WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAIRESI

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2024/2260 E.  ,  2024/3929 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/594 E., 2021/1138 K.
HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.09.2012 tarihinde davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan, davalı Askon Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd. Şti.’nin maliki olduğu, diğer davalı ...’in idaresindeki aracın yaya kaldırımında yürüyen davacı ...'a çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, davalı ... Eshot Genel Müdürlüğü’ne ait otobüsün de durağa tam yanaşmayarak arkasındaki yolu kapattığı ve aniden yavaşladığı, bu nedenle iki aracın sürücüsünün de kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, meydana gelen trafik kazasında davacı ...'ın yaralanarak malul kaldığını, diğer davacıların da davacı ...’ın eşi, çocukları, anne ve babası olup, meydana gelen olaydan dolayı manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 10.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 120.000,00 TL manevi tazminat, davacılardan...ve ......., için 25.000,00'er TL, ........., ve ......., için 20.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... maddi tazminattan ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı ... için maddi tazminata ilişkin talebini 4.774,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 244.795,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 249.569,00 TL’ye yükseltmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu 27.09.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'a çarpan aracın davalı ... nezdinde kasko poliçesinin bulunduğunu, ilgili poliçeye ekli İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) klozunda 30.000,00 TL manevi tazminat ile 10.000,00 TL hukuksal koruma teminatının bulunduğunu, davacı ...'ın davaya konu kazadaki yaralanması ve maluliyeti nedeniyle manevi zarara uğradığını belirterek 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.09.2012’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, hukuksal koruma teminatı bakımından 10.000,00 TL (icra ve ilam vekalet ücretlerine karşılık olarak) alacağın 22.12.2016 ilam tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Askon Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait aracın sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

2.Davalı ... Eshot Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait aracın sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; asıl davada müvekkilinin sigortalı aracın sürücüsü ve poliçe teminat limiti kapsamında sorumlu olduğunu, birleşen davada davaya konu kasko poliçesinde 10.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere hukuksal koruma teminatı verilmiş olmakla birlikte söz konusu teminatın davacının taleplerini kapsamadığını, asıl dava dosyasında davacı lehine manevi tazminata hükmedilmekle manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince birleşen davada talep edilen manevi tazminatın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminata ilişkin taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.12.2016 tarihli 2014/5 Esas, 2016/909 Karar sayılı kararı ile; ceza davasında Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre, davalı ... nezdinde sigortalı olan ve davalı Askon Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd Şti.'nin maliki olduğu aracın sürücüsü davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan rapora göre davacı ...'ın kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 46 oranında olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğu, aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davalı ... Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü yönünden açılan davanın reddine, davalı araç sürücüsü ... ile davalı araç maliki Askon Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd Şti.'nin kaza tarihi olan 27.09.2012 tarihinden, davalı ... Japan Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) davacı ... ........,'a 249.570,44 TL (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı) maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacılardan ........., için 120.000,00 TL, .......,........,......., ve ........., için 25.000,00'er TL,........., ve.........., için 20.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.09.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı araç sürücüsü ... ile davalı araç maliki Askon Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 22.12.2016 tarihli 2014/5 Esas, 2016/909 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Eshot Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.07.2020 tarihli 2019/1095 Esas, 2020/4563 Karar sayılı ilamı ile; "...1-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı ...'