4. Hukuk Dairesi 2024/356 E. , 2024/3495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/962 D.İş, 2021/962 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2021/İHK-36407
HÜKÜM /KARAR :Başvurunun Kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/126532
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 48.819,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne, 48.819,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B.İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde, davacıya tazminatı ödemesi yapıldığını ve davacının başkaca hak ve alacağının kalmadığını, sorumluluklarının yerine getirildiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacıya tazminatı ödemesi yapıldığını ve davacının başkaca hak ve alacağının kalmadığını, sorumluluklarının yerine getirildiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesaplamanın Dairenin yerleşik içtihatlarına uygun olmasına, maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur.
Hakem heyetince kusura yönelik alınan raporda davacının meydana gelen olayda kusursuz olduğu, davalının sorumlu olduğu araç sürücüsünün kontrolsüz geri manevra yaparken karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpmakla meydana gelen olayda tam kusurlu olduğu belirtilmiş, hakem heyetince de bu rapor karara esas alınmıştır.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dosya kapsamında bulunan, soruşturma aşamasında alınan kusur bilirkişi raporunun incelenmesinde, davacının karşıdan karşıya geçerken yola gereken dikkat ve özeni vermediğinden tali kusurlu olduğu, araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekili rapora itiraz etmiş, İtiraz Hakem Heyetince soruşturma dosyasında alınan kusur raporu ile eldeki davadaki kusur raporu arasındaki çelişkiler giderilmeksizin karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gereğince; hukuk hakimi, kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığı gibi, kusura ilişkin saptamaya dayanan beraat kararı ile de bağlı değil ise de; hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlıdır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; yargılamada birliğin sağlanması ve yargıya olan güvenin sarsılmaması bakımından soruşturma dosyasının/açılmış ise ceza dava dosyasının getirtilerek soruşturma dosyasında alınan kusur bilirkişi raporu ile hakem heyetinin aldığı bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu gözetilerek, kusurun ve maddi olgunun belirlenmesine ilişkin olarak tüm dosya kapsamına göre, kazadaki tarafların kusur durumlarının belirlenmesi konusunda tarafların itirazlarının tartışıldığı, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderir şekilde rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE,
2-Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!