WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2024/2487 E.  ,  2024/5257 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/334 D.İş - 2020/334
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2020/İHK-21773
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü - İtirazın Reddine
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K- 2020/37824

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.08.2018 tarihinde davacının eşi olan desteğin bulunduğu motosikletle, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, ZMSS'si olmayan karşı aracın tam kusurlu olduğunu belirterek, HMK.107. maddesi kapsamında 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında toplam talebini 107.251,99 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, davacı ve desteğin boşanma aşamasında olduğunu, gerçek bir desteğin mevcut olmadığını, olayda desteğin de müterafik kusuru bulunduğunu, talebin usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.

III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, başvurunun kabulü ile 107.251,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının 14.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine ve davacı yararına nispi tarifeye göre hesaplanan 14.138,94 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV.İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı ile müteveffa arasındaki fiili desteklik ilişkisinin ispatlanması gerektiğini, olayın trafik kazası olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, sigortasız aracın kusurunun daha az olduğunu, koruyucu tertibat kullanmayan müteveffanın müterafık kusuru bulunduğunu, ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini belirterek hakem kararına itiraz etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dosyada mevcut rapor, bilirkişi raporu ve hesaplamalar ile başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; destek ve davacının boşanma aşamasında olduğunu, gerçek bir desteğin bulunmadığını, ceza dosyasında karşı araca da kusur verildiğini, bu durumda kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, desteğin ehliyetsiz ve sigortası olmayan araca bilerek binmesi ve koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, faiz başlangıcının tahkime başvuru tarihi olması gerektiğini ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, ölenin desteğinden yoksun kalanın eşin açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi, ... Yönetmeliği.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı, kazada hayatını kaybeden eşinin desteğinden mahrum kaldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Destekten yoksun kalma iddiası ile açılan dava, ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsamaktadır. Bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumu tazminatın belirlenmesi yönünden etkili olacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 45.) maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; geride kalan eşin yeniden evlenmesi halinde destekten yoksun kaldığı sürenin önceki eşin ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki süreye göre hesaplanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinde, olaydan sonra davacının 15.12.2019 tarihinde, yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı eşin evlendiği hususunun göz önünde bulundurularak desteğin ölüm tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarihe kadarki dönem için gerçek zararının hesaplanması gerektiği gözetilerek bilirkişiden bu yönde ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken desteğin eşi davacının yeniden evlendiği tarihten sonraki dönem için de destek hesabı yapılmış olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3. Davaya konu olayla ilgili olarak tahkim yargılaması sırasında alınan kusur raporunda sürücü Murat Yiğit idaresindeki ZMSS'si bulunmayan araç sürücüsüne doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaptığı, aracın hızını teknik özelliğine, görüş ve yol şartlarına uydurmadığı gerekçesiyle tam kusur verilmiş olmasına rağmen aynı olayla ilgili olarak, dosya içerisine alınan ceza dosyası karar suretine göre desteğin bulunduğu araç sürücüsüne tali kusur verilmiştir. Bu durumda kusur oranları konusunda dosyada birbiriyle çelişkili iki adet rapor oluşmuştur. Sigortalı araç sürücüsünün kusur tespitinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiği dikkate alındığında, uzman bilirkişilerden, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile hükme esas alınan kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararın bozulması gerekmiştir.

4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Desteğin motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; desteğin yaralanmanın kafa bölgesinden olduğu kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki tutanaklar ve otopsi raporu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi uyarınca Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

5. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.