ın kaza nedeniyle uğradığı işgöremezlik zararına ilişkin hesaplamaların yapıldığı ve mahkeme tarafından da benimsenen 06.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda, bu davacı için 4.774,52 TL geçici işgöremezlik tazminatı hesaplandığı; davacıya kaza nedeniyle yapılmış SGK ödemesi konusunda yapılmış bir araştırma olmadığı için, tazminattan bu nedenle herhangi bir indirim yapılmadığı görülmektedir. Davaya konu kaza nedeniyle SGK Başkanlığı tarafından davacı ...'a maluliyet tazminatı ödenip ödenmediğinin araştırılması ve yapılmış rücuya tabi ödemelerin tazminattan düşülmesi davalı tarafça savunulduğu ve aynı zarar için birden fazla ödeme suretiyle oluşacak sebepsiz zenginleşmenin önüne geçilmesi bakımından re'sen de bu hususun araştırılması gerektiği halde; mahkeme tarafından bu hususta yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Eldeki dosyada; davalı ... Japan Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazanın bir iş kazası olduğunu ve bu nedenle SGK tarafından davacıya 184.204,04 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, işbu tutarın rücuen tahsili için İzmir 12. İş Mahkemesinin 2017/59 Esas sayılı ddosyasında; müvekkili sigorta şirketi aleyhine dava açıldığını beyan etmiş olup; UYAP sisteminden yapılan araştırmada; İzmir 12. İş Mahkemesinin 2017/59 Esas sayılı dosyasında açlan davanın tarihinin bu davanın karar tarihinden sonra, 07/02/2018, taraflarının ise; davacı SGK Başkanlığı ve davalılar ... Japan Sigorta A.Ş. ve ... olduğu, anılan Mahkemece 17/07/2018 tarihinde; davanın (taleple bağlı kalınarak) kabulüne; 43.237,73 TL PSD gelirin 26/08/2015 onay, 4.318,20 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketinden poliçedeki limit dahilinde ve dava tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte olmak üzere) müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine, 18.09.2018 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece; davaya konu edilen zarara ilişkin olarak davacının SGK'dan tahsil ettiği bedel için davalıların sorumluluğunun bulunmayacağı, zarar görenin aynı zarar için iki kez ödeme alarak sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi gerektiği hususları gözetilmek suretiyle; İzmir 12. İş Mahkemesinin kesinleşen dosyası dosyaya kazandırılmak suretiyle, temyiz eden davalı ... tarafından SGK'ya rücuen ödenen/ödenecek nihai tazminatın poliçe limitinden mahsubu ile bakiye tazminata hükmetmek olduğundan, dosyada eksik görülen bu husus bozma sebebi yapılmıştır. 2-Kabule göre, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarlarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmekte iken yazılı şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir. 3-Kabule göre; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/4. Maddesinde; "(4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir. manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine hükmedilecek nispi vekalet ücreti, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemez." hükmü yer almakta olup, temyize konu kararda davalı ... Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü yönünden açılan davaların reddine karar verilmiş olmasına rağmen, reddedilen maddi ve manevi tazminat kalemleri toplamları üzerinden anılan AAÜT hükmüne göre ayrı ayrı bu davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken, kararda yazılı olduğu şekilde maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İzmir 12. İş Mahkemesinin kesinleşen dosyası da getirtilerek, davaya konu edilen zarara ilişkin olarak, davacının SGK'dan tahsil ettiği bedel için, davalıların sorumluluğunun bulunmayacağı, zarar görenin, aynı zarar için, iki kez, ödeme alarak, sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi de dikkate alınarak, bilirkişiden gerek birleşen gerek dava dosyamız üzerinden bu husus dikkate alınarak, karar vermemize dayanak teşkil eden rapor alınarak, meydana gelen trafik kazasında hiç kusuru olmayan, sanık otobüs sürücüsünün %100 kusuru ile %46 oranında kalıcı sakatlık ve maluliyet yaşayan ve bir dolu ameliyat geçirmek zorunda kalan, kazanın meydana geldiği 27.09.2012 tarihinde davacının yaşı , sosyo ekonomik durumu çocuklarının eşinin tüm anne ve babası dahil olmak üzere ailesinin sosyo ekonomik yaşantıları, psikolojilerinin etkilenmiş olacağı , tüm ailenin genç yaşta oğullarının eş ve babalarının ve bizzat davacının oluşan trafik kazasında sağ ayak diz altının bu kaza nedeni ile koptuğu çalışmadığı bakmakla yükümlü eşinin ve iki çocuğunun olduğu,34 yaşında ve ilkokul mezunu olduğu, ana babasınında bu durumdan üzülüp etkileneceği, dikkate alınarak davacıların bir nebze olsun çektikleri acı ve üzüntüyü unutturabilmek ve bir ömür yaşantılarında hiç olmasa maddi