4. Hukuk Dairesi 2024/2701 E. , 2024/4307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/393 E., 2022/623 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... ...'ın 22.06.2013 tarihinde sürücü davalı ...'ın yönetimindeki 26 TC 051 plakalı halk otobüsü ile çarpışması sonucu hayatını kaybettiğini, sürücü ...'ın yönetimindeki 26 TC 051 plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile davalı ... tarafından sigortalı olduğunu, davacıların ... ...'ın vefatı nedeniyle maddi ve manevi kayba uğradıklarını belirterek davacı ... ve ...için 3.000,00'er TL maddi, 20.000,00'er TL manevi, davacı ... için 10,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; trafik kazasında müteveffanın ağır ve tam kusurlu olduğunu, kazanın 4 yönlü kavşakta geçiş üstünlüğe sahip olan müvekkilinin kullandığı otobüs ile müteveffanın kullandığı motosikletin geçiş üstünlüğünü ihlal etmesi sonucu gerçekleştiğini, motosikletli müteveffanın kaza anında 17 yaşında olduğunu, ehliyetinin olmadığını, kask ve koruyucu kıyafetinin olmadan trafikte seyir ettiğini ayrıca motorsikleti hızlı kullandığını, müteveffanın 17 yaşında bir çocuk olduğunu, anne ve babası olan davacıların gözetim ve denetimi altında olduğunu, davacıların yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, bu talihsiz olayda davacıların ihmali kusuru olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; otobüs sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olmadığını, E sınıfı sürücü belgesi ve temiz bir sicile sahip olduğunu, müteveffanın kavşaklarda geçiş önceliğine uyma kuralını ihlal ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacı tarafa tazminat ödeyerek poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı tarafından tamamen ibra edildiğini, taraflar arasında mutabakat, sulh ve ibra sözleşmesi tümüyle geçerli olduğunu, davacı tarafın talepte haklı oldukları hiç bir alacakları bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.12.2017 tarih ve 2017/855 Esas, 2017/993 Karar sayılı kararıyla; davacı ... ...'ın destekten yoksunluk zararı oluşmadığından adı geçen yönünden maddi tazminat davasının reddine, davacı ... için 1.949,89 TL, davacı ... için 1.620,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yönünden kaza tarihi olan 22.06.2013, davalı ...Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 04.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, ... ve ... için 5.000,00'er TL, Melike ... için 3.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 13.000 TL manevi tazminatın davalılar Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve ...'dan kaza tarihi olan 22.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile belirtilen bedellerin davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.01.2020 tarih, 22018/1357 Esas ve 2020/150 Karar sayılı ilamıyla; "1-Davalı ... Belediyesi vekilinin davacılar Naile ve ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2017 tarihinden itibaren 2.270,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu kararda bu davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat miktarı kesinlik sınırının altında olup karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, adı geçen davacılar için kabul edilen maddi tazminat, davalı ... Belediyesi yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz talepleri ile davalı ... Belediyesi vekilinin diğer yönlere ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde ise; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, manevi tazminatın TBK'nun 56. maddesindeki (818 sayılı BK'nun 47. md.) özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde belirlenmiş olmasına göre davacılar vekilinin sair, davalı ... vekilinin diğer yönlere ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dairemiz uygulamalarına göre 18 yaşında gelir elde etmeye başlayan desteğin askere gideceği, askerlik görevini tamamladıktan sonra 2 yıl içinde evleneceği ve bir yıl sonra bir çocuğu daha sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan Yaşam Tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, destek 17 yaşında bekar olarak ölmüş hükme esas alınan aktüer raporunda ise davacı anne ve babaya desteğin evleneceği kabul edilen askerden geldikten sonra 2 yıl içinde evleneceği tarihe kadar %20'şer, evlendikten sonra %10’ar pay ayrılmak suretiyle eksik pay oranı ile hesaplama yapılmıştır. Eksik ve yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. O halde, mahkemece Dairemiz ilkelerine uygun olacak şekilde davacı anne ve babaya yukarıda yazılı destek payları ayrılarak yapılacak hesaplama doğrultusunda ve kazanılmış haklarda gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı
... için 5.697,42 TL, davacı ... için 5.638,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yönünden kaza tarihi olan 22.06.2013, davalı ... yönünden dava tarihi olan 04.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile ... ve ... için 5.000,00 er TL, .......... ... için 3.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 13.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Eskişehir Büyekşehir Belediyesi ve ...'dan kaza tarihi olan 22.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Belediyenin şoför hizmet alımı teknik şartnamesine göre 3. kişilere şoförlerin vereceği zararlardan belediyenin sorumlu olmadığını, %20 kusuru kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminatların yüksek olduğunu kararın bozulması gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacıların murisinin (sürücü) ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 ve 439 uncu maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91,92 nci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!