4. Hukuk Dairesi 2024/3669 E. , 2024/5514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/188 E., 2022/90 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde kasko sigortası bulunan aracın 10.06.2013 tarihinde yoldaki rögar kapağına çarptıktan sonra maddi hasarlı trafik kazası geçirerek pert olduğunu, davalı belediyenin kazada %50 kusuru bulunduğunu, müvekkilinin 12.08.2013 tarihinde sigortalısına tazminat ödediğini, sovtaj gelirinden sonra kalan 11.500,00 TL tutarındaki maddi hasarın 5.750,00 TL'sinden davalının sorumlu olduğunu belirterek 5.750,00 TL'nin ödeme tarihi olan 12.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hizmet kusurundan kaynaklandığından görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, müvekkilinin görev alanına ana arterlerin girdiğini, kazanın ise ana arterde meydana gelmediğini bu nedenle müvekkilinin husumeti bulunmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, kazanın dikkatsiz araç kullanımından kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemenin 29.12.2015 tarih ve 2014/437-2015/480 sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 5.750,00 TL tazminatın 12.08.2013 tarihinden itibaren değişken oranda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince hizmet kusuru nedeniyle idari yargının görevli olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, idari yargının görevli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesince görevli yargı yolunun adli yargı olduğuna karar verilmiş ve mahkemenin 25.09.2018 tarihli 2018/324-2018/381 sayılı kararı ile davanın kabulüne, 5.750,00 TL tazminatın 12.08.2013 tarihinden itibaren değişken oranda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 20.10.2020 tarih ve 2019/1361 - 2020/5896 sayılı kararı ile; "...6360 sayılı Kanun'un “Büyükşehir Belediyesi Kurulması ve Sınırlarının Belirlenmesi” başlıklı 1. maddesi,...36. maddesi “(1) Bu Kanun'un; a) 1. maddesi; 2. maddesi; 3. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları; 4. maddesi; 5. maddesi; 6. maddesi; 7. maddesiyle değiştirilen 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi; 5216 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin son fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin hükmü hariç 13 üncü maddesi; 22 nci maddesi; 25 inci maddesi; 5779 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin değiştirilen ikinci fıkrası hariç 26. maddesi; geçici 1. maddesinin altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu, onüçüncü, onbeşinci, onaltıncı, onyedinci ve yirmidördüncü fıkraları; geçici 2. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, altıncı, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları ilk mahalli idareler genel seçiminde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.” şeklindedir. Dolayısı ile 30.03.2014 yerel seçimleri ile İstanbul mülki sınırları, Büyükşehir sınırları kapsamına dahil edilmiş olup, buna göre İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün (İSKİ) sorumluluğunda kaldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından sigortalanan aracın rögar kapağının açık kalması neticesinde hasara uğradığı açık olup, uyuşmazlık, hasara neden olan rögar kapağının kimin sorumluluğunda olduğu konusundadır. İSKİ'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun'un 2. maddesinde kurumun görev ve yetkileri düzenlenmiş, bu maddenin (d) bendinde de "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hasara neden olan rögar kapağı; bu kuruluşa ait ve onun bakım ve sorumluluğunda olup meydana gelen zarardan sorumlu olacağı bir gerçektir.
Bu durumda mahkemece, yukarda açıklanan yasal düzenlemeler ve hukuki olgular birlikte değerlendirilerek, rögar kapağında kuruluş ismi yazıp yazmadığı da belirlenerek, kazanın İgdaş şantiyesi önünde gerçekleştiği de dikkate alınmak suretiyle igdaş yönünden sorumluluğun bulunup bulunmadığı da karar yerinde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır..." şeklinde belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ile kazanın meydana gelmesinde rögar kapağının açık kalmasındaki sorumluluğun İski ye ait olduğu, o dönemde bahse konu rögarın önünde İgdaş'a ait şantiye kurulmuş olması sebebiyle İgdaş'ın dahlinin olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiş olup, bozma ilamı sonrası yapılan keşif neticesinde kazanın meydana geldiği tarihten uzun bir zaman geçtiği için mahallin eski halini korumadığı mazgalın değiştirildiği ve üzerinde İBB logolu kontrol bacası kapağının yer aldığının tespit edildiği, uyulmasına karar verilen bozma ilamında kazaya sebebiyet veren rögar kapağının İski'nin sorumluluğunda olduğu yazılı olup, İgdaş'ın bu kazanın meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunduğuna dair bir emare bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yolun yapım, bakım ve onarımından davalının sorumlu olduğunu, bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporunda kazaya sebebiyet veren rögarın davalıya ait olduğu, davalının dava konusu zarardan sorumluluğu belli olmasına rağmen mahkemece hatalı karar verildiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araç için ödenen hasar bedelinin rücuen davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!