anlamda bir katkı sağlanılması, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde , 34 yaşında evli genç bir erkeğin kendisinin hiç kusuru olmadığı trafik kazası nedeni ile ömür boyu %46 oranında maluliyet yaşayacağı, ekonomik sosyal ve yaşamsal alanda ömür boyu sürekli bir başkasına bağımlı olacağı ve aile reisi babanın bu yaşam şeklinden gerek eşin gerek çocukların gerek anne ve babanın etkileneceği düşünülerek vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiş, alınan raporlarda İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğünün Şoförünün kusursuz olduğu anlaşılmakla , davalı ... Belediyesi yönünden açılan davanın reddi ile davacılar vekilinin talebi doğrultusunda manevi tazminatın tümü ile maddi tazminatın hesaplanan aktüerya bilirkişinin raporuna göre sigorta şirketi yönünden dava tarihinden diğer araç maliki ile şoförü yönünden kaza tarihinden itibaren talep gibi yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davacılara verilmesine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle asıl davada; davalı ... Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü yönünden açılan davanın reddine, davacı ... için 426,32 TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatı ve 244.795,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ...Ş.’nin, teminat tutarı olan 181.762,27 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı araç sürücüsü ... ile davalı araç maliki Askon Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd şirketinin kaza tarihi olan 27.09.2012 tarihinden, davalı ... AŞ yönünden dava tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ......., için 120.000,00 TL, ........, ....... ve ........., için 25.000,00 TL, .........,ve......., için 20.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.09.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı araç sürücüsü ... ile davalı araç maliki Askon Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davada; davacının 10.000,00 TL’lik hukuksal koruma teminatına yönelik davasının, hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın, asıl dava dosyasındaki dava tarihinden itibaren, yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu aracın kaza tarihinde davalı ... nezdinde ticari genişletilmiş kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, işbu poliçe ile 30.000,00 TL limitle sınırlanmış olmak üzere İMSS kapsamında manevi tazminat teminatı verildiğini, davalı şirketin yalnızca poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğunu, maddi tazminata ilişkin talepler bakımından sıralı sorumluluğun öngörüldüğünü, davalı şirketin ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduğunu, ihtiyari mali sorumluluk sigortasının ancak zorunlu mali sorumluluk miktarını aşan kısım bakımından devreye girebileceğini, bu nedenle kazaya ilişkin kusur ve zarar tespitlerinin yapılarak, sadece trafik sigortası teminat limitini aşan bir zararın mevcut olması halinde İMSS poliçesinin devreye girmesinin söz konusu olacağını, davaya konu aracın trafik sigortası teminat limitlerinin tükenip tükenmediğinin, ilgili poliçe teminat limitinin üzerinde bir zararın meydana gelip gelmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, davacının daha önce manevi tazminat talebi ile davalı nezdinde ZMSS ile sigortalı aracın işleteni ve sürücüsü aleyhine dava açtığını, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/5 Esas, 2016/909 Karar sayılı 22.12.2016 tarihli kararı ile davacı lehine manevi tazminata hükmedildiğini, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince birleşen davanın reddine karar verilmesi, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafa söz konusu mahkeme kararı neticesinde sigortalı ve/veya diğer sorumlu tutulanlar tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, çünkü davacının karar doğrultusunda ödeme almış olması halinde zararının karşılanmış olması sebebiyle davanın haksız olarak açılmış olacağının ortaya çıkacağını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kusur oranının, kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davalı ... şirketinin davacının zararı ile sınırlı olmak üzere teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacının zararı belirlenmeksizin doğrudan teminat limitleri üzerinden karar verilmemesi, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, maliki, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMMS) ve Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları araçların karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması sebebiyle davacı ve yakınları tarafından talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminata ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54, 56, 61 ve 163 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, taraflar arasındaki kusur oranının doğru bir şekilde tespit edildiği, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre usulünce hazırlandığı, davalı ... yönünden dava tarihi itibariyle faiz işletilmesine karar verildiği, davaya konu kazanın davalı ... nezdinde kasko poliçesinin bulunduğu, ilgili poliçeye ekli İMSS klozunda manevi tazminat teminatının bulunduğu, davalı ... şirketinin manevi tazminattan diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen teminat limiti dahilinde sorumlu olduğu, olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranı, davacı ...'