WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2024/3435 E.  ,  2024/3699 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/905 D.İş, 2021/895 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : KIT-2021/188
HÜKÜM/KARAR : İtirazın kısmen kabulüne
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2020/33170

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.06.2018 tarihinde Kocaeli-Kartepe ilçesinde davalıya trafik sigortalı aracın sürücüsünün davacıya çarpması sonucu yaralandığını, yaya konumunda olan müvekkilinin daimi olarak sakatlandığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 67 nci maddesi gereği geriye manevra yapmak kuralını ihlal ettiğini, 01.11.2019 tarihinde Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre sürekli maluliyet oranının %66 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğunu ve 3 ay başkasının bakımına muhtaç olduğunu belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 44.000,00 TL sürekli, 6 aylık iş göremezlik için 1.000,00 TL, 3 aylık bakıcı gideri için 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 360.000,00 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın karayolunda gerçekleşmediğinden sorumluluklarının bulunmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti 15.04.2020 tarihli ve K-2020/33170
sayılı kararında; sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu, kazanın meydana geldiği yerin karayolu olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşıldığından zararın davalının sorumluluğu kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI
A. İtiraz Hakem Heyeti Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyeti, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre kazanın gerçekleştiği yerin özel mülk olmakla birlikte karayolu ile bağlantısı bulunduğu, sürücünün %100 kusurlu olduğu, davacının maluliyet oranının %66 olduğunun davacı tarafından sunulan raporda tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 7.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İtiraz Hakem Heyeti yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2021 tarihli ve 2020/10352 Esas- 2021/2596 Karar sayılı kararı ile; "Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, tazminatın belirlenmesi amacı ile bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda davacının kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış, hakem heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.
Gerçek zarar miktarı; hak sahiplerinin ve desteğin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Buna göre temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacının ve desteğin muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, eldeki davada haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğe göre yapılması gerekmektedir.
Hakem Heyetince hükme esas alınan, davacının maluliyetinin Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 01.11.2019 tarihli raporunda 20.02.2019 tarihli erişkinler için engellilik raporunun Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu raporuna göre %66 olarak belirlendiği görülmüştür.
Kaza, 28.06.2018 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre, 21.12.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan AAÜT’nin Tahkimde ve Sigorta Tahkim Komisyonunda Ücret madde 17'ye göre “Hakem önünde yapılan hertürlü hukuki yardımlarda bu tarife hükümleri uygulanır. Sigorta Tahkim Komisyonu’nca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücreti esas almak ve 03.06.2007 tarihli 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nundaki beşte birlik orana uyulmak kaydı ile, tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmüne göre Sigorta Tahkim Komisyonuna intikal eden hakem dosyalarında taraflar bakımından uygulanacak vekalet ücreti tarifesi belirlenmiştir. Ayrıca 19.01.2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 29598 sayılı Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6/son maddesine göre, takdir edilmesi gereken vekalet ücreti AAÜT’ye göre Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmesi gerekmektedir.
Somut olayda Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce, AAÜT uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücreti takdir edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacı için 20.950,00 TL nisbi vekalet ücretinin tamamına hükmetmiş, davalı vekilinin vekalet ücreti yönü ile karara itiraz etmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilkelere göre davacı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücreti AAÜT’ne göre Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i olması gerekirken vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyeti 22.10.2021 tarihli KIT-2021/1881 sayılı kararı ile; Yargıtay bozma ilamına göre davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 28.09.2021 tarihli raporunda maluliyet oranının %22 olarak belirlendiği, bu orana göre yeniden alınan aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 296.850,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 27.11.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye talebin reddine, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun usule ve ilgili mevzuata uygun olmadığını, kişinin kaza sonrası oluşan maluliyetine ilişkin olarak muhtemel iyileşmeleri göz önünde bulunmadan kalıcı maluliyet tayini yapıldığını, kazanın karayolu dışında gerçekleştiğinden müvekkilinin sorumluluk kapsamında olmadığını, aktüer raporun kendilerine tebliğ edilmediğini, kaza tarihi ve poliçe tarihi göz önünde bulundurulduğunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemenin bozma öncesi kararı davalı vekilinin temyiz istemi üzerine davalı lehine bozulmuştur. Bozma kapsamında Mahkemece yapılan yargılamada alınan 05.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda bozma uyarınca hesaplamaya ilişkin diğer hususlar bakımından usuli kazanılmış haklar gözetilmeden güncel asgari ücret verileri ile hesaplama yapılmıştır.

Oysa sadece davalı vekili lehine ilk hükmün bozulduğu, bozma kapsamında belirtilen yön dışında 10.09.2020 tarihli kök rapordaki veriler yönünden (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, yaşam tablosu, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınması gerekirken davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal eden ek hesap raporu hükme esas almaya elverişli değildir.

Şu hâlde; bozma sonrası alınan ek rapordaki güncel asgari ücret hatalı olup bozma ilamı öncesinde ilk hükme esas alınan 10.09.2020 tarihindeki veriler esas alınarak bozma ilamında belirtildiği şekilde ek rapor alındıktan sonra sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.