WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2024/2454 E.  ,  2024/3895 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/213 D.İş, 2021/204 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2021/İHK-6439
HÜKÜM/KARAR : Ret/İtirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2020/104488

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın 14.07.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik evrak ile başvuru yapıldığını, davacının maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun maluliyet raporu alınması gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun belirlenmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurlu olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının maluliyet raporuna itirazının değerlendirilmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı, düzenlenen raporda davacının sürekli maluliyeti bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Yargıtay kararlarına göre geçerli bir maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinden alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporun ise Yargıtay kararlarına uygun olmadığı gibi müvekkilinin muayenesi yapılmadan düzenlendiğini, bu nedenlerle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ayrıca müvekkili tarafından alınan rapor ile hükme esas alınan raporun çelişkili olduğunu ve çelişki giderilmeden karar verildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle hükme esas alınması gerektiği, davacı vekilinin itirazının bu nedenle yerinde olduğu, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü dışında birine kusur atfedilmediği, davacının ise araçta yolcu olduğu dikkate alındığında davalının zararın tamamından sorumlu olduğu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlendiği, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi sunulmadığından taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından eksik belge ile başvuru yapılması nedeniyle başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle hükme esas alınmayacağı, dosya arasında çelişkili raporlar mevcut olup raporlar arasındaki bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, müvekkilinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olup kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamı, maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Bu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 15.06.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekinde yer alan cetvellere göre %15 olduğu rapor edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince işbu raporda belirlenen maluliyet oranına göre yapılan hesaba itibar edilerek karar verilmiştir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 nci maddesinin (i) fıkrasında "Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade eder" hükmü yer almakta ise de Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel Gereksinim”in çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi ile EK 2 ve EK.3'de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmelik'in amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa 6098 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararların tespit edilmesi gerektiği, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre maluliyet oranının belirlenerek karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmelik esas alınarak hazırlanan rapora göre hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Dosyanın incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan 21.11.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirme Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezliği olmadığının bildirildiği görülmektedir.

Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının sürekli iş göremezliği olup olmadığının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğinden ve 21.11.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli maluliyeti olmadığı tespit edildiğinden başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosya içerisinde yer alan davacı tarafça sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak düzenlenen maluliyet raporunda davacının % 15 oranında malul kaldığının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak düzenlenen 13.11.2020 tarihli raporda davacının % 3,3 oranında malul kaldığının tespit edildiği, ek raporda ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak yapılan değerlendirme sonucunda sürekli maluliyet tayinine yer olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Olay tarihi olan 14.07.2019 tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olmakla birlikte dosyada 3 farklı mevzuata göre düzenlenen ve birbiri ile çelişen 3 ayrı maluliyet raporu bulunmakla; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) yetkili sağlık kurulundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve bizzat muayene edilmek suretiyle dosyada bulunan raporların da irdelenmesi ve çelişkiler giderilerek maluliyetin tespiti için hakem heyetince rapor alınmak üzere kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.