ın kazadan kaynaklanan maluliyeti, diğer davacıların davacı ...'a olan yakınlıklarına göre takdir edilen manevi tazminat miktarlarında isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6098 sayılı TBK’nun 61’inci maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.”, 163 üncü maddesinde ise “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Hukukumuzda hakim olan taleplerin (sorumlulukların) yarışması ilkesine göre; tazminat yükümlülerinden her biri, zarar görene karşı sanki zarara tek başına sebebiyet vermiş gibi diğer yükümlü veya yükümlüler tarafından zararın tamamı tazmin edilinceye kadar sorumludur. Buradaki müteselsil sorumluluk, kusur ortaklığına dayanır. Mağdur, tazminat yükümlüsü kadar alacak hakkına sahiptir. Dış ilişkide müteselsil sorumlu sayısı kadar bağımsız talep söz konusudur. Taleplerin yarışması ilkesine göre talep sahibi, müteselsil borçlulardan kendisine borçlanılan edimi bir kez tahsil edebilir. Mağdur usul hukuku açısından müteselsil sorumluları münferiden dava edebileceği gibi, sorumlular aleyhine müştereken de dava açma hakkına sahiptir.

Mağdurun manevi tazminat talep edebileceği birden fazla kimse bulunması halinde, bunlardan birinden manevi tazminat adı altında tazminat almış olması, başka bir anlatımla hükmedilen manevi tazminatı tahsil etmiş olması, manevi tazminatın bölünmezliği ve tekliği ilkesi gözetilerek, diğerlerinin sorumluluğunu ortadan kaldırır. Borcun ödenmesine dair bir mahkeme kararı olsa dahi, borç ödenmedikçe (ifa gerçekleşmedikçe), alacaklı diğer borçlulara da müracaat edebilir. Bu takdirde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ödetmeye karar verilmesi gerekir.

Dosyanın incelenmesinden, kaza tarihinde davalı Askon Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd. Şti.’nin maliki olduğu, diğer davalı ...’in idaresindeki aracın yaya kaldırımında yürüyen davacı ...'a çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, asıl davada davacı tarafın davacı ...’ın meydana gelen kazadaki yaralanması sebebiyle araç maliki ile sürücüden manevi tazminat talebinde bulunduğu, birleşen davada ise asıl davaya konu trafik kazasında davacı ...'a çarpan aracın davalı ... nezdinde kasko poliçesinin bulunduğu, ilgili poliçeye ekli İMSS klozunda 30.000,00 TL manevi tazminat teminatının bulunduğu gerekçesiyle davacı ...’ın davalı ... şirketinden manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemenin 2020/594 Esas, 2021/1138 Karar sayılı 28.12.2021 tarihli ilamı ile asıl davada; davacı ... için 120.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç sürücüsü ... ile davalı araç maliki Askon Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davada ise; davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... şirketinden tahsiline karar verildiği, kararın davalı ... tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, davalı ... tarafından düzenlenen kasko poliçesine ekli İMSS klozunda manevi tazminat teminatının bulunması sebebiyle, davalı ... şirketinin davacı ...’ın açtığı birleşen dava kapsamında davacı ... lehine hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminattan, diğer davalılar olan sürücü ... ile araç maliki Askon Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd Şti. ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır.

Şu halde, mahkemece asıl davada davacı ...’ın manevi tazminat davasının kabulü şeklinde hüküm tesis edildiği anlaşıldığından, davalı ... ile asıl dava davalıları olan sürücü ile araç maliki arasında müşterek müteselsil sorumluluk söz konusu olup, davacı ...’ın her bir sorumludan manevi tazminat talep etme hakkı olduğu gözetilerek, birleşen davada tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıların sorumluluklarına gidilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın B.2. bendine "İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/594 Esas, 2021/1138 Karar sayılı 28.12.2021 tarihli ilamında asıl davada davacılardan ... için hükmedilen 120.000,00 TL manevi tazminat bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" bendinin son satır olmak üzere eklenmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'ne iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.