (......,), ... ve ... yönünden temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin davacı ... yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ..., davalı İstanbul Ulaşım Hizmetleri ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.